İlişkilerin ilk dönemlerinde gün boyunca mesajlaşmak, sık sık aramak ve sürekli iletişimde kalmak oldukça yaygın olabiliyor. Ancak zamanla bu yoğunluk azalabiliyor. Mesajlara geç cevap verilmesi veya eskisi kadar sık yazılmaması ise bazı kişilerde partnerinin ilgisini kaybettiği düşüncesini doğurabiliyor.

Psikolojik Danışman Eylül Hazal Güleroğlu, ilişkinin başındaki yoğun mesajlaşmanın azalmasının farklı nedenlerden kaynaklanabileceğini belirtti. Güleroğlu, iletişim sıklığındaki değişimin tek başına ilişkinin niteliğini göstermediğini, değerlendirme yapılırken ilişkinin genelindeki ilgi, tutarlılık ve karşılıklılığın dikkate alınması gerektiğini vurguladı.

İLİŞKİNİN BAŞINDAKİ YOĞUN MESAJLAŞMA NEDEN AZALIYOR?

Psikolojik Danışman Eylül Hazal Güleroğlu, ilişkinin başlangıcında iki insanın birbirini tanımaya çalışırken daha yoğun iletişim kurabileceğini belirtti. Zamanla gündelik hayatın ritmi, sorumluluklar ve ilişkinin alışılmış düzeni mesajlaşma sıklığını değiştirebiliyor.

İlk zamanlarda günün büyük bölümünü mesajlaşarak geçiren çiftler, ilerleyen dönemde işlerine, sosyal çevrelerine ve günlük sorumluluklarına daha fazla zaman ayırabiliyor. Dolayısıyla iletişimin ilk günlere göre sakinleşmesi, her zaman duyguların azaldığı anlamına gelmiyor.

Ancak mesajlaşmadaki değişime partnerin genel davranışları da eşlik ediyorsa ilişkinin bütünüyle değerlendirilmesi önem taşıyor. İletişim kurma isteğinin, ilginin ve ilişkiye ayrılan zamanın belirgin biçimde azalması, üzerinde konuşulması gereken bir durum olabilir.

BİR MESAJIN GEÇ GELMESİ NEDEN KAYGI YARATIYOR?

Bazen tek bir mesajın geç gelmesi, kişinin zihninde büyük soru işaretlerine dönüşebiliyor. Beklediği yanıtı alamayan kişi, “Eskisi kadar sevmiyor mu?”, “Benden sıkıldı mı?” veya “Bir şey mi değişti?” gibi düşüncelere kapılabiliyor.

Türkiye yurt dışındaki asker birlikleri için yeni komutanlık kurdu
Türkiye yurt dışındaki asker birlikleri için yeni komutanlık kurdu
İçeriği Görüntüle

Sevgiliniz Artık Eskisi Kadar Mesaj Atmıyor MuBelirsizlik arttıkça partnerin davranışlarına farklı anlamlar yüklemek de kolaylaşabiliyor. Henüz nedeni bilinmeyen bir gecikme, kişinin zihninde ilişkinin kötüye gittiğinin işareti olarak yorumlanabiliyor. Böyle durumlarda yaşanan olay ile o olay hakkında geliştirilen düşünceleri birbirinden ayırmak önem kazanıyor.

Mesajlaşma sıklığıyla ilişkinin niteliği her zaman aynı şeyi göstermiyor. Bu nedenle tek bir davranış üzerinden kesin bir sonuca varmak yerine iletişimin zaman içindeki seyrini ve partnerin genel tutumunu değerlendirmek daha anlamlı oluyor.

GERÇEK İLGİSİZLİKLE KAYGI NASIL AYIRT EDİLİR?

Gerçek ilgisizlikle kişinin kendi kaygılarından kaynaklanan yorumlarını ayırt edebilmek için ilişkinin genelindeki davranışlara bakılması gerekiyor. Partnerin yoğun olduğu dönemlerde daha az mesaj atması veya iletişimin daha sakin bir düzene geçmesi tek başına ilgisizlik olarak değerlendirilmemeli.

Buna karşılık kişinin sürekli geri planda kaldığını hissetmesi, iletişim kurma çabasının karşılıksız kalması veya partnerinin ilişkiye ayırdığı zamanın belirgin biçimde azalması da göz ardı edilmemeli. Burada önemli olan, geç gelen tek bir mesajdan ziyade zaman içinde tekrarlanan davranışları dikkate almak.

Kişinin kendi kaygılarını fark etmesi, yaşanan durumu daha sağlıklı değerlendirmesine yardımcı olabilir. Aynı zamanda partnerin davranışlarını görmezden gelmeden, varsayımlar yerine gözlemlenebilir değişikliklere odaklanmak da önem taşıyor.

İLETİŞİMDEKİ DEĞİŞİM PARTNERLE NASIL KONUŞULMALI?

Mesajlaşmanın azalması kişide üzüntü, endişe veya değersizlik hissi yaratıyorsa bu duyguları görmezden gelmek gerekmiyor. Öncelikle değişimin kişide ne hissettirdiğini fark etmek ve beklentileri açıkça ifade etmek, iletişim sorunlarının ele alınmasına yardımcı olabilir.

Cep Telefonu

Psikolojik Danışman Eylül Hazal Güleroğlu, iletişimdeki değişimin kişide yarattığı duygunun partnerle açıkça konuşulmasının önemini vurguladı. Suçlayıcı ifadeler yerine kişinin kendi duygularını anlatması, tarafların birbirlerinin beklentilerini ve yaşadıklarını anlamasını kolaylaştırabilir.

İlişkinin başındaki yoğun mesajlaşmanın azalması tek başına ilişkinin kötüye gittiğini göstermiyor. Asıl değerlendirilmesi gereken, iletişimdeki değişimin ilişkinin genelindeki ilgi, tutarlılık ve karşılıklılıkla nasıl bir ilişki içinde olduğu. Beklentileri açıkça konuşmak ve tekrarlanan davranışları dikkate almak, belirsizliğin daha sağlıklı ele alınmasına yardımcı olabilir.

Muhabir: Büşra Aköz