Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiği görüşmenin ardından kamuoyunda ortaya atılan siyasi senaryolara ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Yavaş, belediye başkanlığı görevinin siyasi tartışmaların içinde yer almak değil, Ankara’nın sorunlarına çözüm üretmek ve kentte yaşayan vatandaşlara hizmet etmek olduğunu vurguladı.
Yavaş, açıklamasında siyasi geleceği üzerinden yürütülen tartışmalara mesafeli dururken, Erdoğan ile yaptığı görüşmenin de farklı siyasi anlamlara çekilmemesi gerektiğini ifade etti.

ERDOĞAN İLE GÖRÜŞMENİN GÜNDEMİ ANKARA’YDI
Cumhurbaşkanı Erdoğan ile görüşmesinin nasıl gerçekleştiğine ilişkin bilgi veren Yavaş, Erdoğan’ı Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladığı sırada görüşme talebini kendisinin ilettiğini belirtti.
Görüşmenin içeriğine ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Yavaş, Ankara’nın bekleyen büyük yatırımları, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini ve planlanan büyük fuar alanını gündeme getirdiğini söyledi.
Merkezi yönetimin desteği veya onayının gerektiği projeler bulunduğuna dikkat çeken Yavaş, Ankara’nın ihtiyaçları doğrultusunda Cumhurbaşkanı ile görüşmesinin doğal olduğunu ifade etti.
Yavaş, belediye başkanı olarak kentin yatırımlarının önünü açmak ve Ankara halkına verilen sözleri yerine getirmek için gerekli görüşmeleri yapmaya devam edeceğini belirtti.
YAVAŞ GÖRÜŞMENİN İÇERİĞİNİ AÇIKLADI
Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı Mansur Yavaş görüşmeyle ilgili olarak sosyal medya hesabından yaptığı açıklamada şu ifadelere yer verdi:
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından Beştepe’de kabul edildik.
Kabulde; başta Ankara’mızın ulaşım altyapısına önemli katkı sağlayacak metro yatırımları olmak üzere, devam eden ve planlanan projelerimiz hakkında Sayın Cumhurbaşkanına bilgi arz ettik.
Şehrimize yönelik yatırımlara verdikleri destek ve katkılar ile NATO Zirvesi’nin Ankara’da düzenlenmesi konusundaki iradeleri dolayısıyla teşekkürlerimizi ilettik.
Ankara Büyükşehir Belediyesi olarak yürüttüğümüz çalışmalar ve önümüzdeki dönemde hayata geçirmeyi planladığımız yatırımlara ilişkin değerlendirmelerimizi de paylaştık.
Nazik kabulleri ve Ankara’mıza gösterdikleri yakın ilgi dolayısıyla Sayın Cumhurbaşkanına teşekkür ediyorum.
PARTİ DEĞİŞİKLİĞİ İDDİALARINI REDDETTİ
Erdoğan ile görüşmesinin ardından gündeme gelen “parti değiştirecek” iddialarına da yanıt veren Yavaş, böyle bir tutum içerisinde olmayacağını söyledi.
Kendisini destekleyen ve uzun süredir yanında duran vatandaşların güvenini önemsedğini belirten Yavaş, “Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz” ifadelerini kullandı.
Yavaş ayrıca Erdoğan ile yaptığı görüşmeden önce hem Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in görüşmeden haberdar olduğunu belirtti. Ankara’nın yatırımları için gerçekleştirilen bir görüşmenin siyasi transfer iddialarına konu edilmesini doğru bulmadığını dile getirdi.
“MEVCUT POZİSYUMU KORUYORUM”
Siyasi tartışmalardaki konumuna ilişkin de mesaj veren Yavaş, bugüne kadar izlediği yolun doğru olduğuna inandığını söyledi.
Belediye meclislerindeki son seçimlere de değinen Yavaş, CHP ve Yeni Parti’nin fire vermeden seçimi kazandığını belirterek, bugüne kadar sürdürdüğü “denge politikasını” devam ettireceği mesajını verdi.
Yavaş, “İzlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum” diyerek siyasi tutumunda bir değişiklik olmadığını vurguladı.
“İKİ TARAFI DESTEKLEYEN İNSANLARIN KARŞI KARŞIYA GELMESİNİ İSTEMİYORUM”
Türkiye’de siyasi kutuplaşmanın yoğun olduğu bir dönemden geçildiğini ifade eden Yavaş, farklı siyasi kesimleri destekleyen vatandaşlar arasında ciddi öfke ve kırgınlık bulunduğuna dikkat çekti.
Bu ortamda atacağı herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanabileceğini belirten Yavaş, kendi üzerinden siyasi kutuplaşmanın daha da derinleşmesini istemediğini söyledi.
Yavaş, Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı olarak önceliğinin siyasi senaryolar değil, kentte yaşayan vatandaşların ihtiyaçları olduğunu yineleyerek açıklamasını tamamladı.
Mansur Yavaş'ın açıklamaları şöyle:
"Son günlerde şahsım, siyasi tutumum ve gerçekleştirdiğim görüşmeler üzerinden çeşitli yorumlar yapılmakta; iddialar ve senaryolar üretilmektedir. Bu nedenle bazı hususları hiçbir tereddüde yer bırakmayacak şekilde açık ve net biçimde kamuoyuyla paylaşmak istiyorum.
Ben Ankara Büyükşehir Belediye Başkanıyım. Ankara halkının bana verdiği görev; siyasi dedikoduların peşinden gitmek, her gün üretilen senaryolara cevap yetiştirmek değil; Ankara’nın sorunlarını çözmek, yatırımlarını hayata geçirmek ve 6 milyon vatandaşımıza hizmet etmektir.
Sayın Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan ile gerçekleştirdiğimiz görüşmenin de tek gündemi Ankara’dır. Sayın Cumhurbaşkanını Ahlat ziyareti dönüşünde havalimanında karşıladım ve görüşme talebimi bizzat kendilerine ilettim. Bu talebimize olumlu dönüş sağlanmasının ardından gerçekleştirdiğimiz görüşmede; Ankara’nın bekleyen büyük yatırımlarını, metro projelerini, kredi ve onay süreçlerini, hayata geçirmeyi planladığımız büyük fuar alanını ve şehrimizin çözüm bekleyen diğer meselelerini ele aldık.
Görüşmemizin gündeminde Ankara vardı. Ankara’nın yatırımları vardı. Ankara’nın geleceği vardı. Başkanlık sisteminin getirdiği zorunluluklar nedeniyle büyükşehir belediyelerinin hayata geçirmek istediği bazı yatırımlarda merkezi idarenin desteğine ve onayına ihtiyaç duyulmaktadır.
Dolayısıyla Ankara’nın bir sorununu çözmek, bir yatırımının önünü açmak ve Ankara halkına verdiğimiz sözleri yerine getirmek için Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem gerekiyorsa bugün de görüşürüm, yarın da görüşürüm.
"PARTİ DEĞİŞTİRECEK" İDDİALARINA SERT YANIT VERDİ
Bu görüşmeden siyasi sonuçlar çıkarmaya, parti değiştireceğim yönünde senaryolar üretmeye çalışanlara da açıkça ifade etmek isterim: Beni seven, bana güvenen ve yıllardır yanımda duran insanları incitecek, kıracak ve hayal kırıklığına uğratacak bir tutum içerisinde olmam söz konusu olamaz.
Ayrıca bilinmesini isterim ki Sayın Cumhurbaşkanı ile görüşmem öncesinde hem Sayın Kemal Kılıçdaroğlu’nun hem de Sayın Özgür Özel’in bilgisi vardı. Dolayısıyla Ankara için gerçekleştirilmiş, amacı ve içeriği son derece açık olan bir görüşmenin başka anlamlara çekilmesini doğru bulmuyorum.
Gelelim siyasi konulardaki tutumumun her gün televizyon ekranlarında farklı senaryolarla tartışılmasına… Geçtiğimiz günlerde Ankara Büyükşehir Belediye Meclisimizde bir seçim gerçekleştirdik. Dışarıdan bakıldığında bazı şeyler çok kolay görünebilir. Ancak yaşayan bilir. Belediye meclislerindeki dengeleri, belediye başkanlarının hangi şartlar altında görev yapmaya ve hizmet üretmeye çalıştığını işin içinde olanlar çok iyi bilir.
Üsküdar’da yaşananları hep birlikte gördük. Hiçbirimizin tasvip etmeyeceği, onaylamayacağı olaylar yaşandı. Tekirdağ Büyükşehir Belediyesinde Belediye Meclisi toplanamadı. Bütün bunları görmezden gelemeyiz.
Belediye başkanlarımız zaten ağır ekonomik şartlarla, vatandaşlarımızın haklı hizmet beklentileriyle ve merkezi idareyle çözülmesi gereken meselelerle uğraşıyor. Bunların üzerine siyasi tartışmalar belediye meclislerine taşındığında şehirlerimize hizmet üretmek çok daha zor hale geliyor. Ben tam da bu nedenle ısrarla sağduyu diyorum.
"MEVCUT POZİSYONUMU KORUYORUM"
Ankara’da bugüne kadar kurduğum denge politikasının sonucunu kendi Belediye Meclisimizde gördük. Tüm çabalara rağmen Cumhuriyet Halk Partisi ve Yeni Parti olarak hiçbir fire vermeden seçimi kazandık. Ben izlediğim yolun doğru olduğuna inanıyorum ve mevcut pozisyonumu koruyorum. Çünkü bugün normal bir dönemden geçmiyoruz.
Her iki tarafı destekleyen tabanda da karşılıklı ciddi bir öfke ve kırgınlık bulunduğunu görüyorum. Bunun zaman içerisinde dineceğine inanıyorum. Ancak bugün itibarıyla bu öfke ve kırgınlığın henüz ortadan kalkmadığı da bir gerçektir.
Böyle bir ortamda taraf olmayı da, atacağım herhangi bir adımın taraflardan birine destek olarak yorumlanmasını da doğru bulmuyorum. Hele benim üzerimden, iki tarafı destekleyen insanların yeniden karşı karşıya gelmesine katkı sunmayı hiç istemiyorum.
Benim görevim bu gerilimi büyütmek değil; mümkün olduğunca düşürmek, sağduyunun hâkim olmasına ve konuşma kanallarının açık kalmasına katkı sağlamaktır. Bugün ihtiyacımız olan şey yeni cepheler açmak değildir. Bugün ihtiyacımız olan; zamanı geldiğinde yeniden aynı masanın etrafında oturabilecek zemini korumaktır. Ben de o zemini korumaya çalışıyorum.
"BİZ YALANLAMAKTAN BIKTIK"
Eğer bu tutumum her iki partinin genel merkezleri tarafından bir rahatsızlık sebebi olarak görülürse, gereğini yapmaktan da çekinmem. Ancak bugüne kadar her iki genel başkan tarafından da bu tutumumdan rahatsız olduklarını ifade eden herhangi bir söylem tarafıma iletilmemiştir.
Benim durduğum yer açıktır. Sağduyunun olduğu yerdeyim. Gerilimi artırmak yerine azaltmanın, ayrışmayı büyütmek yerine konuşabilmenin doğru olduğuna inanıyorum.
Son olarak, her gün televizyon ekranlarına çıkarak şahsımla ilgili “kulis bilgisi” adı altında gerçeği yansıtmayan iddialar ortaya atan bazı gazetecilere de seslenmek istiyorum: Biz sizi yalanlamaktan bıktık. Siz yalan söylemekten bıkmadınız. Siyasette ne düşündüğümü, nasıl bir tutum alacağımı ya da hangi kararı vereceğimi öğrenmenin yolu televizyon ekranlarında senaryo üretmek değildir. Benim ağzımdan duymadığınız hiçbir söze itibar etmeyiniz."




