ABD’nin mevcut tersane altyapısı, artan gemi ihtiyacına yanıt vermekte zorlanırken, Türkiye’nin son yıllarda geliştirdiği askeri tersanecilik kapasitesi Washington’un radarına girmiş durumda. Middle East Eye’a konuşan yetkililer, görüşmelerin yaklaşık bir yıldır sürdüğünü ve temasların giderek somutlaştığını aktarıyor.

F Tipi Cezaevi nasıldır, özellikleri nedir?
F Tipi Cezaevi nasıldır, özellikleri nedir?
İçeriği Görüntüle

TÜRKİYE’NİN TERSANE KAPASİTESİ STRATEJİK AVANTAJ SUNUYOR

Yetkililere göre Türkiye, aynı anda 30’dan fazla savaş gemisini eş zamanlı olarak inşa edebilecek bir kapasiteye sahip. Türk Donanması ve Pakistan Donanması için paralel yürütülen projeler, bu kapasitenin sahadaki karşılığı olarak gösteriliyor. MİLGEM Milli Gemi Projesi kapsamında geliştirilen yerli tasarımlar ise korvetten fırkateyne uzanan geniş bir platform yelpazesi sunuyor.

Görüşmelerde, Türkiye’nin ABD Donanması’na gemi bileşenleri tedarik etmesi ve daha ileri aşamada yeni fırkateyn projelerine katkı sağlaması gibi seçeneklerin değerlendirildiği ifade ediliyor.

A B D Nin Tersane Seferberligi Hedef Cin Donanmasi.png

WASHINGTON MÜTTEFİK TERSANELERE YÖNELİYOR

Trump yönetimi, hem donanma filosunu büyütmeyi hem de ABD’de uzun süredir gerileyen gemi inşa kapasitesini yeniden canlandırmayı hedefliyor. Bu doğrultuda Washington, daha önce Japonya ve Güney Kore gibi Asya’daki müttefiklerinin tersanecilik deneyimlerinden faydalanmaya başlamıştı.

Bu yaklaşımın en somut örneklerinden biri, Güney Koreli Hanwha Group’un Aralık 2024’te Philadelphia’daki Philly Shipyard’ı 100 milyon dolara satın alması oldu. Şirket, bu tersanede yıllık 20 gemiye kadar üretim yapmayı hedefliyor.

İPTAL EDİLEN FIRKATEYN PROGRAMI KRİZİ DERİNLEŞTİRDİ

ABD Donanması’ndaki üretim sıkıntıları, Aralık 2025’te Constellation sınıfı fırkateyn programının iptal edilmesiyle daha görünür hale geldi. İtalyan Fincantieri ile yürütülen ve Wisconsin’de inşa edilmesi planlanan proje, gecikmeler ve maliyet artışları nedeniyle rafa kaldırıldı. Bu iptal, ABD’yi yeni ve daha esnek ortaklık arayışlarına yöneltti.

ABD yasaları savaş gemilerinin yurt dışında inşasını büyük ölçüde sınırlandırsa da Trump, müttefik ülkelerde üretim seçeneğinin masada olduğunu açıkça dile getirdi.

CAATSA GÖLGESİNDE DÜŞÜK RİSKLİ İŞ BİRLİĞİ ARAYIŞI

ABD’li yetkililer, Türkiye ile gemi inşası alanında kurulacak bir iş birliğinin, S-400 alımı nedeniyle uygulanan CAATSA yaptırımlarını doğrudan ihlal etmeden savunma ilişkilerini güçlendirebilecek nadir alanlardan biri olduğuna dikkat çekiyor. Bu yönüyle denizcilik, Ankara-Washington hattında siyasi riski görece düşük bir temas zemini sunuyor.

Tersane

TÜRK TERSANELERİNİN ESNEK VE MODÜLER ÜRETİM MODELİ

Savunma sanayii uzmanı Kubilay Yıldırım’a göre ABD’nin temel sorunu yalnızca gemi sayısını artırmak değil; aynı zamanda yeni tasarımlar geliştirmek, yaşlanan filoyu modernize etmek ve üretim hızını artırmak. Yıldırım, Türkiye’nin üretim hacmi, zamanlama, risk paylaşımı ve iş yükü dağılımı gibi alanlarda ABD’ye ciddi katkılar sunabileceğini vurguluyor.

Pendik, Tuzla ve Yalova’da yoğunlaşan tersaneler ile Türkiye’de STM liderliğinde geliştirilen modüler gemi inşa modeli, projelere hızlı uyum sağlanmasını mümkün kılıyor. Farklı tersanelerde üretilen blokların tek bir havuzda birleştirilmesi, teslimat süreçlerini ciddi biçimde kısaltıyor.

ABD HEYETİ İSTANBUL’DA TEMASLAR YÜRÜTTÜ

Son görüşmeler kapsamında ABD Deniz Sistemleri Komutanlığı’ndan bir heyetin İstanbul Tersanesi Komutanlığı’nı ziyaret ettiği bildirildi. ABD’li bir sözcü, Türkiye’yi uzun süredir değer verilen bir NATO müttefiki olarak tanımlarken, iki ülke donanmaları arasında iş birliğini derinleştirme arayışının sürdüğünü ifade etti.

ABD Savunma Bakanlığı’nın Ulusal Savunma Stratejisi’nde de NATO müttefikleriyle savunma sanayi iş birliğinin artırılması ve savunma ticaretindeki engellerin azaltılması hedefleri yer alıyor. Tüm bu gelişmeler, ABD-Türkiye hattında deniz gücü üzerinden yeni ve stratejik bir iş birliği kapısının aralanabileceğine işaret ediyor.

Kaynak: Haber Merkezi