Yapay zeka şirketlerinin kitapları ve yayıncılık içeriklerini modellerini eğitmek amacıyla kullanması, telif hakları ve kültürel mirasın korunmasına ilişkin tartışmaları gündeme taşıdı. Basın Yayın Birliği Derneği Başkanı Halil Çelik, ticari yapay zeka sistemlerinde kullanılan eserler için şeffaf bir lisanslama ve telif ödeme mekanizması oluşturulması gerektiğini belirtti.

Anadolu Ajansına açıklamalarda bulunan Çelik, yapay zeka şirketlerinin hangi kitapları eğitim verisi olarak kullandığının yayıncılar tarafından yeterince takip edilemediğine dikkat çekti.

YAPAY ZEKA ŞİRKETLERİNE TELİF ÖDEME ÇAĞRISI

Kitapların yazar, çevirmen, editör ve yayınevlerinin ortak emeğiyle ortaya çıktığını belirten Çelik, bu içeriklerin ticari yapay zeka modellerinde herhangi bir izin veya ödeme mekanizması olmadan kullanılmasının ekonomik haklar açısından sorun oluşturduğunu söyledi.

Trump’ın “süper zeka” çıkışının ardından Musk’tan isim değişikliği
Trump’ın “süper zeka” çıkışının ardından Musk’tan isim değişikliği
İçeriği Görüntüle

Çelik, yapay zeka şirketlerinin eğitim verilerinin kaynaklarını belirli standartlar çerçevesinde açıklaması gerektiğini vurguladı.

Ticari amaçlı yapay zeka eğitiminde lisanslama ve telif ödeme sisteminin kurulmasını isteyen Çelik, her eser için ayrı sözleşme yapılmasının zorunlu olmadığını, hak sahipleri adına toplu lisanslama modellerinin de geliştirilebileceğini ifade etti. Yapay Zeka Örgütlerin Yeni Silahı Mı Oluyor-1

NADİR KİTAPLAR DİJİTALLEŞTİRİLİRKEN PARÇALANABİLİYOR

Yapay zeka şirketlerinin kitapları toplu olarak satın alıp tarayarak dijital ortama aktardığı ve ardından imha ettiği yönündeki iddialar da yayıncılık sektöründe endişe yaratıyor.

Halil Çelik, özellikle nadir ve baskısı tükenmiş eserlerin dijitalleştirilmesi sırasında fiziksel olarak zarar görebileceğine dikkat çekti.

Bazı tarama yöntemlerinde kitapların sayfalarının ayrılması gerektiğini belirten Çelik, bu işlemin kültürel miras niteliğindeki eserler açısından geri dönüşü olmayan kayıplara yol açabileceğini söyledi.

Çelik, bir kitabın dijital kopyası oluşturulurken fiziksel nüshasının yok olmasının özellikle son birkaç örneği kalmış eserlerde ciddi bir risk oluşturduğunu vurguladı.

TELİF HAKLARI KANUNUNDA YENİ DÜZENLEME İSTENDİ

Türkiye'de Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'nun eser sahiplerinin mali haklarını koruduğunu hatırlatan Çelik, yapay zeka modellerinin eğitiminde eser kullanımına yönelik özel bir düzenleme bulunmadığını belirtti.

Bu nedenle yapay zeka eğitiminde hangi kullanımların izne tabi olacağının açıkça tanımlanmasını isteyen Çelik, hak sahiplerinin kullanım koşullarını belirleyebilmesi gerektiğini söyledi.

Çelik ayrıca eğitim verilerinin kaynaklarının açıklanmasını sağlayacak şeffaflık yükümlülükleri ve hak ihlallerine karşı etkili yaptırımlar oluşturulması çağrısında bulundu. Kitap 7

YAYINCILIK SEKTÖRÜ İÇİN YENİ GELİR MODELİ OLABİLİR

Yapay zekanın yayıncılık sektörü açısından yalnızca bir tehdit olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirten Çelik, doğru bir hukuki çerçeveyle yeni bir lisanslama ekonomisinin oluşabileceğini ifade etti.

Yayınevlerinin sahip oldukları içerikleri, hak sahiplerini ve kullanım koşullarını kayıt altına almasının önemine değinen Çelik, yayıncı birlikleri ile yazar örgütlerinin ortak hareket etmesi gerektiğini söyledi.

Yapay zeka şirketleriyle yapılacak anlaşmalarda kullanım kapsamı, süre, bölge ve ücretlendirme koşullarının açıkça belirlenmesi gerektiğini kaydeden Çelik, teknolojik gelişmenin yazarların ve yayıncıların ekonomik haklarını koruyan bir sistemle ilerlemesi gerektiğini vurguladı.

Çelik, amaçlarının yapay zekanın gelişmesini engellemek değil, eser sahiplerinin ürettikleri içeriklerden doğan değerin adil biçimde paylaşılmasını sağlamak olduğunu belirtti.

Kaynak: AA