Son dönemde kamuoyunda daha sık gündeme gelen suça sürüklenen çocuk vakaları, yalnızca çocukları değil aileleri de derinden etkiliyor. Uzman Psikolog Metin Aydın, çocukların suça yönelmesinde aile, çevre ve psikolojik etkenlerin birlikte rol oynadığını belirterek, yaşanan sürecin ebeveynler üzerinde de ağır sonuçlar doğurduğunu söyledi.

Çocukların suça sürüklenmesi konusu son yıllarda toplumun farklı kesimlerinde daha fazla tartışılmaya başlanırken, uzmanlar bu durumun yalnızca adli bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekiyor. Uzman Psikolog Metin Aydın, çocukların gelişim süreçlerinde yaşadıkları eksikliklerin ve çevresel faktörlerin suç davranışları üzerinde etkili olabileceğini belirterek, ailelerin yaşadığı psikolojik yükün de göz ardı edilmemesi gerektiğini ifade etti.

Suca Suruklenen Cocuklar Ve Adli Yaklasim-1

ÇOCUKLARI SUÇA GÖTÜREN ETKENLER

Çocukların doğuştan suçlu olmadığını vurgulayan Aydın, gelişimsel ve psikolojik süreçlerin önemine işaret etti.

Aydın, “Psikolojik ve gelişimsel açıdan bakıldığında, hiçbir çocuk suçlu olarak doğmaz; çocukları suça sürükleyen faktörler aidiyet boşluğu, sevgi yoksunluğu, dürtü kontrol bozuklukları ve sağlıksız çevre koşullarının birleşmesinden doğar” dedi.

Çocukların içinde bulunduğu sosyal çevre, aile ilişkileri ve duygusal ihtiyaçlarının karşılanma düzeyinin gelişim süreçlerinde belirleyici olduğunu aktaran Aydın, özellikle aidiyet duygusunun eksik kaldığı durumlarda çocukların riskli davranışlara daha açık hale gelebildiğini belirtti.

VELİLERİN YAŞADIĞI PSİKOLOJİK SÜREÇ

Suça sürüklenen çocukların ailelerinin de yoğun psikolojik baskı altında kaldığını ifade eden Aydın, ebeveynlerin çoğu zaman kendilerini suçladığını söyledi.

Aydın, “Bu dramatik süreç gerçekleştikten sonra anne babalar amansız bir kronik suçluluk, yetersizlik ve çaresizlik girdabına kapılırlar. Toplumun yargılayıcı ve dışlayıcı bakışları altında kendi ebeveynlik kimliklerinin iflas ettiğini düşünen veliler, derin bir utançla birlikte adeta yaşayan bir yas süreci deneyimlerler” ifadelerini kullandı.

Uzman Psikolog Metin Aydın'a göre, aileler yaşanan olayların ardından yalnızca çocuklarının geleceği konusunda değil, çevrelerinin kendilerine yönelik tutumları nedeniyle de zorlu bir süreçten geçiyor. Bu durum, aile içi ilişkilerden sosyal yaşama kadar birçok alanda etkisini gösterebiliyor.

Suça sürüklenen çocuklar: Güvenlik birimlerine gelen çocuk sayısı yüzde 9,8  arttı | Haber Üsküdar

"SADECE ÇOCUĞU CEZALANDIRMAK KÖKTEKİ PATOLOJİYİ ÇÖZMEYE YETMEZ"

Çocukların suça sürüklenmesiyle mücadelede yalnızca cezai yöntemlerin yeterli olmayacağını belirten Aydın, sorunun çok yönlü ele alınması gerektiğini ifade etti.

Aydın, “Burada sadece çocuğu cezalandırmak kökteki patolojiyi çözmeye yetmez; aile içi iletişimi, sosyo-ekonomik çevreyi ve koruyucu ruh sağlığı sistemlerini topyekun iyileştirmek gerekir” dedi.

Çocukların içinde bulunduğu risk faktörlerinin azaltılmasının, aile destek mekanizmalarının güçlendirilmesinin ve koruyucu ruh sağlığı hizmetlerinin yaygınlaştırılmasının önemine dikkat çeken Aydın, bütüncül yaklaşımın gerekli olduğunu belirtti.

ORTAK SORUMLULUK VURGUSU

Aydın, çocukların yaşadığı sorunların yalnızca bireysel bir mesele olarak değerlendirilmemesi gerektiğini ifade ederek toplumun tüm kesimlerine sorumluluk düştüğünü söyledi.

“Çocuğun suç yükü, sadece onun değil, ona ışık olmayı beceremeyen tüm bir yetişkinler dünyasının ortak sorumluluğudur” diyen Aydın, çocukların korunmasına yönelik sosyal destek mekanizmalarının güçlendirilmesi gerektiğini kaydetti.

Uçak’ta panik dolu anlar: Bir powerbank yüzünden yolcular tahliye edildi
Uçak’ta panik dolu anlar: Bir powerbank yüzünden yolcular tahliye edildi
İçeriği Görüntüle

Toplumun farklı kurumlarının çocukların gelişim süreçlerine katkı sağlayacak çalışmalar yürütmesinin önemine işaret eden Aydın, aile, okul ve sosyal çevrenin birlikte hareket etmesinin çocukların sağlıklı gelişiminde etkili olduğunu belirtti.

Muhabir: YAREN TEKİN