Uluslararası güvenlik ve diplomasi uzmanları, Türkinform’a yaptığı değerlendirmede, ABD’nin bölgedeki hareketlerini dikkatli okumak gerektiği görüşünde birleşti.
Bir kıvılcımın bölgeyi toptan ateşe verebileceğine dikkat çeken uzmanlar, Orta Doğu gibi bir coğrafyada, bu tür uyarıların doğal olarak “Savaş mı çıkacak” sorusunu akıllara getirdiğini vurguladı.
Uzmanlara göre, öncelikle ABD, risk algısı yükseldiğinde vatandaşlarını erkenden uyarmayı standart bir uygulama olarak görüyor. Bu durumun “olacakları bildiği” için değil, “olabileceklerden sorumluluk almak istemediği”den kaynaklandığı belirtiliyor.
“TERK EDİN” ÇAĞRISI NEDEN ŞİMDİ?
ABD’nin vatandaşlarına yaptığı “Terk edin” çağrısının savaş anlamına gelmediğini vurgulayan uzmanlar, bu çağrının tam Türkçesinin özetle “Ortalık karışacak, vaziyet alın” şeklinde yorumlanabileceğine işaret ediyor.
ABD’nin Tahran’da elçiliğinin ve acil durumlarda tahliye imkanlarının bulunmaması da göz önüne alınırsa “terk edin” çağrısının, olası bir askeri harekattan çok kontrol kaybının kabulü anlamına geleceği şeklinde yorumlandı.
Bu arada ABD, İsrail ile Körfez ülkeleriyle ve dolaylı olarak küresel güç dengeleriyle zaman zaman dozu artarak süren bir gerilim içinde. Bu gerilim, doğrudan çatışmadan ziyade vekil güçler, siber saldırılar, sabotajlar ve küçük misillemeler ile ortaya çıkıyor.
Hal böyleyken küçük bir kıvılcım yaratan girişimin, büyük bir savaşı tetikleme ihtimalinin bulunması da diğer önemli bir nokta olarak görülüyor.
ABD’nin çağrısını bu şekilde değerlendiren uzmanlar, her şeyin bir anda kontrolden çıkabileceği bir sürecin yaşandığının kabulü olarak görüyor.
İHTİMAL SIFIR MI?
“Terk edin” çağrısı “ortalık karışacak” anlamına geliyorsa çatışma veya askeri müdahale ihtimali sıfır mı? Bu soruya temkinli yaklaşan uzmanlar, Orta Doğu gibi bir coğrafyada bütün ihtimallerin masada olduğu görüşünü dile getiriyor.
ABD’nin daha önce de benzer uyarılarda bulunduğu, bu şekilde vatandaşlarını korurken, karşı tarafa da dolaylı sinyal gönderdiğini belirten uzmanlar, diplomasi de zaman zaman benzer dilin kullanıldığını hatırlatıyor.
Sonuç olarak bu çağrının ne bir savaş ilanı ne de sıradan bir uyarı olduğunun altının çizen uzmanlar, olası bir karışıklıkta İran’da sıkışıp kalacak vatandaşlarının oluşturacağı siyasi ve insani maliyeti önceden ortadan kaldırmanın hedeflendiği belirtiliyor.




