AK Parti Genel Merkez İnsan Hakları Başkanlığı, 19 Ağustos Dünya İnsani Yardım Günü dolayısıyla “İnsani Yardım ve Türkiye Modeli” başlıklı program düzenledi. AK Parti Genel Merkezi Fuaye Salonu’nda gerçekleştirilen programa kamu kurumlarının yanı sıra insani yardım alanında faaliyet gösteren kuruluşların yöneticileri katıldı. Programda, dünyanın farklı bölgelerinde yaşanan savaş, çatışma, doğal afet ve insani krizler karşısında yürütülen yardım çalışmaları değerlendirilirken, Türkiye’nin insani yardım yaklaşımı ve uluslararası alandaki faaliyetleri de ele alındı. Programa AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın, İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir, AFAD Başkanı Ali Hamza Pehlivan, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) Başkanı Abdullah Eren, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar (YTB) Başkanı Abdulhadi Turus ile Türk Kızılay Genel Başkanı Fatma Meriç Yılmaz katıldı.
CANGİR: “TÜRKİYE İNSANİ YARDIMDA ÖNEMLİ BİR YERDE”
Programın açılış konuşmasını İçişleri Bakan Yardımcısı Mehmet Cangir yaptı. Türkiye’nin insani yardım faaliyetlerine ilişkin değerlendirmelerde bulunan Cangir, ülkenin milli gelirine oranla dünyada en fazla insani yardım gerçekleştiren ülkelerin başında geldiğini söyledi. Bu durumun yalnızca rakamlardan ibaret olmadığını belirten Cangir, Türkiye’nin insani yardım yaklaşımının insan odaklı devlet anlayışının bir sonucu olduğunu ifade etti. Cangir, AFAD koordinasyonunda Türk Kızılay ve sivil toplum kuruluşlarının da katkılarıyla dünyanın farklı bölgelerinde yardım faaliyetlerinin sürdürüldüğünü aktardı. Özellikle Suriye’de oluşturulan güvenli bölgelerde yerinden edilmiş milyonlarca kişiye yönelik temel yaşam desteği ve barınma imkanlarının sağlandığını belirten Cangir, Türkiye’nin kriz bölgelerinde insani ihtiyaçlara yönelik çalışmalarını sürdürdüğünü kaydetti.
YARDIMLARIN ADRESİ YALNIZCA YAKIN COĞRAFYA DEĞİL
Türkiye’nin insani yardım çalışmalarının yalnızca komşu ülkelerle sınırlı olmadığına dikkat çeken Cangir, farklı kıtalarda devam eden faaliyetlere de değindi. Filistin ve Gazze’de yaşanan insani krizi de gündeme getiren Cangir, bölgede yaşanan zorluklara rağmen yardım ulaştırılması için çalışmalar yürütüldüğünü belirtti. Cangir’in konuşmasında Sudan, Afganistan, Ukrayna, Yemen ve Pakistan gibi krizlerin yaşandığı ülkeler de yer aldı. Afrika’da kuraklıktan etkilenen bölgelerde yürütülen yardım faaliyetlerine de dikkat çeken Cangir, Türkiye’nin farklı kriz başlıklarında insani yardım çalışmalarına katkı sunduğunu ifade etti.
“İNANÇ, KÖKEN VE DİL AYRIM UNSURU DEĞİL”
Programda verilen mesajlardan biri de insani yardımın herhangi bir ayrım gözetmeden yürütülmesi gerektiği oldu. Cangir, yardım ulaştırılırken insanların inancının, kökeninin, dilinin veya başka herhangi bir özelliğinin ayrım unsuru olmadığını vurguladı. İhtiyacın ve acının bulunduğu her bölgenin insani yardım açısından sorumluluk alanında görülmesi gerektiğini belirten Cangir, Türkiye’nin yardım anlayışının insan merkezli olduğunu dile getirdi.
YALÇIN: “İNSANİ YARDIM GÖZ ARDI EDİLEBİLİYOR”
Programda konuşan AK Parti Genel Başkan Yardımcısı ve İnsan Hakları Başkanı Hasan Basri Yalçın ise son yıllarda artan savaş ve çatışmaların dünya genelindeki insani yardım ihtiyacını daha da büyüttüğünü söyledi. Savaşların yalnızca cephede mücadele edenleri değil, milyonlarca sivili de etkilediğine dikkat çeken Yalçın, çatışmaların ardından ortaya çıkan göç, barınma, gıda ve sağlık sorunlarının insani yardım ihtiyacını derinleştirdiğini belirtti. Yalçın, uluslararası kuruluşların yaşanan krizler karşısında zaman zaman yetersiz kaldığını, sivil toplum kuruluşlarının ise son derece zor şartlarda yardım faaliyetlerini sürdürmeye çalıştığını ifade etti.
“STRATEJİK HESAPLAR İNSANİ YARDIMIN ÖNÜNE GEÇEBİLİYOR”
Yalçın’ın konuşmasında uluslararası ilişkilerdeki siyasi ve stratejik hesapların insani yardım faaliyetleri üzerindeki etkisi de öne çıktı. Uluslararası ilişkilerde güvenlik kaygıları ve stratejik hesapların, kriz bölgelerine ulaştırılması gereken yardımların önüne geçebildiğini savunan Yalçın, bu durumun ihtiyaç sahiplerinin daha fazla mağdur olmasına yol açabileceğini dile getirdi. Savaşların ve çatışmaların devam ettiği bir dönemde insani yardımın daha fazla önem kazandığını belirten Yalçın, uluslararası toplumun insani krizlere karşı daha duyarlı olması gerektiğine işaret etti.
GAZZE, SURİYE VE AFRİKA MESAJI
Programın dikkat çeken başlıkları arasında Gazze’deki insani krizden Suriye’deki yerinden edilmelere, Sudan’daki çatışmalardan Afrika’daki kuraklığa kadar farklı kriz bölgeleri yer aldı. Konuşmalarda, insani yardımın yalnızca afet sonrasında yapılan geçici desteklerden ibaret olmadığı; savaş, göç, yoksulluk, kuraklık ve benzeri krizlerde insanların temel ihtiyaçlarına ulaşabilmesini sağlayan uzun soluklu bir çalışma alanı olduğu mesajı öne çıktı.
TÜRKİYE’NİN YARDIM YAKLAŞIMI MASAYA YATIRILDI
“İnsani Yardım ve Türkiye Modeli” programında kamu kurumları ile insani yardım kuruluşlarının çalışmalarının yanı sıra Türkiye’nin uluslararası yardım faaliyetleri de değerlendirilmiş oldu. AFAD, Türk Kızılay, TİKA ve diğer kurumlarla yürütülen çalışmaların farklı coğrafyalardaki krizlere yönelik yardım faaliyetlerinde önemli bir rol üstlendiği belirtildi. Programda yapılan değerlendirmeler, savaş ve krizlerin dünya genelinde insani yardım ihtiyacını artırdığı bir dönemde Türkiye’nin yardım politikalarının kapsamını ve sahadaki uygulamalarını yeniden gündeme taşıdı.
“İNSAN” MERKEZLİ YARDIM VURGUSU
Ankara’daki programın ortak mesajı ise insani yardımın merkezinde insanın bulunması gerektiği oldu. Savaşların, siyasi anlaşmazlıkların ve uluslararası rekabetin gölgesinde kalan krizlerde sivillerin yaşadığı mağduriyetlerin görünür hale getirilmesi gerektiği vurgulanırken, yardım faaliyetlerinin ihtiyaç temelinde yürütülmesinin önemine dikkat çekildi. Dünya İnsani Yardım Günü kapsamında gerçekleştirilen program, Türkiye’nin farklı kriz bölgelerinde yürüttüğü yardım çalışmalarının yanı sıra küresel insani yardım sisteminin karşı karşıya olduğu sorunların da tartışıldığı bir buluşma olarak öne çıktı.





