İranlı yetkililer, ABD tarafından düzenlendiği öne sürülen saldırılarda Hürmüzgan bölgesinde iki su deposunun hedef alındığını ve binlerce kişinin içme suyu tedarikinin risk altına girdiğini açıkladı. İddialar doğrulanması halinde, söz konusu saldırıların ülkedeki sivil altyapıyı doğrudan etkileyen en kritik gelişmelerden biri olduğu değerlendiriliyor. Bölgedeki gerilimin, karşılıklı saldırılar ve diplomatik girişimlere rağmen yeniden tırmandığı bildirildi.
İran Devrim Muhafızları Ordusu (DMO), ABD saldırılarında Sirik, Cask, Minab, Keşm Adası ve Bender Abbas çevresindeki bazı noktaların hedef alındığını öne sürdü. Açıklamalarda, Sirik kentinde bir telekomünikasyon kulesinin ağır hasar gördüğü ve iki beton su deposunun tamamen kullanılamaz hale geldiği iddia edildi.
Yarı resmi İran kaynakları da Hürmüzgan eyaletine bağlı Sirik ilçesindeki Bamani bölgesinde bulunan su depolarının saldırılarda vurulduğunu bildirdi.

BÖLGEDE GERİLİM YENİDEN TIRMANDI
ABD ile İran arasında daha önce Pakistan arabuluculuğunda sağlanan geçici ateşkese rağmen son haftalarda karşılıklı askeri faaliyetlerin yeniden arttığı ifade edildi. Bölgedeki bazı gelişmelerin ardından hava ve deniz unsurları üzerinden karşılıklı operasyonların yoğunlaştığı aktarıldı.
İran’ın Körfez’deki Amerikan üslerine yönelik misilleme saldırıları düzenlediği, buna karşılık Washington’ın İran içindeki bazı hedefleri vurduğu öne sürüldü. Hürmüz Boğazı çevresindeki hareketlilik, gerilimin merkez üssü olarak öne çıktı.
SU KRİZİ İDDİALARI ENDİŞEYİ ARTIRDI
İranlı yetkililer, saldırıya uğradığı iddia edilen su depolarının binlerce kişinin içme suyu ihtiyacını karşıladığını belirtti. Bölgedeki altyapının zarar görmesinin, halihazırda kuraklık ve su sıkıntısı yaşayan ülkede krizi derinleştirebileceği ifade edildi.
Uzman değerlendirmelerine göre İran, uzun süredir yağış azlığı, su kaynaklarının yetersiz kullanımı ve tarımsal tüketim baskısı nedeniyle “aşırı yüksek su stresi” yaşayan ülkeler arasında yer alıyor. Son yıllarda baraj doluluk oranlarının kritik seviyelere gerilediği, bazı bölgelerde su kesintilerinin yaşandığı kaydedildi.
“SAVAŞ SUÇU” TARTIŞMASI
İranlı yetkililer, su altyapısına yönelik saldırı iddialarının uluslararası hukuk açısından “savaş suçu” kapsamında değerlendirilmesi gerektiğini savundu. Açıklamalarda, içme suyu tesisleri ve dağıtım altyapılarının sivillere hizmet eden kritik yapılar olduğu ve doğrudan hedef alınmasının yasaklandığı vurgulandı.
Uluslararası hukukta ise bir saldırının savaş suçu sayılıp sayılmayacağının, hedefin niteliği, askeri gereklilik ve orantılılık ilkeleri çerçevesinde bağımsız soruşturmalarla belirlendiği ifade ediliyor.
ZARARIN BOYUTU ARAŞTIRILIYOR
İlk tahminlere göre saldırılarda oluşan maddi hasarın yüz binlerce dolar seviyesinde olduğu belirtilirken su kesintisinden etkilenen yerleşim yerlerinde durumun yakından takip edildiği aktarıldı. Bölgedeki altyapı hasarına ilişkin incelemelerin sürdüğü bildirildi.
İddialar, bölgede artan gerilimin sivil altyapıya etkisi ve uluslararası hukuk tartışmalarıyla birlikte gündeme taşındı.


