2026 Yükseköğretim Kurumları Sınavı (YKS) tercih süreci başladı. Gelecekteki mesleklerini belirleme noktasında kritik bir viraja giren üniversite adayları için İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi Rehberlik ve Psikolojik Danışmanlık Anabilim Dalı Başkanı Doçent Doktor Osman Söner'den kritik uyarılar geldi. YÖK'ün son iki yıldır hem devlet hem de vakıf üniversitelerinde bazı bölümlerin kontenjanlarını azaltması nedeniyle bu yıl tercih döneminin önceki yıllardan farklı ilerleyebileceğini ifade eden Söner, adayların belirli bir başarı sıralaması aralığını kesin kabul etmemesi gerektiğini söyledi.

50B77732 5Ddf 4C61 A942 D1806F78721E

Kontenjan değişiklikleri nedeniyle sıralamalarda kaymalar yaşanabileceğine dikkat çeken Söner, adayların tercihlerini oluştururken yaklaşık 7 bin sıra aşağı ve yukarı yönlü hareket ihtimalini göz önünde bulundurmalarının faydalı olacağını belirtti. Ancak bu kaymanın bölümden bölüme değişebileceğini vurgulayan Söner, en önemli kriterin kontenjan değişiklikleri ile başarı sıralamalarını birlikte değerlendirmek olduğunu ifade etti.

Aynı puanın her yıl aynı başarı sıralamasına karşılık gelmediğini hatırlatan Söner, adayların puan yerine başarı sıralamasını esas almasının daha doğru bir tercih stratejisi olacağını kaydetti.

İSTEMEDİĞİ BÖLÜMÜ YAZAN ÖĞRENCİLER GELECEKTE ZORLANABİLİR

Açıkta kalma kaygısıyla yalnızca üniversiteye yerleşmek amacıyla tercih yapan öğrencilerin uzun vadede önemli sorunlarla karşılaşabileceğini belirten Söner, bazı adayların yeniden sınava hazırlanma kaygısı veya aileden bağımsız yaşama isteği nedeniyle istemedikleri bölümleri tercih edebildiğini söyledi.

Bu durumun öğrencinin okuduğu bölümü benimseyememesine neden olabileceğini ifade eden Söner, mesleğini benimsemeyen bireylerin hem akademik başarılarının hem de kariyerlerinde başarılı olma ihtimallerinin düştüğünü dile getirdi.

En iyi hukuk fakülteleri sıralamasında zirve değişti! İşte ilk sıradaki üniversite...
En iyi hukuk fakülteleri sıralamasında zirve değişti! İşte ilk sıradaki üniversite...
İçeriği Görüntüle

TERCİH KILAVUZUNDAKİ ÖZEL KOŞULLAR MUTLAKA OKUNMALI

Tercih kılavuzunda yer alan özel koşullar ve açıklamalar bölümünün dikkatle incelenmesi gerektiğini belirten Söner, özellikle vakıf üniversitelerinde burs koşulları, ücretler ve ödeme şartlarının adaylar tarafından ayrıntılı şekilde değerlendirilmesi gerektiğini söyledi.

Test-1

Devlet üniversitelerinde ise bazı bölümler için YÖK tarafından belirlenen özel kodların bulunduğunu hatırlatan Söner, bu koşulların göz ardı edilmesinin ileride mesleğin icrası açısından sorun oluşturabileceğini ifade etti.

Özel şartları incelemeden tercih yapan öğrencilerin, kayıt sonrasında burs, ücret veya ödeme koşullarını karşılayamadıkları için eğitim hayatlarında beklenmedik sorunlarla karşılaşabileceklerine dikkat çekti.

YENİ AÇILAN YAPAY ZEKA BÖLÜMLERİNDE SADECE TREND YETERLİ DEĞİL

Bu yıl açılan yapay zeka temelli yeni bölümlerin öğrenciler tarafından ilgi gördüğünü belirten Söner, tercihlerin yalnızca popülerlik üzerinden yapılmaması gerektiğini söyledi.

Yapay Zeka, Veri Bilimi gibi yeni programların disiplinler arası bir yapıya sahip olduğunu belirten Söner, bu bölümlerde eğitim alacak öğrencilerin yalnızca kendi alanlarına değil, yapay zeka ve bilgisayar teknolojilerine yönelik temel bilgi ve becerilere de ilgi duymaları gerektiğini ifade etti.

Adayların tercih öncesinde "Bu alanda kendimi geliştirebilir miyim?" sorusunu kendilerine sormaları gerektiğini söyleyen Söner, yeni açılan bölümlerin mezuniyet sonrası istihdam olanaklarının da mutlaka araştırılması gerektiğini vurguladı.

AİLELER SON KARARI ÖĞRENCİYE BIRAKMALI

Üniversite tercih sürecinin öğrencinin kariyerini şekillendiren en önemli dönemlerden biri olduğunu belirten Söner, bu süreçte aile ile öğrenci arasında görüş ayrılıklarının yaşanmasının doğal olduğunu ifade etti.

Ebeveynlerin kendi beklentilerini çocuklarına dayatmaması gerektiğini vurgulayan Söner, istemediği bir bölümü ailesinin isteğiyle tercih eden öğrencilerin hem eğitim sürecinde hem de mezuniyet sonrasında uyum problemi yaşayabildiğini söyledi.

Bölümünü benimsemeyen öğrencilerin mezun olsalar bile mesleklerini yapmak istemediklerini belirten Söner, bu durumun aile içi çatışmaları da beraberinde getirdiğini ifade ederek tercih sürecinde son kararın öğrencinin ilgi, yetenek ve hedefleri doğrultusunda verilmesinin önemine dikkat çekti.

Muhabir: TUĞBA GÜNER