ABD-İran arasında varılan barış anlaşması kapsamında, uzun süredir devam eden deniz ablukası fiilen sona erdi. İlk aşamada İran limanlarına yönelen tankerler ve ihraç edilecek petrolü taşıyan gemiler, Umman Denizi üzerinden rotalarına devam ederek bölgedeki ticaretin yeniden canlanacağının sinyalini verdi.
HÜRMÜZ'DE TİCARİ TRAFİK YENİDEN CANLANDI
Fars Haber Ajansı'nın bildirdiğine göre, ablukanın kaldırılmasıyla birlikte Hürmüz Boğazı'ndaki gerilim yerini ticari faaliyetlere bıraktı. Bir İran VLCC tankeri ile canlı hayvan taşıyan gemi İran limanlarına doğru seyir alırken, petrol yüklü bir tankerin de ihraç limanına doğru hareket ettiği kaydedildi. Bu gelişme, nükleer mutabakatın ardından bölge ekonomisi için ilk olumlu adım olarak değerlendiriliyor.

DİPLOMATİK TAKVİM İŞLİYOR
Süreci yürüten taraflardan gelen açıklamalar, diplomatik takvimin netleştiğini gösteriyor. Pakistan Başbakanı Şahbaz Şerif'in duyurduğu mutabakat sonrası, İran Dışişleri Bakan Yardımcısı Kazım Garibabadi, anlaşma zaptının 19 Haziran'da Cenevre'de imzalanacağını teyit etti. Tarafların bu takvime sadık kalması, bölgedeki tansiyonun düşürülmesi adına kritik bir eşik olarak görülüyor.
İSRAİL'İN ÇEKİLME TARTIŞMALARI SÜRÜYOR
Mutabakatın Lübnan'ı da kapsaması, Tel Aviv yönetiminde ciddi siyasi tartışmalara yol açtı. İsrail Savunma Bakanı Yisrael Katz'ın, mutabakata rağmen Lübnan'ın güneyindeki işgal bölgelerinden geri çekilmeyeceklerini açıklaması, Washington ile Tel Aviv arasındaki görüş ayrılıklarını derinleştiriyor. ABD'nin deniz ablukasını kaldırmasına rağmen, İsrail'in askeri pozisyonunda bir değişiklik yapmaması dikkat çekiyor.
BÖLGESEL DENGE ARAYIŞI
ABD Başkanı Donald Trump'ın "barış anlaşması tamamlandı" açıklamasıyla hız kazanan bu süreç, Orta Doğu'da yeni bir dönemin habercisi niteliğinde. Hürmüz Boğazı'nın uluslararası ticarete tamamen açılması, dünya enerji piyasaları üzerinde de rahatlama beklentisi oluştururken, İsrail'in bölgedeki askeri tutumu sürecin önündeki en büyük belirsizliklerden biri olmaya devam ediyor.





