TMMOB Maden Mühendisleri Odası Başkanı, Türkinform muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel demeçte Zonguldak’taki grizu patlamasını değerlendirdi. Olayın nedenlerinin incelemelerle netleşeceğini belirten Başkan, patlama sonrası yayılan zehirli gazların da ölümcül tehlike oluşturduğuna dikkat çekti.
GRİZU PATLAMALARI ÖNLENEBİLİR Mİ?
Grizu patlamalarının gerekli önlemler alındığında önlenebileceğini ifade eden Başkan, günümüz teknolojisinin bu tehlikeyle mücadele etmek için yeterli imkân sunduğunu söyledi. Önleyici tedbirlerin yalnızca bilimsel ve teknik bilgi düzeyinde kalmadığını, iş sağlığı ve güvenliği mevzuatında da yer aldığını kaydetti.
Çok istisnai ya da henüz bilinmeyen bir etkenin bulunup bulunmadığının ancak incelemeler sonucunda anlaşılabileceğini belirten Başkan, genel olarak grizu tehlikesine karşı uygulanacak yöntemlerin bilindiğini vurguladı:
“Bugünkü teknolojiyle grizu patlamasını önleyecek önlemler bellidir, vardır.”
Başkan, patlamanın nedenini değerlendirirken metanın nasıl biriktiğinin, ateşleme kaynağının ne olduğunun ve önleyici tedbirlerin nasıl uygulandığının araştırılması gerektiğine işaret etti.

TEHLİKEYLE MÜCADELE ÜRETİMDEN ÖNCE BAŞLIYOR
Metan gazına karşı güvenlik çalışmalarının üretimin ilk aşamalarında başladığını anlatan Başkan, kontrol sondajlarıyla ilerlenmesi planlanan bölgelerde gaz bulunup bulunmadığının araştırıldığını söyledi.
Metan tespit edilmesi durumunda gazın kontrollü biçimde uzaklaştırılmasına yönelik uygulamaların devreye girdiğini belirten Başkan, havalandırmanın bu süreçteki önemine dikkat çekti. Amaç, metanın ocak içinde tehlikeli düzeyde birikmesini önlemek ve gazın güvenli şekilde uzaklaştırılmasını sağlamak.
Başkan, kontrol sondajları, gazın tahliyesine yönelik çalışmalar ve havalandırmanın birbirini tamamlayan güvenlik uygulamaları olduğunu ifade etti. Böylece tehlikeye yalnızca ortaya çıktığı anda değil, üretim sürecinin başından itibaren müdahale edilebildiğini anlattı.
PATLAMAYA GİDEN ZİNCİR NASIL KIRILIR?
Grizu patlamasının meydana gelmesi için metan, oksijen ve bir ateşleme kaynağının uygun koşullarda bir araya gelmesi gerektiğini belirten Başkan, çalışanların yaşamını sürdürebilmesi için oksijene ihtiyaç duyulduğunu hatırlattı. Bu nedenle önleyici tedbirlerin metanın kontrol edilmesi ve ateşleme kaynaklarının engellenmesi üzerinde yoğunlaştığını söyledi.
Ocakta kullanılan araç ve ekipmanların çalışma ortamına uygun seçilmesinin hayati önem taşıdığını vurgulayan Başkan, şu değerlendirmede bulundu:
“Uygun patlayıcı maddeler, uygun iş ekipmanları, el aletleri kullanılması gerekiyor.”
Başkan, metanın tehlikeli düzeyde birikmesinin önlenmesi ve ateşleme kaynaklarının kontrol altına alınmasıyla patlamaya yol açan koşulların ortadan kaldırılabileceğini ifade etti. Gazla mücadele ve ekipman güvenliğinin birlikte ele alınması gerektiğini belirtti.
ÖNLEMLER BELLİYKEN ÖLÜMLER NEDEN SÜRÜYOR?
Teknik imkânlar ve güvenlik önlemleri mevcutken madencilerin neden hâlâ yaşamını yitirdiği sorusuna yanıt veren Başkan, önlemlerin eksik ya da yetersiz uygulanması üzerinde durdu. Zonguldak’taki olayda hangi hususun etkili olduğunun ise yapılacak incelemelerle belirleneceğini söyledi.
İlk aşamada önceliğin ocaktaki kişilerin çıkarılması olduğunu belirten Başkan, sonrasında olayın nedenlerinin ve güvenlik sürecindeki eksikliklerin araştırılacağını ifade etti:
“Neden meydana geldi, hangi madde ihmal edildi, hangi husus ihmal edildi, o tespit edilecek.”
Soma’da yaşanan olayı da hatırlatan Başkan, aynı ay içerisinde benzer acıların yeniden yaşanmasına tepki gösterdi. Soma’daki olayın ardından da açıklama yaptıklarını belirterek, günümüzün bilimsel ve teknik imkânlarına rağmen bu tür kazaların sürmesini kabul edilemez bulduklarını vurguladı:
“Yaşadığımız çağda bu tip kazaların meydana gelmesini kabul edilebilir görmüyoruz. Yaşanmaması gereken şeylerdir. Ama ne yazık ki hâlâ yaşıyoruz.”

PATLAMADAN KURTULMAK TEHLİKENİN BİTTİĞİ ANLAMINA GELMİYOR
Başkan, madenlerde can kayıplarının yalnızca patlamanın doğrudan etkisiyle meydana gelmediğine de dikkat çekti. Patlamanın ardından ortaya çıkan karbonmonoksitin, ocağın farklı bölümlerinde bulunan çalışanlara ulaşarak zehirlenmelere neden olabileceğini anlattı.
Patlamanın ilk etkisinden kurtulan işçilerin de yayılan zehirli gaz nedeniyle hayatını kaybedebileceğini belirten Başkan, tehlikenin patlama anından sonra da devam ettiğini vurguladı:
“Patlamanın şokundan kurtulsanız bile o gaza maruz kalırsanız zehirlenip ölüyorsunuz.”
Ocaktaki işçi sayısının ve havalandırma koşullarının can kayıplarının boyutunu etkileyebildiğini ifade eden Başkan, uygun havalandırmanın zehirli gazın çalışanlara ulaşmasını azaltmadaki önemini anlattı. Zonguldak’taki ocağın havalandırmasına ilişkin kesin bir değerlendirmede bulunmayan Başkan, yer altında daha fazla işçinin bulunması hâlinde sonuçların çok daha ağır olabileceğine dikkat çekti.





