Aldatma, çoğu zaman dışarıdan bakıldığında ani bir karar gibi görünse de psikologlar bu davranışın altında daha karmaşık süreçler olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre bu durum, bireyin kendi iç dünyasında çözülmemiş çatışmaların ve duygusal boşlukların bir yansıması olabiliyor.

Uzman Psikolog Tuğana Akyürek, Türkinform’a özel yaptığı açıklamada aldatan bireyin psikolojik altyapısında nelerin saklı olduğuna dikkat çekti. Akyürek, “Her aldatmanın sebebi aynı değildir. Bazı kişilerde dürtü kontrol problemleri, onay ihtiyacı ya da bağlanma problemleri görülebiliyor. Bazılarında ise değersizlik hissini dışarıdan ilgiyle kapatma çabası oluyor. Ama şunu unutmamak gerekir: Aldatma çoğu zaman aldatılan kişinin yetersizliğiyle değil, aldatan kişinin içsel boşluklarıyla ilgilidir. Çünkü sadakat sadece aşk değil; karakter, sınır ve sorumluluk meselesidir” ifadesini kaydetti.

“SÜREKLİ BEĞENİLME İHTİYACI”

Akyürek, bazı bireylerin sürekli beğenilme isteğinin olduğuna işaret ederek, “Bazı bireyler sürekli beğenilmek ve arzu edilmek isteyebilir. Bu kişiler için aldatma bazen bir ilişkiden kaçış değil, egoyu besleme biçimi haline gelebiliyor. Özellikle çocukluk döneminde yeterince görülmemiş, değersiz hissetmiş bireylerde dışarıdan gelen ilgi geçici bir ‘iyi hissetme’ yaratabiliyor. Bazı insanlar ise yakınlık derinleştiğinde bilinçdışı şekilde sabotaj davranışları gösterebiliyor. Çünkü gerçek bağ kurmak onlar için güven değil, tehdit hissi yaratıyor. Bu yüzden ilişkide yakınlık arttığında uzaklaşma ya da aldatma davranışı ortaya çıkabiliyor” açıklamasında bulundu.

EMPATİ EKSİKLİĞİ SEBEP Mİ?

Akyürek, konuşmalarını şu sözlerle tamamladı:

“Tabii her aldatmayı psikolojik travmalarla açıklamak da doğru değil. Bazen mesele tamamen sınır problemidir. Çünkü empati eksikliği, sorumluluk almama ve dürtüsel hareket etme de bu davranışın önemli parçaları arasında yer alabiliyor.”

ÇOCUKLUK İZLERİ

Psikoloji literatürüne göre aldatma davranışının temelinde çoğu zaman güvensiz bağlanma stilleri yer alıyor. Çocukluk döneminde ihmal, reddedilme veya tutarsız ebeveyn ilişkileri yaşayan bireylerde, yetişkinlikte sağlıklı bağ kurma zorlaşabiliyor. Bu durum, ilişkilerde sürekli onay arama, ilgi ihtiyacı ve duygusal boşluğu dış kaynaklarla doldurma eğilimini tetikleyebiliyor.

İstanbul’da endişelendiren toplu balık ölümleri herkesi şoke etti!
İstanbul’da endişelendiren toplu balık ölümleri herkesi şoke etti!
İçeriği Görüntüle

DUYGUSAL BOŞLUK VE TATMİN ARAYIŞI

Uzmanlar, bazı bireylerde aldatmanın temelinde duygusal tatminsizlik olduğunu vurguluyor. İlişki içinde hissedilmeyen ilgi, değer görme ihtiyacı veya iletişim eksikliği, kişiyi farklı alanlarda “onay arayışına” yöneltebiliyor. Bu noktada aldatma, bir “seçim” olmanın ötesinde, bazı kişiler için kaçış davranışı haline gelebiliyor.

BENLİK DEĞERİ VE ONAY İHTİYACI

Psikolojik analizlere göre düşük benlik saygısı da risk faktörleri arasında yer alıyor. Kendisini yetersiz hisseden bireyler, dışarıdan gelen ilgiyle değer duygusunu pekiştirme eğilimi gösterebiliyor. Bu durum, kısa süreli haz ve onay arayışını beraberinde getirerek sağlıksız ilişki döngülerine yol açabiliyor.

KONTROL, DÜRTÜSELLİK VE ANLIK KARARLAR

Bazı vakalarda ise aldatma davranışı, duygusal boşluktan ziyade dürtü kontrolü zayıflığı ile ilişkilendiriliyor. Anlık karar verme, risk algısının düşük olması ve sınır koyma becerisindeki eksiklikler bu davranışı tetikleyebiliyor.

“HER ALDATMA AYNI SEBEPTEN KAYNAKLANMAZ”

Uzmanlar önemli bir noktaya dikkat çekiyor: Her aldatma davranışı aynı psikolojik temele dayanmaz. Kimi bireylerde geçmiş travmalar etkiliyken, kimilerinde ilişki dinamikleri, iletişim sorunları veya kişisel değer çatışmaları belirleyici olabiliyor.

GÖRÜNENİN ARKASINDAKİ TABLO

Psikoloji uzmanlarına göre aldatma, yalnızca bir “ihanet” olarak değil, çoğu zaman bireyin kendi iç dünyasında yaşadığı karmaşanın bir dışavurumu olarak değerlendiriliyor. Bu nedenle her vaka, kendi bağlamı içinde ele alınması gereken çok katmanlı bir süreç olarak görülüyor.

Muhabir: BEYZA COŞKUN