YKS sonuçlarının açıklanması ve üniversitelerin açılış tarihinin yaklaşmasıyla birlikte kiralık ev arayışı hız kazandı. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) tarafından açıklanan Ağustos ayı enflasyon verilerine göre, kira artışlarında baz alınan 12 aylık TÜFE ortalaması yüzde 31,79 olarak gerçekleşti. Artan kira bedelleri ve yoğun talep, öğrencileri paylaşımlı ev modeline yönlendirirken Emlak Uzmanı Ulaş Ata, eve çıkacak gençlere bütçe planlaması ve kira sözleşmeleri hakkında kritik uyarılarda bulundu.

KISITLI ZAMAN YIĞILMAYA SEBEP OLUYOR
Yerleştirme sonuçları ile okulların açılması arasındaki sürenin kısıtlı olmasının büyükşehirlerde ani bir talep patlamasına yol açtığını belirten Ata, bu durumun kira fiyatlarında artışı tetiklediğine dikkat çekti. Mali durumu daha iyi olan bazı ailelerin Çanakkale gibi nispeten küçük illerde farklı bir strateji izlediğini ifade eden Ata, "İki üç aile birleşerek dört yıllığına ev satın alıp mezuniyet sonrasında satarak bunu bir yatırıma dönüştürebiliyor. Ancak elbette her ailenin buna bütçesi yetmiyor" dedi.
Öğrencilerin En Büyük Hatası: Sadece Kiraya Odaklanmak
Ata, öğrencilerin ev kiralarken düştükleri en büyük yanılgının yalnızca kira bedelini hesaplamak olduğunu vurguladı. Aidat, elektrik, su, doğalgaz ve internet gibi "gizli giderlerin" göz ardı edilmemesi gerektiğini belirten Ata, "Öğrenciler toplam kümülatif rakamı eve çıkacak kişi sayısına bölerek bütçelerini planlamalı. Ayrıca önümüzdeki yıl için de oransal bazda yaklaşık yüzde 30'luk bir kira artışı olacağını öngörerek bütçe sınırlarının bir miktar altında bir kiralama yapmaları kendi lehlerine olacaktır" ifadelerini kullandı.
Bütçenin Yüzde 30'u Kuralı
İdeal bir ev ekonomisinde barınma giderlerinin hane halkı gelirinin yüzde 30'unu aşmaması gerektiğinin altını çizen Ata, Türkiye'deki mevcut piyasa şartlarına dair şu örneği verdi: "Öğrenciye ailesi aylık 30 bin lira harçlık gönderebiliyorsa, standart beslenme ve kültürel faaliyetlerinden geri kalmaması adına bunun yaklaşık 10 bin lirasını kira ve işletme giderlerine ayırması gerekir. Ancak İstanbul gibi büyükşehirlerde 20 bin liraya ev bulmak zorlaştığı için bu oranı sağlamak için üç veya daha fazla öğrenci bir araya gelmek zorunda kalıyor"

Ev Arkadaşı Olacaklara Hukuki Uyarı: "Sözleşmeye Birlikte İmza Atın"
Paylaşımlı ev kültürünün yaygınlaşmasıyla birlikte hukuki uyuşmazlıkların da artabileceğine dikkat çeken Ata, kira sözleşmelerine ilişkin hayati bir uyarı yaptı. Özellikle okulda tanışıp aynı eve çıkma kararı alan gençlerin sözleşmeyi tek bir kişi üzerine yapmasının büyük bir risk taşıdığını vurgulayan Ata, şunları kaydetti:
"Kontrat mutlaka tüm tarafların imzasıyla yapılmalı. Eğer sözleşme sadece bir kişi adına yapılırsa, o kişi fevri bir hareketle 'Bu ev benim' diyerek kilidi değiştirebilir ve diğer öğrencinin ev üzerinde hiçbir yasal hakkı kalmaz. Diğer taraftan kiralayan kişi için de sözleşmeyi tek başına yapmak, tüm mali yükümlülüğü tek başına üstlenmek anlamına gelir. En doğrusu, mülk sahibiyle ortak kontrat yapılmasıdır"
"Tahliye Taahhütnamesi" Detayı
Ata ayrıca, geçtiğimiz yıllarda uygulanan yüzde 25'lik kira artış sınırının mülk sahipleri üzerinde yarattığı etkilerin devam ettiğini hatırlatarak, ev sahiplerinin son yıllarda kira kontratlarıyla birlikte "tahliye taahhütnamesi" şartı koştuğunu ve öğrencilerin bu talebe hazırlıklı olması gerektiğini belirtti.

Enflasyon ve kira oranlarındaki son duruma da değinen Ulaş Ata, 12 aylık ortalamanın yüzde 31,79'a gerilemesinin yavaş yavaş bir düşüş trendine işaret ettiğini belirterek, "Umarım enflasyon etkisinin azalmasıyla kira oranlarındaki artışlar da yavaşlar ve sağlıklı mülk sahibi-kiracı ilişkileri kurulur" temennisinde bulundu




