Deprem riski nedeniyle konutların yapı güvenliği önemini korurken, yeni veya pahalı bir binanın daha güvenli olduğu düşüncesi de sıkça gündeme geliyor. İnşaat Mühendisi Defne Muratoğlu, bir yapının deprem güvenliğinin fiyatı veya dış görünüşünden değil; projelendirme, uygulama, taşıyıcı sistem ve kullanılan malzemelerin birlikte değerlendirilmesiyle anlaşılabileceğini söyledi.
YENİ VEYA PAHALI OLMASI GÜVENLİ OLDUĞUNU GÖSTERMEZ
Bir binanın yeni yapılmış veya yüksek fiyatlı olmasının tek başına depreme dayanıklılık göstergesi olmadığını belirten Muratoğlu, yapı güvenliğinde mühendislik ve uygulama kalitesinin öne çıktığını ifade etti.
Muratoğlu, “Önemli olan doğru projelendirilmesi ve projenin sahada doğru uygulanmasıdır. Taşıyıcı sistem, beton ve donatı kalitesi, zemin ve temel özellikleri, işçilik ve yapı denetimi birlikte değerlendirilmelidir” dedi.
Bu nedenle bir binanın güvenliği değerlendirilirken satış fiyatı veya dış görünüşünden ziyade yapının mühendislik özelliklerinin dikkate alınması gerekiyor.
HER ÇATLAK AYNI RİSKİ TAŞIMIYOR
Binalarda görülen çatlakların da tek başına yapının riskli olduğunu göstermediğine dikkat çeken Muratoğlu, yüzeysel sıva çatlakları ile taşıyıcı sistemde meydana gelen çatlakların birbirinden ayrılması gerektiğini söyledi.
Özellikle kolon, kiriş ve perdelerde oluşan belirgin çatlakların ciddiye alınması gerektiğini belirten Muratoğlu, beton dökülmesi, donatının açığa çıkması veya paslanması gibi durumların da uzman tarafından incelenmesi gerektiğini kaydetti.
Muratoğlu ayrıca kolon veya perde gibi taşıyıcı elemanlara sonradan yapılan müdahalelerin de önemli bir risk oluşturabileceğini belirterek, bu tür durumlarda uzman bir mühendisten destek alınması gerektiğini vurguladı.
KAROT TESTİ TEK BAŞINA YETERLİ DEĞİL
Binaların depreme dayanıklılığı konusunda sıkça gündeme gelen karot testine de değinen Muratoğlu, yalnızca karot sonucuna bakılarak bir binanın güvenli olduğuna karar verilemeyeceğini ifade etti.
Karot testinin beton dayanımı hakkında önemli bilgi sağladığını ancak binanın deprem performansının yalnızca beton kalitesine bağlı olmadığını belirten Muratoğlu, “Donatı durumu, kolon, kiriş ve perdelerin özellikleri, taşıyıcı sistem ve gerektiğinde zemin verileri de incelenmelidir” dedi.
Tüm bu verilerin mühendislik analiziyle birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade eden Muratoğlu, tek bir karot sonucundan hareketle “Bu bina sağlamdır” şeklinde bir sonuca ulaşmanın doğru olmayacağını söyledi.




