Yas-ı Matem ve Muharrem Oruç’unun başlamasıyla birlikte Alevi inancında en önemli manevi dönemlerden biri daha idrak edilmeye başlandı. Her yıl olduğu gibi bu yıl da Muharrem ayının gelişiyle birlikte en çok merak edilen konuların başında “oruç süresince su içilip içilmediği”, bu orucun nasıl tutulduğu ve hangi ibadet anlayışını içerdiği geliyor.
Kerbela’da yaşanan büyük acının yasının tutulduğu bu dönem, yalnızca aç kalınan bir süreç olmanın ötesinde, nefsin terbiye edilmesi, acının paylaşılması ve toplumsal dayanışmanın güçlendirilmesi açısından da derin bir anlam taşıyor.
Peki, Muharrem Oruç’unda su tüketilir mi? Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe, Türkinform Haber Sitesi’nden Ecem Çetin’e değerlendirmelerde bulundu.
Muharrem Oruç’unda insanın kendisine eziyet etmesinin ya da zarar vermesinin söz konusu olmadığını ifade eden Erçe, hasta olanların, yaşlıların, hamileler ve sağlık sorunu bulunan kişiler için geçerli olmadığını belirtti.
MUHARREM ORUÇU BOYUNCA NEDEN SU İÇİLMEZ?
Bu dönemde insanın dünyanın zevklerinden ve alışkanlıklarından bir süre uzak durarak nefsini terbiye etmeye çalıştığını ifade eden Cuma Erçe, “Su içmeme geleneği de Kerbela'da Hz. Hüseyin ve beraberindekilerin günlerce susuz bırakılarak büyük acılar yaşamalarının hatırasını yaşatmak amacıyla uygulanır” dedi.
Erçe, şöyle devam etti:
“BU ACIYI HATIRLAMAK VE HİSSETMEK İÇİN ALEVİLER SU İÇMEMEYİ TERCİH EDERLER”
“Kerbela’da Hz. Hüseyin ve beraberindekiler günlerce susuz bırakılmış, büyük bir zulme uğramışlardır. Bu acıyı hatırlamak ve hissetmek için Aleviler su içmemeyi tercih ederler. Bu sadece fiziksel bir açlık ya da susuzluk değil, aynı zamanda o büyük acıyı içselleştirme, o yaşanmışlığı kalpte hissetme biçimidir”
“Sadece Kerbela değil, tarih boyunca yaşanan tüm büyük acılar da bu bilincin içindedir. Örneğin 2 Temmuz 1993’te Sivas’ta yaşanan olaylarda insanların “su, su” diye yardım istemesi ve ateşin içinde can vermesi de aynı acı hafızanın parçasıdır. Aynı şekilde maden ocaklarında yerin metrelerce altında hayatını kaybeden emekçiler de bu acı zincirinin içindedir. Bu nedenle yalnızca Kerbela değil, insanlığın yaşadığı tüm zulümler ve kayıplar birlikte anılır”
“AMAÇ; ACIYI, YOKSULLUU VE MAĞDURİYETİ ANLAMAK”
Pir Sultan Abdal Kültür Derneği Başkanı Cuma Erçe, yaptığı açıklamada, amacın yalnızca susuz kalmak değil; acıyı, yoksulluğu ve mağduriyeti anlamaya çalışmak olduğunu ifade etti.




