Seyahat tutkunlarının yakından takip ettiği Amerikalı gezi yazarı Helene Sula, son 10 yılda Avrupa, Asya, Orta Doğu ve Afrika'da onlarca ülkeyi, yüzlerce şehri ziyaret etti. Popüler turizm merkezlerini tek tek keşfeden Sula, tüm bu deneyimlerin ardından kendisi için dünyanın en özel şehrini açıkladı. Beklentilerin aksine bu şehir Paris, Venedik, Londra ya da New York değil; Almanya'nın güneybatısındaki tarihi Heidelberg oldu.
HİÇ GÖRMEDEN TAŞINMA KARARI ALDILAR
Helene Sula ve eşi, 25 yaşındayken hayatlarını değiştirecek radikal bir karar aldı. Amerika Birleşik Devletleri'nden Avrupa'ya taşınmayı hedefleyen çift, yaklaşık üç yıl boyunca para biriktirdi ve kapsamlı bir araştırma yaptı. İlginç olan ise yeni yaşamlarını kurmaya karar verdikleri Heidelberg'i daha önce hiç ziyaret etmemiş olmalarıydı. Yaklaşık bir yıllık araştırmanın ardından Almanya'nın bu tarihi kentini seçen çift, 2016 yılında Heidelberg'e taşındı. Sula, şehrin sokaklarında yürüdükleri ilk andan itibaren doğru karar verdiklerini hissettiklerini söylüyor.
"MASALIN İÇİNDEYMİŞ GİBİ HİSSETTİK"
Helene Sula'ya göre Heidelberg'i eşsiz yapan en önemli unsur tarihi dokusu. Arnavut kaldırımlı dar sokaklar, Neckar Nehri boyunca uzanan manzara ve kentin üzerinde yükselen görkemli Heidelberg Kalesi, ziyaretçilere adeta bir masal kasabasındaymış hissi yaşatıyor. Üç yıl boyunca şehirde yaşayan Sula, Heidelberg'in özellikle Amerikalı turistler tarafından hak ettiği ilgiyi görmediğini ve Almanya'nın en büyük gizli hazinelerinden biri olduğunu düşünüyor.
"MÜNİH GÜZEL AMA HEİDELBERG DAHA OTANTİK"
Almanya denildiğinde akla ilk gelen şehirlerden birinin Münih olduğunu kabul eden Sula, buna rağmen Heidelberg'in ülkenin gerçek ruhunu daha iyi yansıttığını savunuyor. Yaklaşık 180 bin nüfuslu şehir, büyük metropollerin kalabalığından uzak olmasına rağmen kültürel zenginliği, tarihi yapıları ve sakin yaşam tarzıyla dikkat çekiyor. Sula'ya göre Heidelberg, Almanya'nın geleneksel atmosferini bozmadan modern yaşamı başarıyla sürdüren nadir kentlerden biri.
DOĞA VE TARİH İÇ İÇE
Heidelberg yalnızca tarihi yapılarıyla değil, doğal güzellikleriyle de öne çıkıyor. Şehri çevreleyen tepeler yürüyüş severlere farklı rotalar sunarken, Helene Sula'nın en sevdiği noktalardan biri Filozoflar Yolu (Philosophenweg) oluyor. Neuenheim semtinden başlayan bu rota, Neckar Nehri ve tarihi Heidelberg Kalesi'ni kuşbakışı gören panoramik manzarasıyla ziyaretçilerine unutulmaz bir deneyim yaşatıyor.
AVRUPA'NIN EN ESKİ ÜNİVERSİTE ŞEHİRLERİNDEN BİRİ
Heidelberg'i özel kılan bir diğer unsur ise eğitim ve kültür hayatı. Kentte bulunan Heidelberg Üniversitesi, Almanya'nın en eski yükseköğretim kurumlarından biri olarak biliniyor. Üniversitenin oluşturduğu genç nüfus sayesinde şehir; öğrenciler, akademisyenler, sanatçılar ve araştırmacılarla canlı bir sosyal yaşama sahip. Ünlü Amerikalı yazar Mark Twain de bir dönem Heidelberg'de yaşamış ve şehirden ilham alarak eserler kaleme almıştı.
BEKLEDİĞİNDEN DAHA EKONOMİK ÇIKTI
Sula'nın dikkat çektiği konulardan biri de Heidelberg'in yaşam maliyetleri oldu. ABD ile kıyaslandığında şehrin düşündüğünden daha uygun olduğunu belirten gezgin, taşındıkları dönemde geniş bir stüdyo daireyi aylık 1.100 euroya kiraladıklarını ve ev sahibinin üç yıl boyunca kira artışı yapmadığını anlattı. Restoran fiyatlarının da Amerika'ya göre daha uygun olduğunu söyleyen Sula, 20 euronun altında kaliteli bir yemek ve içecek bulmanın mümkün olduğunu ifade etti.
KALELERİ VE FESTİVALLERİYLE BÜYÜLÜYOR
Heidelberg'in simgesi olan tarihi kale, her yıl milyonlarca ziyaretçiyi ağırlıyor. Kent ayrıca ilkbaharda düzenlenen şarap festivalleri, yaz aylarındaki kale etkinlikleri, sonbahar kutlamaları ve özellikle Avrupa'nın en etkileyici Noel pazarlarından biri olarak gösterilen yılbaşı organizasyonlarıyla öne çıkıyor. Şehrin en ilginç efsanelerinden biri ise Heidelberg Kalesi'nde yaşadığına inanılan saray soytarısı Perkeo. Rivayete göre Perkeo hayatı boyunca yalnızca şarap içmiş, ilk kez su içtiği gün hayatını kaybetmiş.
HER YIL YENİDEN DÖNÜYOR
Bugün Karadağ'da yaşayan Helene Sula, Heidelberg ile bağını hiç koparmadığını söylüyor. Her yıl bu tarihi şehri yeniden ziyaret ettiğini belirten gezgin, takipçilerine de özellikle Noel döneminde Heidelberg'i görmelerini tavsiye ediyor. Sula'ya göre şehir, kalabalık Avrupa destinasyonlarının aksine huzuru, tarihi atmosferi ve doğal güzellikleri aynı anda sunabilen ender yerlerden biri. Bu nedenle aradan geçen yıllara ve gezdiği yüzlerce şehre rağmen Heidelberg hâlâ onun için dünyanın en özel adresi olmayı sürdürüyor.



