Ankara'da son günlerde kusma, ishal, mide bulantısı ve yüksek ateş şikayetleriyle ilgili sosyal medyada çok sayıda paylaşım yapılırken, özellikle Altındağ ve Mamak ilçelerinde yaşanan su kesintilerinin ardından vakaların arttığı yönündeki iddialar gündeme geldi. Şikayetlerin şebeke suyuyla bağlantılı olup olmadığı tartışılırken, Gazi Üniversitesi Tıp Fakültesi Enfeksiyon Hastalıkları ve Klinik Mikrobiyoloji Profesörü Doktor Esin Davutoğlu Şenol, kentteki vakalara ilişkin değerlendirmelerde bulundu.

B J A Sv0W E

"SALGIN OLDUĞUNU SÖYLEYEMEYİZ AMA ARTIŞ VAR"

Ankara'da son günlerde kusma, ishal ve mide bulantısı şikayetlerinde artış görüldüğüne ilişkin değerlendirmede bulunan Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, mevcut veriler doğrultusunda tablonun salgın olarak tanımlanamayacağını söyledi. Yaz aylarında bu tür vakalarda artış görülmesinin beklenen bir durum olduğunu belirten Şenol, erişkinlerde tespit edilen bazı etkenlere dikkat çekti.

Şenol, "Salgın olduğunu söyleyemeyiz. Ancak artış var. Yaz aylarında beklediğimiz bir durum bu. Ama tespit ettiğimiz etkenlerin dağılımı ilginç tabii ki. Daha çok ilk beş yaş içinde gördüğümüz norovirus ve rotavirus gibi çocukluk çağında daha çok gördüğümüz etkenleri erişkinde görmeye başlamamız ilginç. Bu insandan insana bulaşan vakalar bunlar" dedi.

SU KAYNAKLI SALGIN İDDİALARINI DEĞERLENDİRDİ

Ankara'daki su kesintilerinin ardından gündeme gelen şebeke suyu kaynaklı salgın iddialarını da değerlendiren Şenol, mevcut verilerle vakaların doğrudan çeşme suyuna bağlanamayacağını ifade etti. Kesin bir değerlendirme yapılabilmesi için ölçüm ve tarama çalışmalarının yürütülmesi gerektiğini belirten Şenol, hijyen koşullarına dikkat çekti. Şenol, "Bunların çeşme suyu ile alakası yok. Ama temel hijyenle yakın ilgisi var. Ortak tuvalet kullanımı ile yakın ilgisi var. Çevre temizliği ile yakın ilgisi var" ifadelerini kullandı.

Şebeke suyundaki olası değişimlerin mikroorganizmaların yaşam koşulları açısından risk oluşturabileceğine dikkat çeken Şenol, "Çeşme suyunda zaman zaman tabii klor azalması ya da magnezyum gibi bazı minerallerin artması mikropların yaşanması için klorla teması bakımından sıkıntılı bir durumda uğrayabilir. En iyisi çeşme suyundan kaynaklanıyor diyemeyiz. Bunun için ölçümlerin ve taramanın yapılması lazım" dedi.

Images 2026 07 29T120224.352

SGK düğmeye bastı: Milyonlarca emeklinin maaşı kesilebilir!
SGK düğmeye bastı: Milyonlarca emeklinin maaşı kesilebilir!
İçeriği Görüntüle

"ŞÜPHE VARSA SUYU KAYNATIN, BUZU DA O SUYLA YAPIN"

Su kaynaklı bir riskin ortaya konulabilmesi için gerekli ölçüm ve incelemelerin yapılması gerektiğini belirten Şenol, şüpheli durumlarda vatandaşların tedbirli davranması gerektiğini söyledi.

Şenol, "Ama en iyisi böyle bir şüphe taşımak yerine iki üç dakika kadar çeşme suyunun kaynatılması ve güvenli olmayan bütün suların kaynatılması, buzların da ondan yapılması" ifadelerini kullandı.

HANGİ DURUMLARDA HASTANEYE BAŞVURULMALI?

İshal ve kusma nedeniyle oluşan sıvı kaybının özellikle risk grubundaki kişiler açısından ciddi sonuçlara yol açabileceğine dikkat çeken Şenol, hastaneye başvurulması gereken durumları sıraladı.

Şenol, "İki günden uzun süren ve sıvı kaybının ağırlaştığı ishaller, kusma nedeniyle sıvının yerine konulamadığı uzayan durumlar, 65 yaşın üzerinde olmak, gebe, ilk 5 yaş içindeki çocuklarda sıvı kaybını tetikleyecek şekilde uzaması ishalin ve çok fazla sıvı kaybının olması gün içinde, cildin elastikiyetini kaybetmesi, sürekli uykuya eğilimin olması, göz kürelerinin çökmesi, kanlı ishal olması, şiddetli karın ağrısı olması, 38 derecenin üzerinde ateş olması, kişinin bağışıklığında bir kırılganlık olması, bütün bunlar başvurmak için gerekli sebepler" dedi.

Resim 6A688Ee10Ec8B 1785237217

SIVI KAYBINA KARŞI NE YAPILMALI?

Şenol, ishal ve kusma yaşayan kişilerin sıvı kaybına karşı dikkatli olması gerektiğini belirterek, evde sıvı desteğinin önemine işaret etti. Şenol, "Evde kendi kendinize yerine koyma yapmalısınız tabi, bu yerine koyma sıvılarına tuz ve şeker eklemek uygun olur ya da bunların hazır formülleri var, ya da işte gazı olmayan bir kola, içinde elektrolit olan enerji içeceği gibi içecekleri tüketmeye çalışabilirsiniz" ifadelerini kullandı.

Beslenme konusunda da değerlendirmelerde bulunan Şenol, "Bizim beyaz gıdalar dediğimiz işte muz gibi, pirinç gibi, makarna gibi yağsız gıdaları tüketmekte yarar olabilir, sık sık az az beslenmek, kusma varsa özellikle kusmadan sonra en aşağı 2 saat hiç beslenmemek gerekir" dedi.

Ankara'da kusma, ishal ve mide bulantısı şikayetlerindeki artışla ilgili tartışmalar sürerken, Prof. Dr. Esin Davutoğlu Şenol, mevcut tablonun salgın olarak nitelendirilemeyeceğini belirtti. Şenol, özellikle erişkinlerde norovirus ve rotavirus vakalarının görülmesine dikkat çekerken, vakaların nedeninin belirlenebilmesi için ölçüm ve tarama çalışmalarının önemine işaret etti.

Muhabir: SEMA ERSOY