Türkiye'de 15 ili kapsayan geniş çaplı “Ailem Güvende” operasyonlarının yankıları sürüyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin cumhuriyet başsavcılıklarının koordinasyonunda yürütülen soruşturmalar kapsamında LGBTİ+ derneklerinin yöneticileri ve aktivistlerin yanı sıra bazı bar, gece kulübü ve işletmeler de operasyonların kapsamına alındı.

AB'DEN TÜRKİYE'YE OPERASYON TEPKİSİ

Avrupa Komisyonu Sözcüsü Christian Wigand, operasyonların ardından yaptığı açıklamada Brüksel'in gelişmeleri yakından takip ettiğini belirtti.

Wigand, Komisyonun LGBTİQ+ aktivistlerine, insan hakları derneklerine ve işletmelere yönelik son gözaltılar ile başlatılan hukuki süreçlerden endişe duyduğunu söyledi.

Avrupa Komisyonu yalnızca gözaltılara değil, bazı LGBTİ+ kuruluşlarının internet siteleri ve sosyal medya hesaplarına getirilen erişim engellerine de dikkat çekti. Wigand, sivil toplum kuruluşlarının finansmanına ilişkin gündeme gelen iddiaların da Brüksel tarafından takip edildiğini bildirdi.

Istanbulda Ailem Guvende Operasyonu Cok Sayida Mekana

“DAMGALAMA VE AYRIMCILIK AB DEĞERLERİNE AYKIRI”

Avrupa Komisyonu açıklamasında Türkiye'nin Avrupa Birliği'ne aday ülke statüsünü de hatırlattı.

Wigand, Türkiye'nin cinsiyet kimliği veya cinsel yönelim ayrımı gözetmeksizin bütün bireylerin insan haklarına ve onuruna saygıyı teşvik etmesi ve güvence altına alması gerektiğini söyledi.

Komisyon Sözcüsü, “Damgalama ve ayrımcılık, Birliğin değerlerine aykırıdır” ifadelerini kullanarak Ankara'ya temel haklar konusunda mesaj verdi.

15 İLDE OPERASYON: 162 KİŞİ HAKKINDA ADLİ İŞLEM

Operasyonların Türkiye genelindeki kapsamı ise oldukça geniş. Adalet Bakanı Akın Gürlek'in açıkladığı resmi verilere göre İstanbul, Ankara, İzmir, Aydın ve Mersin merkezli soruşturmalar toplam 15 ili kapsadı.

Operasyonlarda 162 şüpheli, 9 dernek ve 13 işletme hakkında adli işlem gerçekleştirildi. Buradaki 162 rakamı gözaltı sayısını değil, haklarında adli işlem yürütülen toplam şüpheli sayısını ifade ediyor.

Bakan Gürlek operasyonların, Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan tarafından ortaya konulan “2026-2035 Aile ve Nüfus On Yılı” vizyonu doğrultusunda çocukların, aile kurumunun ve toplum düzeninin korunmasına yönelik çalışmalar kapsamında gerçekleştirildiğini açıkladı.

İSTANBUL'DA 54 ADRESE BASKIN

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının yürüttüğü soruşturmada ise İstanbul merkezli 12 ilde 38 kişi hakkında işlem yapıldı ve 26 şüpheli gözaltına alındı.

Altı LGBTİ+ derneği ile 10 işletmenin de aralarında bulunduğu toplam 54 adreste arama ve el koyma işlemleri gerçekleştirildi.

İstanbul'daki soruşturmanın “suç işlemek amacıyla örgüt kurma”, “fuhuş”, “müstehcenlik” ve “kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak veya satın almak” suçlamaları kapsamında yürütüldüğü açıklandı. Operasyonlarda uyuşturucu maddeler, kaçak alkollü içkiler ve ruhsatsız silahın da aralarında bulunduğu çeşitli materyallerin ele geçirildiği bildirildi.

Avrupa B

İZMİR'DE 16 KİŞİ TUTUKLANDI

Operasyonların en dikkat çekici sonuçlarından biri İzmir'de yaşandı. Kentte gözaltına alınan 18 kişiden 16'sı çıkarıldıkları mahkeme tarafından tutuklandı. İki kişi ise adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı.

Ankara'da ise Kaos GL'ye yönelik soruşturma kapsamında dernek yöneticileri ve çalışanlarının da aralarında bulunduğu kişiler hakkında işlemler gerçekleştirildi. Soruşturmanın “müstehcenlik” suçlaması üzerinden yürütüldüğü, derneğin internet sitesi ve sosyal medya hesaplarında çocukların erişebileceği içeriklerin bulunduğunun öne sürüldüğü bildirildi.

SOSYAL MEDYA HESAPLARINA DA ERİŞİM ENGELİ

Polis operasyonlarından hemen önce çok sayıda LGBTİ+ kuruluşunun internet sitesi ve sosyal medya hesabına erişim engeli getirilmesi de tartışmaların bir başka boyutunu oluşturdu.

İstanbul 7'nci Sulh Ceza Hâkimliğinin 12 Eylül tarihli kararıyla Kaos GL dahil çok sayıda kuruluş ve aktiviste ait internet sitesi ile sosyal medya hesabına yönelik erişim engeli kararı verildi.

LGBTİ+ örgütleri ise operasyonlara ortak açıklamayla tepki göstererek hak savunuculuğu faaliyetlerinin suç olarak gösterilemeyeceğini savundu. Dernekler, haklarında ileri sürülen suçlamalar ile yürüttükleri faaliyetler arasında somut bağlantı kurulmadığını öne sürdü.

AVRUPA PARLAMENTOSU'NDAN DA SERT TEPKİ

Tepki yalnızca Avrupa Komisyonu ile sınırlı kalmadı. Avrupa Parlamentosu Türkiye Raportörü Nacho Sánchez Amor da operasyonları eleştirdi.

Sánchez Amor, yaşananları Türkiye'deki baskının “şoke edici bir şekilde tırmanması” olarak nitelendirirken uygulamaların temel haklar ve Türkiye'nin uluslararası yükümlülükleri açısından sorun oluşturduğunu savundu.

Operasyonlara Türkiye'deki çeşitli meslek ve insan hakları örgütlerinden de tepki geldi. Buna karşılık hükümet operasyonların LGBTİ+ kimliğini suç haline getirmeye yönelik olmadığını; çocukların korunması, aile kurumu ve kamu düzeni kapsamında yürütülen adli soruşturmalar olduğunu savunuyor.

Avrupa Parlamentosu Üyesi Afroditi Latinopoulou2

Vučić’ten sürpriz istifa kararı: Cumhurbaşkanlığını bırakıp başbakanlığa aday olacak
Vučić’ten sürpriz istifa kararı: Cumhurbaşkanlığını bırakıp başbakanlığa aday olacak
İçeriği Görüntüle

ANKARA-BRÜKSEL HATTINDA YENİ GERİLİM

“Ailem Güvende” operasyonları böylece Türkiye içerisindeki hukuk ve insan hakları tartışmasının ötesine geçerek Ankara-Brüksel ilişkilerinin yeni gündem maddelerinden birine dönüştü.

Türkiye'nin AB üyelik müzakereleri uzun süredir fiilen durmuş durumda olsa da Ankara, Avrupa açısından ticaret, enerji, güvenlik ve göç politikalarında kritik ortaklardan biri olmayı sürdürüyor. Buna karşılık hukuk devleti ve temel haklar başlıkları, Türkiye-AB ilişkilerindeki başlıca anlaşmazlık alanları arasında bulunuyor.

Avrupa Komisyonunun son açıklaması da bu gerilimin önümüzdeki dönemde LGBTİ+ hakları ve sivil toplum üzerinden yeniden gündeme gelebileceğini gösteriyor. Ankara operasyonları aile, çocuklar ve kamu düzeninin korunması üzerinden gerekçelendirirken Brüksel meseleyi temel haklar ve ayrımcılık yasağı çerçevesinden değerlendiriyor.

Kaynak: Haber Merkezi