MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, son dönemde kamuoyunda tartışma konusu olan çeşitli araştırmalar üzerinden "Terörsüz Türkiye" sürecine yönelik değerlendirmelerde bulundu. Özellikle Amedspor taraftarlığı ve futbol ile kimlik arasındaki ilişkiyi konu alan araştırmaya tepki gösteren Bahçeli, söz konusu çalışmaların barış ve kardeşlik iklimini hedef aldığını savundu. Bahçeli, son dönemde farklı hedef kitlelere yönelik olsa da aynı amaca hizmet ettiğini düşündüğü girişimlere dikkat çekerek, emperyalizm vurgusu yaptı.

"MANEVİ DEĞERLER ÜZERİNE OYNAMALAR, DÜŞMANI SEVİNDİRECEKTİR"

MHP lideri, bu girişimlerin "Terörsüz Türkiye" sürecinin oluşturduğu atmosferi zehirlemeye yönelik olduğunu belirterek, "Son günlerde hedef kitlesi farklı olsa da maksadı aynı olan, emperyalizmin kuklası sözde araştırmacılar tarafından terörsüz Türkiye'nin oluşturduğu barış ve kardeşlik iklimini zehirlemeye dönük girişimler dikkat çekicidir" dedi. Kürt Çalışmaları Merkezi (KSC) ile Rawest Araştırma işbirliği ve Friedrich-Ebert-Stiftung'un desteğiyle hazırlanan "Kürtlerde Amedspor Algısı ve Taraftarlığı Araştırması"nın 28 Ağustos 2026 tarihinde açıklandığını belirten Bahçeli, araştırmanın futbol ile kimlik arasındaki ilişkiye dair yaklaşımını eleştirdi. Bahçeli, çalışmanın bölücülük anlayışını canlı tutmaya yönelik olduğunu savunarak, "Araştırma, Amedspor taraftarı, futbol ile kimlik arasındaki çizginin nasıl yoğunlaştırdığını iddia etmekte, bölücülük ihanetini zinde tutmaya çalışmaktadır" dedi. Bahçeli, bununla birlikte başka bir kamuoyu araştırmasını da gündeme getirdi. Türk milletinin dini inançlarının araştırma konusu yapılmasına tepki gösteren Bahçeli, söz konusu ankete ilişkin değerlendirmesinde şu ifadeleri kullandı:

"Yine, güvenirliği sıfırlamış, ahlaken iflas etmiş bir araştırma ve danışmanlık şirketince kamuoyuna servis edilen bir başka ankette Türk milletinin Allah'a, Meleklere, Kur'an-ı Kerim'e, Peygamberimize, Kadere, Öldükten sonra dirileceğine ve hesaba çekileceğine olan inancı sözde araştırılmış ve olumsuz sonuçlar ortaya konulmuştur."

Bahçeli, Türk milletinin dini inancının hedef alınmasının manevi değerler açısından sonuçları olacağını belirterek, "Türk milleti Müslüman bir millettir" dedi. Bahçeli, söz konusu girişimlerin Türkiye'nin düşmanlarını sevindireceğini savunarak, "Türk milleti Müslüman bir millettir, manevi değerler üzerinde oynamalar, ancak düşmanları sevindirecektir" ifadelerini kullandı.

TERÖRSÜZ TÜRKİYE ÖNEMLİ BİR AŞAMAYA GELMİŞTİR

Bahçeli, açıklamalarının devamında "Terörsüz Türkiye" hedefinin TBMM'de kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile önemli bir aşamaya ulaştığını belirtti. Bu sürecin adalet, huzur ve barış hedefiyle başlatıldığını ifade eden Bahçeli, kanunun kabul edilmesini önemli bir gelişme olarak değerlendirdi ve şu ifadeleri kullandı:

"İnsanlığı özlemini duyduğu adalete, huzura ve barışa kavuşturma ülküsüyle başlattığımız Terörsüz Türkiye hedefi, TBMM'nde kabul edilen "Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun" ile önemli bir aşamaya gelmiştir."

Kanunun 467 milletvekilinin oyuyla kabul edilmesine de dikkat çeken Bahçeli, bunun milli iradenin bir yansıması olduğunu belirtti. Söz konusu oylamanın "Terörsüz Türkiye" hedefine yönelik kapsamlı bir mutabakatın göstergesi olduğunu söyleyen Bahçeli, "Kanunun 467 milletvekilinin oyu ile kabul edilmiş olması milli iradenin izdüşümü; terörsüz Türkiye'ye, barışa, kardeşliğe, milli dayanışma ve toplumsal bütünleşmeye yönelik kararlılığın ve kapsamlı mutabakatın göstergesidir" dedi. Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" hedefinin yalnızca güvenlik politikası olarak değerlendirilmemesi gerektiğini belirterek, bu sürecin kardeşlik, barış ve refah açısından da önem taşıdığını vurguladı. Bahçeli, geleceğe yönelik mesajında, "Terörsüz Türkiye kardeşlik, barış ve refah ümidi, gelecek Türk asırlarının müjdesidir" ifadelerini kullandı. Terörün Türkiye'nin kalkınma iradesinin önünde engel oluşturduğunu ifade eden Bahçeli, terör belasından kurtulmanın kardeşliğin daha güçlü hale gelmesine katkı sağlayacağını belirterek, "Kalkınma irademize pusu kuran, ekmeğimizi küçülten, terör illetinden kurtulmak, kardeşliğimizin yeniden ve daha sağlam biçimde, Anadolu'nun her karışında kavileştirmektir" ifadelerini kullandı.

Bahçeli, terörün tasfiye edilmesi ve güvenliğin kalıcı hale gelmesiyle birlikte Türkiye'nin kalkınma hamlesinin önündeki önemli engellerden birinin ortadan kalkacağını belirtti. "Terörsüz Türkiye"nin bölgesel istikrar açısından da önem taşıdığını vurgulayan Bahçeli, şu değerlendirmede bulundu:

"Terörün tasfiye edildiği, güvenliğin kalıcı biçimde sağlandığı, şehirlerin ve kırsal alanların huzur iklimine kavuştuğu terörsüz Türkiye'de kalkınma hamlesinin önündeki en büyük engellerden biri ortadan kalkmış olacaktır. Terörsüz Türkiye, terörsüz ve istikrarlı bölgeye açılan kapı, Emperyalist senaryolara vurulan darbe, bölge halklarının kendi geleceklerine sahip çıkma iradesidir. Cumhuriyetimizin yeni yüzyılında Türk ve Türkiye yüzyılını inşa etme gayretinde ve kararlılığındayız. Nitekim ülkemiz, bölgesel ve küresel ölçekte önemli bir aktör olarak öne çıkmaktadır."

“BARIŞ VE KARDEŞLİK İKLİMİNİ ZEHİRLEMEK İSTEYEN DİNAMİKLER DEVREDEDİR”

Bahçeli, böyle bir ortamda çeşitli araştırmalar üzerinden milli ve manevi değerlerin hedef alındığını savundu. Bu çalışmaların hayırlı gelişmeleri sabote etme amacı taşıdığını öne süren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Türkiye ekonomik ve sosyal hayatın canlandığı, huzur, güven ve refahın artığı, milletçe hep birlikte Türkiye olmanın hazzının alındığı, barış ve kardeşliğin kök saldığı bir iklimdedir. Emek emek, ilmek ilmek örülen, milli birlik ve dayanışmanın, toplumsal bütünleşmenin güçlendiği böylesi bir ortamda çeşitli araştırma adı altında Türk milletinin milli ve manevi dinamikleriyle oynanmak, hayırlı gelişmeler sabote edilmek istenmektedir. Barış ve kardeşlik iklimini zehirlemek isteyen dinamikler devrededir."

SPORDA KİMLİK SİYASETİ UYARISI

Bahçeli, açıklamasında sporun toplumsal bütünleşmedeki rolüne de dikkat çekti. Sporun kardeşlik, barış ve dayanışma açısından önemli bir araç olduğunu belirten Bahçeli, spor alanının siyasi amaçlarla kullanılmaması gerektiğini vurgulayarak, "Spor; kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve toplumsal bütünleşmenin en güçlü araçlarından biridir. Bu nedenle spor alanının kimlik siyaseti, ayrıştırıcı söylemler veya siyasi amaçlarla kullanılmasından özenle kaçınılmalıdır" dedi. Sporun yalnızca rekabetten ibaret olmadığını belirten Bahçeli, ahlak, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluğun da sporun temel değerleri arasında bulunduğunu söyledi. Bahçeli, şunları kaydetti:

"Sporun temelinde rekabetin yanı sıra ahlak, karşılıklı saygı ve toplumsal sorumluluk anlayışı bulunmalıdır. Başarı da kuşkusuz bu değerlerden taviz verilmeden elde edilmelidir. Türkiye'nin toplumsal huzurunu, birlik ve beraberliğini güçlendirmeye yönelik hassasiyet gözetilmeli; spor kulüpleri ve spor organizasyonları, toplumsal barış konularında provokatif girişimlerin aracı haline getirilmemelidir."

Bahçeli; Spor kulüplerinin toplumsal gerilimleri artırabilecek söylemlerden uzak durması gerektiğini belirterek, "Bu çerçevede Amedspor da dahil olmak üzere tüm spor kulüplerinin, sporun birleştirici ruhuna uygun hareket etmesi ve toplumsal gerilimleri artırabilecek tutum ve söylemlerden uzak durması önem taşımaktadır" sözlerini kullanarak Amedspor dahil olmak üzere tüm spor kulüplerine çağrıda bulundu. Sporun siyasetten ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarından uzak tutulması gerektiğini vurgulayan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Sporun; siyasetin ve ayrıştırıcı kimlik tartışmalarının değil kardeşliğin, barışın, dayanışmanın ve ortak geleceğimizin meşru zemini olması gerekmektedir. Spor kisvesiyle terörsüz Türkiye hedefini, barış, huzur ve kardeşlik iklimini zehirlemeye kimsenin hakkı yoktur. Haddi de olmamalıdır. Türk milletinin kritik ve hassas dönemini istismara kalkışanlar, zilleti toplumsal zemine indirmeye gayret edenler karşılarında Milliyetçi Hareket Partisi'ni ve Cumhur İttifakı'nı bulacaklardır."

AMEDSPOR'A İLİŞKİN 4 MAYIS'TAKİ AÇIKLAMASINI HATIRLATTI

Bahçeli, Amedspor'a ilişkin eleştirilerinin ardından 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Nahit Eren'e hitaben yaptığı açıklamayı da hatırlattı. Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesini olumlu karşıladığını belirten Bahçeli, o tarihte yaptığı açıklamanın arkasında olduğunu ifade ederek şunları söyledi:

Uçaktaki uyarıdan Ege'ye uzanan kriz: Türkiye oldu bittiye izin vermeyecek
Uçaktaki uyarıdan Ege'ye uzanan kriz: Türkiye oldu bittiye izin vermeyecek
İçeriği Görüntüle

"Amedspor 'un süper lige yükselme başarısı üzerine 4 Mayıs 2026 tarihinde Amedspor Başkanı Sayın Nahit Eren'e hitaben yaptığım açıklamada; "1990 yılında kurularak Türk sporuna renk, heyecan ve yeni bir soluk kazandıran Amedspor'un, kulüp tarihinde ilk kez Süper Lig'e yükselme başarısı göstermesini memnuniyetle karşılıyorum. Bu anlamlı başarıyı Diyarbakır'ımız ve Türk futbolu adına kıymetli bir gelişme olarak değerlendiriyorum." demiştim ve aynı kararlılıktayız. Ne olduğu belirsiz bir araştırmadan mülhem siyasetin, sporun ve kimliğin iç içe girdiğini söyleyerek sporu kimlikle eşleştirmek gaflettir. Spora emek veren insanlara da büyük bir bühtandır. Siyasi görüşü etnik kökeni, mezhebi, meşrebi ne olursa olsun spor birleştiren, bütünleştiren herkesi kucaklaması gereken bir aktivitedir."

Amedspor'un Süper Lig'e yükselmesinin ve başarılı olmasının millet tarafından memnuniyetle karşılandığını belirten Bahçeli, "Amed Sporun Süper lige yükselmesinden ve burada başarılı olmasından milletimiz memnuniyet duymaktadır" dedi. Bahçeli, Anadolu kulüplerinin Süper Lig'de kalıcı olmasının önemli bir beklenti olduğunu belirterek sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bir Anadolu takımının süper ligde kalıcı olması geçmişte benzer takımlarımızda olduğu gibi büyük bir beklentidir."

“AMEDSPOR'U KİRLİ PROJELERİNE ALET ETMEK İSTEYENLER VAR”

Bahçeli, Amedspor'a ilişkin değerlendirmesinde kulübün bazı çevreler tarafından farklı amaçlarla kullanılmak istendiğini savundu. Bu konuda kulüp yöneticileri ve Diyarbakır halkına sorumluluk düştüğünü belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Bununla birlikte Amed Spor'u kirli projelerine alet etmek isteyenlerin olduğu anlaşılmaktadır ve bu provokasyona karşı en başta kulüp yetkililerinin ve Diyarbakır halkının tepki göstermesi gerekmektedir. Bu girişimler terörsüz Türkiye'yi sabote planıdır. Kardeşlik iklimini ve barışı zehirleme girişimidir. Amed Spor süper ligdeki oyunuyla, elde ettiği başarılarla takdirle takip edilen Türkiye'nin bir futbol kulübüdür ve öyle kalmalıdır. Futbol; kaliteli, ahlaklı, milli değerler etrafında dayanışmacı bir anlayışla ve uluslararası düzeyde yükselişlere, milli takım başarılarına odaklanan bir yaklaşımla ele alınmalıdır. Spor siyasete ve karanlık emellere alet edilmemeli, edenlerden yasalar çerçevesinde hesap sorulmalıdır."

“TRİBÜNLER PROVOKASYON ALANI HALİNE GETİRİLMEMELİDİR”

Bahçeli, açıklamasında tribünlerde yaşanabilecek provokasyonlara karşı da uyarılarda bulundu. Başta Amedspor yöneticileri olmak üzere "Terörsüz Türkiye" hedefini destekleyen herkese çağrı yapan Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"Başta Amed Spor yöneticileri olmak üzere terörsüz Türkiye'den yana olan herkesi bu konuda duyarlı olmaya, acilen tedbir almaya davet ediyoruz. Tribünler terörsüz Türkiye karşıtlarının provokasyon alanı haline getirilmemelidir. Taraftarlar arasına sızmalar önlenmelidir. Amigo kılıklı ihanet şebekelerinin spor, siyaset ve kimlik gibi düzmece yönlendirmelerle barışı tehdit eden bir dil geliştirmesinin önüne geçilmelidir. 7595 sayılı Millî Dayanışma Ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun'un uygulama aşamasında bu gibi sabotajların önüne geçmek zorunludur. Mezkur kanunla kurulan komisyonlar bu tarz provokasyonları önleme konusunda titizlikle hareket etmeli, gerekli yaptırımlar ilgili kurumlarca uygulanmalıdır."

Bahçeli, spor tartışmalarının yanı sıra "İslami anket" adı altında gündeme gelen başka bir araştırmayı da değerlendirdi. Bu çalışmanın da toplumsal açıdan tahrik ve yönlendirme amacı taşıdığını savunan Bahçeli, şu ifadeleri kaydetti:

"Sporla beraber İslami anket adı altında bir başka tahrik, tahribat ve yönlendirme eş zamanlı olarak gündeme sokulmuştur. Yüzde 99'u Müslüman olan Türk milletini inancıyla, ibadetiyle, değerleriyle olduğundan farklı göstererek köklü medeniyetimizi inkar edecek bir tablo ile zihinler karıştırılmak istenmektedir. Türk milletini köklerinden kopmuş, türedi topluluklar gibi göstermek maksatlıdır. Bu asil milleti itikadından, imanından, inanç ve değerlerinden yoksun lanse etmek büyük kötülüktür. Bunların kime ve hangi amaca hizmet ettikleri ifşa edilmelidir."

Bahçeli, Türk milletinin İslam ile ilişkisine dair değerlendirmelerini de açıklamasında geniş şekilde ele aldı. İslam'ın Türk milleti açısından taşıdığı öneme dikkat çeken Bahçeli, şunları kaydetti:

"İslam milletçe müşerref olduğumuz son dindir. Kutlu ceddimiz asırlar boyunca İslamın sancaktarı olmuştur. İki cihan serveri Peygamber Efendimiz rehberimizdir. Yahya Kemal Beyatlı'nın "Şu kopan fırtına Türk ordusudur yâ Rabbi, Senin uğrunda ölen ordu, budur ya Rabbi." mısralarında vurguladığı gibi Türk milleti zaferlerini şehit ve gaza ruhuyla, imanla, inançla kazanmıştır. Gelecek Türk asırları da bilimde, ekonomide, dış politikada bu inanç, iman ve sadakatle gerçekleştirilecektir."

Bahçeli, "İslami araştırma" adı altında yapılan çalışmaların Türk toplumunu olduğundan farklı göstermeye yönelik olduğunu savundu. Bu çalışmaların bir "beşinci kol faaliyeti" olduğunu ileri süren Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"İslami araştırma adı altında milletimizi köksüz, kişiliksiz, dinsiz bir toplum gibi gösterme gayreti büyük bir saptırma, önemli bir beşinci kol faaliyetidir. Türk milleti inançlıdır, ahlaklıdır, imanlıdır, dinine, diyanetine, geleneksel değerlerine, kültürel emanetlerine bağlı ve sadıktır. Türk milletinin böylesi bir üslupla itham edilmesi, töhmet altında bırakılması ayıplı ve ahlaksız bir komplodur. Bu anket şirketlerinin toplumda yapmaya çalıştıkları yönlendirme ve tahribat bütün yönleriyle araştırılmalıdır."

ANKET ŞİRKETLERİ İÇİN YASAL DÜZENLEME ÇAĞRISI

Bahçeli, açıklamasının devamında kamuoyu araştırmalarına ilişkin yasal düzenleme çağrısı yaptı. Bilimsellikten ve gerçeklikten uzak çalışmaların toplumu yönlendirmesinin önüne geçilmesi gerektiğini belirten Bahçeli, Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce de gündeme getirdikleri düzenleme önerisini anlatarak şu ifadeleri kullandı:

"Milliyetçi Hareket Partisi olarak daha önce gündeme getirdiğimiz üzere, kamu ayu araştırması adı altında bilimsellikten ve gerçeklikten uzak, toplumu yönlendirmeye dönük olarak servis edilen çalışmaların önüne geçmek, bilimsel ve hukuki temelde bunları değerlendirecek ve denetleyecek, uygulamada doğru standartların belirlendiği bir yasal düzenleme yapılmasını öngörüyoruz. Bu çerçevede kamuoyu araştırma kuruluşlarının ve araştırmacıların nitelik ve yeterliliklerine ilişkin esas ve usullerin belirlenmesini, yönlendirme veya etkileme maksadıyla yalan yanlış, yanıltıcı bilgiler sunanlara cezai yaptırımlar getirilmesini gerekli görüyoruz."

“TERÖRSÜZ TÜRKİYE'DEN GERİYE DÖNÜŞ OLMAYACAKTIR”

Bahçeli, açıklamasının en net mesajlarından birini "Terörsüz Türkiye" sürecinin devam edeceğine ilişkin verdi. Dezenformasyon ve algı operasyonlarıyla bu sürecin durdurulamayacağını belirten Bahçeli, "Dezenformasyonla ve algı operasyonlarıyla Türk milletinin kutlu yürüyüşünü durdurmaya, toplumsal mühendislik hesaplarıyla Türkiye'yi kargaşa ve kaos iklimine sokmaya, ülkemizin rotasını değiştirmeye kimsenin gücü yetmeyecektir. Terörsüz Türkiye'den geriye dönüş olmayacaktır. Muhatapları bilsin ki şer cephesinde kurulmaya çalışılan tuzakların farkındayız. Türkiye'nin yaklaşık elli yıldır mücadele ettiği, birçok insanımızın canına ve malına sebep olan terörden ilelebet kurtulma fırsatı ihanet şebekelerini rahatsız etmektedir. Kardeşliğimizin güçlendirilmesi, demokrasinin gelişmesi ve ülkemizin yükselişinin önündeki engellerin kaldırılması Türkiye hasımlarının uykularını kaçırmaktadır. Terör, şiddet ve bölücülüğün zihinlerden de silinmesinden, birlik ve beraberliğin kök salmasından rahatsız olanlar sözde araştırmalar üzerinden toplumu enfekte etmeye çalışsa da milletimizin feraseti kirli oyunları bozacak güçtedir" açıklamasını yaptı.

“EMPERYALİZMİN AYRIŞTIRICILIK ÇABASI BİLİNMEKTEDİR”

Bahçeli, "Terörsüz Türkiye" sürecinin yalnızca güvenlik açısından değil, ekonomik açıdan da önemli sonuçlar doğuracağını belirtti. Terörün tamamen tasfiye edilmesinin yatırımcı güvenini ve üretim kapasitesini artıracağını ifade eden Bahçeli, şu değerlendirmeyi yaptı:

"Terörün tamamen tasfiye edildiği bir Türkiye öngörülebilirliği ve yatırımcı güvenini artıracak, üretim kapasitesini güçlendirecek ve bölgesel ticaret ağlarının merkezinde vatandaşlarımızın refahını artıracaktır. Türkiye'nin terör meselesini; iç cephesini kuvvetlendirmiş, milli birliğini, siyasi ve ekonomik istikrarını sağlamış olarak, milli iradesi içinde çözüme kavuşturması, temel arzumuz ve hedefimizdir. O sebeple gerginlik ve kutuplaşmalara, toplumsal olaylara sebebiyet verebilecek girişimlerden kaçınılmasını hayati önemde görüyoruz. Emperyalizmin etnik, dini, mezhep temelli ayrıştırıcılık ve kaosu süreklileştirerek siyasi, sosyal ve ekonomik istikrarsızlık üretme çabası bilinmektedir. Terörsüz Türkiye, bölgemizdeki benzer tahriklere ve çatışmalara karşı da bölgesel istikrar ve barışı hedeflemektedir. Milletimiz terörsüz Türkiye'nin yanında duruyor ve terörün bütün unsurlarıyla gündemimizden çıkmasını istiyor. Terörün zehirli havasının siyasi iklimimizden temizlenmesini, ayrık otlarının güven ve huzur toprağımızdan sökülüp atılmasını diliyor. Demokrasi, hukuk devleti, refah ve güven ikliminin pekişerek hiçbir ayrım gözetmeksizin tüm vatandaşlarımızı kuşatmasını ve kucaklamasını arzu ediyor."

“HEPİMİZ TÜRKİYE CUMHURİYETİ'YİZ”

Bahçeli, açıklamasının sonunda "Terörsüz Türkiye" hedefinin devlet politikasının yanı sıra Türk siyasetinin ve milletin ortak başarısı olacağını ifade etti. Provokasyonlara karşı milletin dikkatli olması gerektiğini belirten Bahçeli, şu ifadeleri kullandı:

"İnanıyoruz ki milletçe provokasyonlara gelmeyecek, bir devlet politikası olan terörsüz Türkiye hedefi, Türk siyasetinin başarısı, inşallah da topyekün milletimizin eseri olacaktır. Hep birlikte Türk milletiyiz, hepimiz Türkiye Cumhuriyeti'yiz."

Kaynak: HABER MERKEZİ