Arıcı Ali Aktaş, Türkinform'a özel yaptığı açıklamada 2026'nın bal üreticisi için iyi bir yıl olduğunu söyledi. "Bu yıl gökyüzü bize cömert davrandı, bahar ve yaz yağmurları floraya can verdi" diyen Aktaş, uzun süre kuraklıktan şikayet eden Aksaray'daki arıcıların kovan başına 15-20 kilodan 35-40 kiloya çıkmayı hedeflediğini, Kars'ta sezon kısa sürse de balın beklenenden fazla geldiğini ve kilosunun 2 bin 500 liraya ulaştığını anlattı.

Aktaş 2016'dan beri arıcılık yapıyor. Aktaş'ın aktardığına göre Türkiye Arı Yetiştiricileri Merkez Birliği ülkede 9 milyona yakın kovan olduğunu ve 2026 üretiminin 100 bin tona yaklaşacağını açıkladı. Türkiye İstatistik Kurumu'nun 2025 verisinde kovan sayısı 8 milyon 817 bin, bal üretimi 97 bin 253 ton, Türkiye bu rakamlarla dünyada ilk üçte, Avrupa Birliği ülkeleri arasında birinci.
KESTANE BALINDA ÜRETİM 100 TONA DÜŞTÜ
Tablonun öbür yüzü kestane balında. "Gümüşhane'deki meslektaşlar bu yıl büyük kayıp verdi, birlik başkanları üretimin yarıya yakın azaldığını açıkladı. Kestane balıyla geçinen Kastamonulu arkadaşlar da hayal kırıklığı yaşadı" diyen Aktaş, Kastamonu'da ürünün üç dört kat azaldığını, toplam miktarın 100 tona indiğini ve kilosunun 3 bin 500 liraya çıktığını söyledi. Aktaş'a göre nedeni iklim ve 2021'den beri ağaçlara dadanan kestane gal arısı, zararlı yüzünden ağaçlar daha az çiçek veriyor.

"BİRİLERİ ŞURUPTAN BAL YAPIP YARI FİYATINA SATIYOR"
Aktaş'a göre arıcının en büyük derdi sahte bal. "Biz aylarca dağda bayırda arının peşinde koşuyoruz, birileri şuruptan bal yapıp yarı fiyatına satıyor. Masraflar arttıkça gerçek bal pahalanıyor, pahalandıkça millet ucuz olana yöneliyor. Halkın da kabahati yok, çoğu zaman hangisinin gerçek olduğunu anlayamıyor" dedi.
Masraf kalemleri mazot, nakliye ve arıya verilen şeker. "Şekere zam geldi mi doğrudan bizim sırtımıza biniyor. En çok canımı sıkan da kene ilacı meselesi. İlacın neredeyse tamamı yurt dışından geliyor, kur oynadıkça fiyatı da oynuyor, bazen piyasada bulmak bile mesele oluyor" diyen Aktaş, keneyle başa çıkamayan arıcının kolonisini bir mevsimde kaybettiğini söyledi. İklim de eski güvenilirliğini yitirdi, Artvin'de Şubat'ta ısınan havayla yavru büyütmeye başlayan arılar Mart ve Nisan soğuğunda vuruldu, üründe yarı yarıya düşüş konuşuldu.
KOVAN DESTEĞİ 250 LİRAYA ÇIKTI
Devlet desteği bu yıl arttı. Eylül'de yayımlanan Cumhurbaşkanı kararıyla birlik üyesi arıcıya kovan başına ödenen destek 140 liradan 250 liraya, üye olmayana 100 liradan 200 liraya çıktı, koruma altındaki arı gen kaynaklarını tampon bölgede muhafaza edenlere kovan başına 75 lira ek ödeme geldi. Aktaş desteği "güzel bir adım" olarak niteledi, ancak masrafların yanında "devede kulak" kaldığını söyledi.
AKTAŞ KIŞ İÇİN ÇERÇEVE BAŞINA İKİ KİLO BAL BIRAKIYOR
Ekim sonunda arıcının gündemi kışlatma. Gezgin arıcılar kovanlarını ılık bölgelere indiriyor, Aktaş da Gümüşhane'den her sonbahar Antalya'ya göçen meslektaşları gibi arıyı sıcakta kışlatıyor. "Benim kuralım şu: Kovanda kaç çerçeve varsa, her biri için iki kiloya yakın bal bırakırım ki arı aç kalmasın. Arı nüfusu da bunun yarısı kadar çerçeveyi kaplayacak kadar güçlü olmalı. Çelimsiz bir koloniyi tek başına kışa sokmam, bir başkasıyla birleştiririm" diyen Aktaş, polen azsa kek eklediğini, nemli ve rüzgarlı yerden kaçındığını söyledi.
Kene ilacının komşu arıcılarla eş zamanlı atılması gerektiğini belirten Aktaş, "Sen kovanını temizlersin, yandaki temizlemezse kene birkaç haftaya kalmaz sana döner" dedi. Kıştan tek dileği erken sıcaklığın gelmemesi, çünkü ılıyan havada dışarı çıkan arı boşuna yorulup depodaki balı tüketiyor, soğuk dönünce koloni güçsüz düşüyor.
Aktaş'ın vatandaşa önerisi ise şu şekilde: "Balını tanıdığın, güvendiğin bir üreticiden al. Hem sofrana gerçeği gelir hem de bizim alın terimiz boşa gitmez".





