Fon krizinde tasfiye ve ödeme sürecine ilişkin yasal düzenleme Meclis'ten geçti. Tasfiyesine Karar Verilen Bazı Yatırım Fonları Hakkında Kanun Teklifi, TBMM Genel Kurulunda kabul edilerek yasalaştı. Dokuz maddeden oluşan kanunla, Sermaye Piyasası Kurulunun (SPK) 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verdiği ve kanunun yürürlüğe girdiği tarihte tasfiyesi tamamlanmamış yatırım fonlarının malvarlıklarının tespit edilmesi, nakde çevrilmesi, hukuka aykırı çıkarılan değerlerin geri kazanılması ve yatırımcılara ödeme yapılması için özel bir mekanizma oluşturuldu. Düzenleme, tasfiye sürecinde oluşan zararların sorumlulardan tahsil edilmesine ilişkin hükümleri de içeriyor. Kanunla tasfiye işlemlerinin SPK gözetiminde yürütülmesi, yatırımcıların hak sahipliğinin ilgili kurumların kayıtları üzerinden belirlenmesi ve geri kazanılan tutarların fon pay sahiplerine dağıtılması amaçlanıyor. Kanun, belirtilen tarihte tasfiyesine karar verilen ve tasfiyesi tamamlanmamış fonlarla sınırlı olacak. Diğer yatırım fonları için genel veya sürekli bir tasfiye ve sorumluluk rejimi oluşturulmayacak.

Fon Tasfiye

TASFİYE SÜRECİNİ SPK YÖNETECEK

Kanuna göre fonların tasfiyesi, SPK'nin gözetim ve denetimi altında, tasfiye işlemlerini yürütmekle görevlendirilen kuruluşlar tarafından gerçekleştirilecek. SPK; tasfiye aşamalarını, fon varlıklarının tespit edilmesini ve nakde çevrilmesini, değerleme esaslarını, fon pay sahiplerinin belirlenmesini, ara ve nihai ödemeleri, dağıtım sırasını ve tasfiyeye ilişkin diğer usulleri belirlemeye yetkili olacak. Tasfiye işlemlerinde yatırımcıların menfaatleri, varlıkların piyasa koşulları, fon portföylerinin yapısı ve varlıkların korunması dikkate alınacak. Görevli kuruluşlar, mümkün olan en yüksek ekonomik değerin elde edilmesi için gerekli özeni gösterecek. Borsada oluşan fiyatın ilgili varlığın gerçek değerini yansıtmadığının veya tasfiyeyi geciktireceğinin SPK tarafından belirlenmesi halinde farklı satış yöntemleri devreye alınabilecek. Bu kapsamda geri alım, hakim ortağa satma hakkı, toptan satış, özel işlem bildirimi ve geçici olarak farklı fiyat marjı uygulanması gibi yöntemlere karar verilebilecek.

Spk’den 12 Şirkete 40 Milyar Tl’lik Ihraç Onayı

SPK, tasfiye ile görevli kuruluşların talebi üzerine varlıkların Borsa İstanbul dışında satılmasına da onay verebilecek. Bu satışlarda SPK'nin yatırım fonlarına ilişkin düzenlemelerinde bulunan kısıtlamalar uygulanmayacak. Varlıkları satın alan yatırımcıların söz konusu varlıkları belirli bir süre borsada satmalarının veya satış sonucunu doğuracak işlemler yapmalarının engellenmesine de karar verilebilecek. Tasfiye sırasında tahsil edilen tutarlar, fonun yönetimi ve tasfiyesi için yapılan zorunlu giderler düşüldükten sonra tasfiye malvarlığına eklenecek. Tasfiye tamamlandıktan sonra tahsil edilen tutarlar ise aynı yatırımcıya mükerrer ödeme yapılmasını önleyecek şekilde geri kazanım hesabına aktarılacak.

KURUMLAR BİLGİ VE BELGELERİ GECİKTİREMEYECEK

Kanun, tasfiye sürecinde görev alan kurumların bilgi paylaşımına ilişkin yükümlülüklerini de belirliyor. Merkezi Kayıt Kuruluşu (MKK), Takasbank, Borsa İstanbul, Türkiye Bankalar Birliği, tasfiye ile görevli kuruluşlar, portföy yönetim şirketleri, portföy saklama kuruluşları, diğer sermaye piyasası kurumları ve kamu kurumları, gerekli bilgi ve belgeleri talep üzerine gecikmeksizin SPK'ye, Yatırımcı Tazmin Merkezine (YTM) veya Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna (TMSF) vermek zorunda olacak. Kurumlar, kendi mevzuatlarında bulunan gizlilik ve sır saklama hükümlerini gerekçe göstererek bu bilgileri vermekten kaçınamayacak. Yatırımcıların hak sahipliği ise tasfiye ile görevli kuruluşlar tarafından MKK, Takasbank, Türkiye Elektronik Fon Alım Satım Platformu (TEFAS), portföy saklama kuruluşları ve dağıtım kuruluşlarının kayıtları karşılaştırılarak fon ve hesap bazında belirlenecek. Kanun ayrıca, SPK'nin 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen fonlarla bağlantılı olarak Sermaye Piyasası Kanunu'nda düzenlenen piyasa bozucu eylem, bilgi suistimali veya piyasa dolandırıcılığı fiillerini işlediği ya da bu fiilleri işleyenlerle birlikte hareket ettiği SPK tarafından tespit edilen kişi ve kurumlara tasfiye veya geri kazanım hesaplarından ödeme yapılmayacağını hükme bağlıyor.

YATIRIMCIYA 1 MİLYON TL'YE KADAR ARA ÖDEME

Kanunun en dikkat çeken hükümlerinden biri, yatırımcılara yapılabilecek ara ödemeler oldu. Fon malvarlığının nakde çevrilmesinin ardından bütün yatırımcılara ödeme yapmaya yetecek nakdin oluşmaması halinde, kanunda belirlenen koşullarla ara ödeme yapılabilecek. Buna göre net yatırım tutarı 1 milyon TL'nin altında olan yatırımcılar için hesaplanan net yatırım tutarı kadar, 1 milyon TL ve üzerinde olan yatırımcılar için ise en fazla 1 milyon TL ara ödeme yapılabilecek. Ödeme, yatırımcının hesaplanan net yatırım tutarını aşamayacak. Ara ödeme tutarının hesabında kanunda belirtilen endeksleme uygulanmayacak. Para piyasası niteliğindeki fonlar hariç olmak üzere, ara ödeme tutarı yatırımcının hesabında bulunan fon katılma paylarının önceki gün sonu itibarıyla hesaplanan toplam değerini de aşamayacak. Önceki gün sonu fiyatı açıklanmayan fonlarda Takasbank tarafından ilgili güne ilişkin yapılan değerleme esas alınacak. Düzenleme, her yatırımcıya otomatik olarak 1 milyon TL ödeneceği anlamına gelmiyor. Ödeme tutarı, net yatırım tutarı ve ilgili fonun tasfiye malvarlığıyla sınırlı olacak.

Bakan Işıkhan'dan şehit ve gazi çocuklarına müjde! Ödemeler yarın başlıyor
Bakan Işıkhan'dan şehit ve gazi çocuklarına müjde! Ödemeler yarın başlıyor
İçeriği Görüntüle

Dağıtılabilir nakdin ara ödemelerin tamamını karşılamaya yetmemesi durumunda SPK, mevcut paradan mümkün olan en fazla sayıda yatırımcının yararlanmasını sağlamak amacıyla farklı bir dağıtım yöntemi belirleyebilecek. Bu kapsamda net yatırım tutarı en düşük olan yatırımcıdan başlanarak ödeme yapılmasına veya tüm yatırımcılar için asgari bir ara ödeme tutarı belirlenmesine karar verilebilecek. Hiçbir yatırımcıya net yatırım tutarını, kanunda belirtilen hak ve alacak tutarlarını veya 1 milyon TL'lik ara ödeme tavanını aşan ödeme yapılamayacak. Ara ödeme karşılığında fon katılma payları iade edilmeyecek; payların iadesi nihai tasfiye ödemeleri sırasında gerçekleştirilecek.

NET YATIRIM TUTARI NASIL HESAPLANACAK?

Kanun, yatırımcıların tasfiye bakiyesinden alacakları ödemelerde esas alınacak net yatırım tutarının hesaplanma yöntemini de düzenliyor. Hesaplamada yatırımcının fona fiilen yaptığı her bir nakit girişi ve fondan yaptığı her bir nakit çıkışı dikkate alınacak. Bu tutarlara, tasfiye tarihine kadar Türkiye İstatistik Kurumu tarafından açıklanan tüketici fiyat endeksi (TÜFE) ile yurt içi üretici fiyat endeksindeki (Yİ-ÜFE) değişim oranlarının aritmetik ortalaması kıstelyevm usulüyle uygulanacak. Giriş ve çıkış tutarları bu yöntemle hesaplandıktan sonra, yatırımcının fona yaptığı girişler çıkışlarından fazlaysa fondan yapılan nakit çıkışları ilk giren ilk çıkar esasına göre düşülecek. Net yatırım tutarı MKK tarafından hesaplanacak. Kanuna göre tasfiye bakiyesinden yapılacak ödemeler, bu hesaplama sonucunda bulunan tutarı aşamayacak. Nihai ödeme aşamasında ise yatırımcıya tasfiye malvarlığından, geri kazanım hesabından, isteğe bağlı iade hesaplarından veya diğer hukuki yollarla daha önce yapılan ödemeler mahsup edilecek.

FONLARDAN HUKUKA AYKIRI ÇIKARILAN VARLIKLAR GERİ ALINACAK

Düzenleme, fon malvarlığından hukuka aykırı biçimde çıkarılan değerlerin geri kazanılmasına ilişkin kapsamlı hükümler içeriyor. Fonun menfaatine uygun gerçek bir ekonomik amacı bulunmayan işlemlerle fon varlıklarından başka kişi veya kuruluşlara aktarılan değerler, kanun kapsamında hukuka aykırı çıkarılmış varlık olarak değerlendirilebilecek. Karşılıksız veya muvazaalı işlemlerle gerçekleştirilen kredi, borç, avans, teminat, devir, temlik, alım-satım, repo, ters repo ve benzeri işlem ya da sözleşmeler de düzenlemenin kapsamında yer alıyor. İlişkili taraflara, hakim ortaklara, yöneticilere, bunların doğrudan veya dolaylı kontrol ettiği kişilere ya da üçüncü kişilere aktarılan para, sermaye piyasası araçları, mal, hak ve alacaklar ile bunların yerine geçen veya değerlendirilmesiyle elde edilen değerler bu kapsamda ele alınabilecek. Kanun, fonun uğradığı zarar veya kayıp ile tasfiye bakiyesindeki eksiklikten öncelikle fonun kurucusu ya da yöneticisi olan portföy yönetim şirketini sorumlu tutuyor. Bu şirketten tutarın tamamen veya kısmen tahsil edilememesi ya da tahsil edilemeyeceğinin açıkça anlaşılması halinde, sorumluluğu SPK tarafından belirlenen gerçek ve tüzel kişiler ile bunlarla birlikte hareket ettiği tespit edilenler şahsen sorumlu tutulabilecek. Sorumluların görevlerinden ayrılmış olması, görev yaptıkları veya yönetim ya da kontrolü ellerinde bulundurdukları dönemde gerçekleştirdikleri işlem ve kararlardan doğan sorumluluklarını ortadan kaldırmayacak. Kanun, bu kişilerden kaynaklanan özel hükümlere dayalı tazminat yükümlülüklerini de saklı tutuyor.

TMSF SORUMLULARIN MALVARLIKLARINDAN TAHSİLAT YAPACAK

SPK, tasfiye işlemleriyle denetim ve inceleme sonuçlarını dikkate alarak her bir fonun zarar veya kayıp tutarını, eksik kalan tasfiye bakiyesini, sorumlu gerçek ve tüzel kişileri ve bunların sorumlu oldukları tutarları belirleyerek TMSF'ye bildirecek. Bildirimin ardından TMSF, sorumluların malvarlıklarından geri kazanım sağlamak amacıyla tahsilat ve takip işlemlerini başlatabilecek. Bu işlemlerde Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun ile Bankacılık Kanunu'nun ilgili hükümlerinden yararlanılabilecek. Kanun kapsamında açılacak davalarda İstanbul idare mahkemeleri yetkili olacak.

Düzenleme, TMSF'nin tahsilat süreci devam ederken ilgili kişilerin malvarlığı değerlerine yönelik diğer icra işlemleri bakımından da özel hükümler getiriyor. TMSF'nin bu kanun kapsamındaki alacakların tahsili için yürüttüğü takipler sonuçlanıncaya kadar ilgili kişiler hakkında yeni icra takibi başlatılamayacak; daha önce başlatılmış takipler duracak. Bu süreçte ilgili malvarlığı değerlerinin satışı ve paranın paylaştırılması işlemleri yapılamayacak. Söz konusu varlıklara ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz konulamayacak; daha önce konulmuş haciz, ihtiyati haciz ve ihtiyati tedbirler ise başka bir işleme gerek olmaksızın kalkacak.

Tmsf Turkiyenin Unlu Sirketini Satiyor 22 Milyar Tlden Ihaleye Cikacak 17478964942205 2

EL KONULAN VARLIKLAR İÇİN AYRI HESAP AÇILACAK

Fonlarla bağlantılı fiillere ilişkin soruşturmalar kapsamında, Ceza Muhakemesi Kanunu'nun ilgili hükümleri uyarınca malvarlığı değerlerine el konulabilecek. El konulan varlıklar arasında fona doğrudan iadesi hukuken mümkün olan para ve sermaye piyasası araçları bulunması halinde bunların ilgili fona veya geri kazanım hesabına iadesine Cumhuriyet savcısı, hakim ya da mahkeme tarafından karar verilebilecek. Doğrudan fona devredilemeyen malvarlığı değerleri için TMSF kayyım olarak atanabilecek. Kayyım atanması halinde TMSF, Bankacılık Kanunu kapsamında kendisine tanınan yetkileri kullanabilecek; yargılama sonucunu beklemeden malvarlıklarını satabilecek veya tasfiye edebilecek. Satış ve tasfiye sonucunda elde edilen tutarlar, her bir fon için ayrı ayrı açılan geri kazanım hesaplarında izlenecek. Yargılama sonucunda müsaderesine karar verilen ve suçtan zarar gören fonun malvarlığından çıktığı veya fon zararının karşılığı olduğu mahkemece belirlenen değerlerin Hazineye gelir kaydedilmeden ilgili fona aktarılması öngörülüyor. Fonun tasfiyesi tamamlanmışsa söz konusu değerler geri kazanım hesabına aktarılacak.

GERİ KAZANIM HESAPLARINDAKİ PARA YALNIZCA YATIRIMCIYA ÖDENECEK

Kanun kapsamında tahsil edilen veya iade edilen tutarlar ile suçla bağlantılı malvarlığı değerlerinden ilgili fona ya da fon pay sahiplerine aktarılmasına karar verilen tutarlar, TMSF bünyesinde her fon için ayrı alt hesaplarda tutulacak. Bu hesaplar TMSF'nin kendi malvarlığından ayrı olacak. Hesaplarda bulunan para yalnızca ilgili fonun tasfiyesi ve yatırımcılara yapılacak ödemeler için kullanılabilecek. Başka bir amaçla kullanılamayacak, teminat gösterilemeyecek ve kamu alacakları için dahi haczedilemeyecek. Bu tutarlar üzerine ihtiyati tedbir veya ihtiyati haciz de konulamayacak. Geri kazanım hesaplarında biriken tutarlar, zorunlu masraflar düşüldükten sonra TMSF tarafından tasfiye ile görevli kuruluşa aktarılacak. Tasfiyesi tamamlanmış fonlarda ise tutarlar, SPK tarafından bildirilen yatırımcılara ödeme yapılmak üzere YTM'ye gönderilecek.

YTM, ödemeleri fon katılma payı sahiplerinin pay oranlarına göre gerçekleştirecek. Dağıtım sonucunda bir yatırımcıya düşen tutarın, işlem ve aktarım maliyetleri dikkate alınarak SPK tarafından belirlenecek asgari ödeme tutarının altında kalması halinde para yatırımcı adına izlenecek. Birikmiş tutar asgari ödeme sınırına ulaştığında yatırımcıya ödeme yapılacak. Bir geri kazanım tutarının birden fazla fonla bağlantılı olması durumunda, bu paranın fonlar arasında nasıl dağıtılacağını SPK belirleyecek. Dağıtımda fon türü, likidite yeterlilik oranı, fon katılma payı sahipliği yapısı, yatırımcının korunması ve ilgili fonlardaki tasfiye oranı gibi ölçütler dikkate alınacak.

DAHA ÖNCE ÖDEME ALANLAR İÇİN GÖNÜLLÜ İADE MEKANİZMASI

Kanun, tasfiye kararı verilen fonlarda gerçeğe aykırı oluşan değerler üzerinden katılma paylarını tasfiye tarihine kadar fona iade ederek ödeme almış kişiler için de isteğe bağlı iade mekanizması öngörüyor. Bu kişilerin fiilen yaptıkları yatırım tutarı ve paranın fonda kaldığı süre dikkate alınacak. Aynı yatırım stratejisi kategorisinde olduğu kabul edilen fonların yıllık ortalama getirisi üzerinden SPK tarafından hesaplanacak emsal getiriyi aşan tutar, Kurulca ilan edilen hesaplara isteğe bağlı olarak iade edilebilecek. Emsal getiri hesaplanırken tasfiyesine karar verilen fonların getirileri hesaba katılmayacak. Ayrıca söz konusu fonların malvarlığında bulunan ve fiyatlarının gerçeğe aykırı oluştuğu SPK tarafından belirlenen paylardan kazanç elde eden kişiler, olağan piyasa getirisini aşan tutarı genel hisse iade hesabına gönüllü olarak aktarabilecek. Bu hesaplamalarda kullanılacak emsal fon grubu, dönem, yıllık ortalama getiri, endeks ve diğer objektif piyasa ölçütleri ile iade tutarının belirlenmesine ilişkin usul ve esasları SPK belirleyecek.

Kişisel verilerin korunmasında yeni dönem mi? Meclis’te seçim gündemi2

SPK VE YTM DIŞARIDAN HİZMET ALABİLECEK

Kanun, düzenlemenin uygulanması sırasında ihtiyaç duyulması halinde SPK ve YTM'nin dışarıdan hizmet almasına da imkan tanıyor. Kurul tarafından belirlenecek koşullar çerçevesinde kanunun uygulanmasından doğan işler ile açılacak dava ve takipler için avukatlık hizmeti alınabilecek. Ayrıca muhasebe ve yazılım geliştirme hizmetleri de dışarıdan temin edilebilecek. Kanunun uygulanmasına ilişkin usul ve esaslar SPK tarafından belirlenecek. TMSF'nin görev alanına giren konularda ise TMSF'nin görüşü alınacak. Kanunda hüküm bulunmayan durumlarda Sermaye Piyasası Kanunu, Ceza Muhakemesi Kanunu, Bankacılık Kanunu ve ilgili diğer mevzuatın bu düzenlemeye aykırı olmayan hükümleri uygulanacak.

KANUN YAYIMLANDIĞI TARİHTE YÜRÜRLÜĞE GİRECEK

Dokuz maddeden oluşan kanun, yayımlandığı tarihte yürürlüğe girecek. Kanun hükümlerini Cumhurbaşkanı yürütecek. Böylece SPK'nin 17 Eylül 2026 tarihli kararlarıyla tasfiyesine karar verilen ve tasfiyesi tamamlanmamış fonlar için tasfiye, geri kazanım, sorumlulardan tahsilat ve yatırımcılara ödeme süreçlerini düzenleyen özel bir yasal çerçeve oluşturulmuş oldu.

Kaynak: HABER MERKEZİ