Özellikle okul yıllarında Alevilere yönelik çeşitli önyargılarla karşı karşıya kaldığını anlatan kadın, “Alevilerin evlerine gitmezsin, sofralarına oturup yemeklerini yemezsin” gibi ifadeleri hayatı boyunca duyduğunu belirtti.
Yaşadıklarını paylaşan kadın, insanların inançları üzerinden ayrıştırılmaması gerektiğini vurgulayarak, önyargılı yorumlarda bulunmadan önce doğru bilgi edinilmesi çağrısında bulundu.

“BÜTÜN HAYATIM BOYUNCA BUNLARI DUYDUM”
Çocukluğundan itibaren Alevi kimliği üzerinden çeşitli söylemlere maruz kaldığını anlatan kadın, yaşadıklarını şu sözlerle dile getirdi:
“‘Alevilerin evlerine gitmezsin, sofralarına oturup yemeklerini yemezsin...’ Bütün hayatım boyunca bunları duydum.”
Okul hayatında da benzer durumların devam ettiğini söyleyen kadın, sınıf ortamında Alevilik ve Sünnilik üzerinden sürekli tartışmalar yaşandığını belirtti.
“İlkokul, ortaokul ve lise yıllarım boyunca sınıfımda hep ‘Alevi-Sünni’ tartışması vardı.”
“ALEVİLER HEP DIŞLANMIŞ GİBİ GÖSTERİLİYORDU”
Kadın, okul yıllarında karşılaştığı söylemlerin kendisinde dışlanmışlık hissi oluşturduğunu anlattı.
“Sanki Sünniler çok iyi, temiz insanlar olarak gösterilirken, Aleviler her zaman en kötü, en dışlanmış olanlar olarak gösteriliyordu.”
Aleviler hakkında temizlik üzerinden de çeşitli önyargılı ifadeler kullanıldığını belirten kadın, kendisine doğrudan yöneltilen bir sorunun özellikle kötü hissettirdiğini söyledi.

“YIKANIP YIKANMADIĞIMIZI BİLE SORDULAR”
Kadın, Alevilerin “kirli” olduğu yönündeki söylemlerle karşılaştığını ve kendisine “Yıkanıyor musunuz?” diye sorulduğunu anlattı.
“Alevilerin kirli olduğunu söylediler. Hatta yıkanıp yıkanmadığımızı bile sordular.”
Bu soruları yönelten kişilerin gerçekten merak etmiş olabileceklerini de dile getiren kadın, buna rağmen böyle bir soruyla karşılaşmanın kendisini incittiğini belirtti.
“Belki de kendi yöntemleriyle gerçekten meraklıydılar, ama bana bu sorunun sorulması çok kötü hissettirdi.”
LİSE YILLARINDA DA DEVAM ETTİ
Yaşadıklarının özellikle ergenlik döneminde kendisini etkilediğini belirten kadın, lise yıllarında inancı ve yaşam biçimi hakkında çok sayıda soruyla karşılaştığını söyledi.
“Şunu hayal edin: Lisede, ergenlik çağımın tam ortasındayım. ‘Yıkanmıyor musunuz?’ ‘Oruç tutmuyor musunuz?’ ve daha da kötü şeyler soruldu.”
Lise dönemindeki zorbalığın ne kadar ağır olabileceğinin bilindiğini ifade eden kadın, Alevilerin bu tür davranışları hak etmediğini vurguladı.
“BU TÜR BÖLÜCÜ AYRIMLAR YAPMAYALIM”
Kadın, yaşadıklarını anlatırken Alevilere ilişkin önyargıların geride bırakılması gerektiğini belirterek sözlerini birlik ve sağduyu çağrısıyla tamamladı:
“Lise zorbalığının acımasız olduğunu biliyorsunuz, ama bunların hiçbiri Alevilerin hak ettiği şeyler değil.”
“Biz sadece kendi hayatımızı kendi yolumuzda yaşamaya çalışan sıradan, temiz, düzgün insanlarız. Lütfen, bu tür bölücü ayrımlar yapmayalım; yorum yapmadan önce bu konu hakkında detaylı araştırma yapalım ve bilgi edinelim.”




