ALTINDA TARİHİ EŞİK: ONS 5 BİN DOLARI AŞTI, PİYASALAR YENİ DÖNEMİ KONUŞUYOR
Altın piyasalarında tarihi bir eşik geride kaldı. Ons altın 5 bin dolar seviyesinin üzerine çıkarak küresel finans sisteminde dengelerin değiştiğine işaret etti. Bu yükseliş yatırımcılar açısından yalnızca kazanç beklentisi değil, aynı zamanda mevcut para düzenine duyulan güvenin sorgulanması anlamına geliyor. Küresel belirsizliklerin arttığı bu dönemde yatırımcılar yeniden güvenli liman arayışına yönelirken, altının neden bu kadar güçlü yükseldiği sorusu da gündeme geldi. Uzman görüşüyle Hatay Komat, altındaki bu yeni dönemi Türkinform'a değerlendirdi.
“ALTIN SPEKÜLASYON DEĞİL, SİSTEMDEN KAÇIŞ ARACI”
Altının ons fiyatının 5 bin doların üzerine çıkmasını küresel finansal sistemdeki yapısal güvensizlikle açıklayan Hatay Komat, piyasanın artık sadece enflasyondan değil, paranın kendisinden de şüphe ettiğini söyledi. Komat’a göre altın, klasik anlamda bir yatırım aracının ötesine geçmiş durumda. Enflasyona karşı koruma, kriz dönemlerinde güvenli liman ve para sistemlerine karşı sigorta işlevi gören altın, bugün spekülasyon için değil, sistemden kaçış aracı olarak alınıyor. ABD dolarının rezerv para olma gücünün sorgulanmaya başladığını vurgulayan Komat, merkez bankalarına olan güvenin zayıfladığını, devlet tahvillerinin “risksiz” algısını yitirdiğini ve Ukrayna, Orta Doğu ile Tayvan başta olmak üzere jeopolitik risklerin kalıcı hale geldiği düşüncesinin yatırımcı davranışlarını değiştirdiğini ifade etti.
ALTININ YÖNÜNÜ EKONOMİ, HIZINI JEOPOLİTİK RİSKLER BELİRLİYOR
Altın fiyatlarını yukarı taşıyan ana unsurun küresel ekonomik kırılganlıklar olduğunu belirten Komat, jeopolitik gelişmelerin ise bu hareketi hızlandıran bir katalizör görevi gördüğünü söyledi. Yüksek borçluluk, resesyon beklentileri ve merkez bankalarının politika patikasının altının yönünü belirlediğine dikkat çeken Komat, Orta Doğu, Ukrayna ve Asya-Pasifik hattındaki gelişmelerin ise kısa vadede risk primini artırarak fiyatlamayı sertleştirdiğini dile getirdi. Komat, makro kırılganlıkların altının taban talebini oluşturduğunu, merkez bankalarının bu hareketin kalıcılığını belirlediğini, jeopolitik gelişmelerin ise dalga boyunu ve ani sıçramaları yarattığını vurguladı. Ona göre altının yönünü ekonomi, ani hareketlerini ise küresel siyasi riskler şekillendiriyor.
KÜÇÜK YATIRIMCI İÇİN HEM FIRSAT HEM ZAMANLAMA RİSKİ
Altındaki sert yükselişin küçük ve bireysel yatırımcı açısından iki yönlü bir tablo sunduğunu ifade eden Hatay Komat, uzun vadede altının bir korunma aracı olduğunu, kısa vadede ise ciddi zamanlama riskleri barındırdığını söyledi. Bu seviyelerden alım yapmak isteyen yatırımcıların tek seferde piyasaya girmesinin sağlıklı olmadığını belirten Komat, kademeli alım ve zamana yayılmış bir stratejinin riskleri azaltacağını vurguladı. Portföyü dengeleyerek ilerlemenin, dalgalı dönemlerde yatırımcıyı koruyacağını ifade etti.
GRAM ALTIN SADECE ONSU DEĞİL, KURU DA FİYATLIYOR
ürkiye’de gram altının sadece küresel ons fiyatını değil, aynı anda döviz kurunu da yansıttığını belirten Komat, ons altındaki artışın gram altına kur etkisiyle birlikte daha güçlü yansıdığını söyledi. Gram altının, ons fiyatı ile dolar/TL kurunun birleşiminden oluştuğunu hatırlatan Komat, küresel belirsizliklerin arttığı ve yerel para biriminin baskı altında olduğu dönemlerde gram altında daha sert yükselişler görüldüğünü ifade etti. Bu nedenle gram altındaki hareketlerin yalnızca küresel piyasa üzerinden değil, Türkiye’ye özgü ekonomik koşullarla birlikte okunması gerektiğini dile getirdi.
GRAM ALTINDA YÖN YUKARI, HIZ DALGALI
Önümüzdeki döneme ilişkin beklentileri de paylaşan Hatay Komat, kur baskısı, iç piyasa talebi ve enflasyon beklentilerinin gram altın için güçlü bir taban oluşturduğunu söyledi. Komat’a göre gram altında orta vadede yukarı yönlü görünüm korunuyor. Ancak bu yükselişin düz bir çizgi şeklinde değil, zaman zaman düzeltmelerin yaşandığı dalgalı bir seyir izleyebileceğini vurguladı. Yani yön yukarı, fakat hız dönemsel olarak değişken olacak.