YKS ve LGS maratonunun sona ermesiyle birlikte gözler sonuçlara çevrilirken, uzmanlar sınav sonrasında ailelerin tutumunun en az sınav hazırlık süreci kadar önemli olduğuna dikkat çekiyor. Uzman Psikolog ve Pedagog Ebru Şen, sınav döneminde öğrencilerde yoğun kaygı, tükenmişlik ve özgüven kaybı görüldüğünü belirterek ailelere önemli uyarılarda bulundu.

“SINAV, ÖĞRENCİLER İÇİN KİMLİK MESELESİNE DÖNÜŞEBİLİYOR”

Şen, YKS ve LGS sürecinde öğrencilerde en sık karşılaşılan psikolojik sorunun sınav kaygısı olduğunu belirterek, bu kaygının zamanla akademik bir değerlendirme olmaktan çıkıp öğrencinin kendilik algısını tehdit eden bir duruma dönüştüğünü söyledi.

“Sınav kaygısı bazı öğrencilerde öyle bir seviyeye ulaşıyor ki gençler sınavdan değil, başarısız olurlarsa değersiz görülecekleri düşüncesinden korkuyor. ‘Başaramazsam değersizim’ inancı, öğrenciler üzerinde çok ağır bir yük oluşturuyor” dedi.

BEDENSEL BELİRTİLER GÖZ ARDI EDİLMEMELİ

Sınav döneminde psikolojik baskının fiziksel belirtilerle de kendini gösterdiğini ifade eden Şen, ailelerin bu işaretleri dikkatle takip etmesi gerektiğini vurguladı.

Kalp çarpıntısı, mide ağrısı, uyku problemleri ve iştah değişikliklerinin sık görüldüğünü belirten Şen, “Bunlar aslında bedenin verdiği yardım sinyalleridir. Zihin taşımakta zorlandığı yükü beden aracılığıyla ifade etmeye başlar” ifadelerini kullandı.

Türkiye’de bir ilk! 56 yıldır dairesel köy planıyla yaşam sürüyor
Türkiye’de bir ilk! 56 yıldır dairesel köy planıyla yaşam sürüyor
İçeriği Görüntüle

SONUÇ AÇIKLANDIKTAN SONRA BASKI KURULMASIN

Uzman Psikolog Şen, sınav sonrasında ailelerin çocuklarına yönelik yaklaşımının büyük önem taşıdığını belirterek sonuç odaklı baskının öğrencilerdeki psikolojik yükü artırabileceğini söyledi.

Ailelerin sınav sonucundan önce çocuklarının duygusal durumuna odaklanması gerektiğini belirten Şen, Türkiye'de bu sınavların getirdiği yapısal baskıyı da göz ardı etmemek gerekiyor. Tek bir oturumda, yüz binlerle yarışmak ve o sonucun mesleki geleceği doğrudan belirleyeceği inancı; kaygıyı olağan düzeyin çok ötesine taşıyor.” Dedi.

Muhabir: Yalçın Taşbaşı