Millî Savunma Bakanı Yaşar Güler, Hatay’ın İskenderun ilçesinde düzenlenen 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığı Sancak Tevdi Töreni’ne katıldı. Törende Genelkurmay Başkanı Orgeneral Selçuk Bayraktaroğlu ve Deniz Kuvvetleri Komutanı Oramiral Ercüment Tatlıoğlu da yer aldı.

Konuşmasında Türkiye’nin jeostratejik konumu, askerî imkân ve kabiliyetleri, operasyonel tecrübesi ve gelişen savunma sanayisiyle uluslararası güvenlik mimarisinde etkin bir aktör olduğunu belirten Güler, dost ve müttefik ülkelerle yürütülen iş birliklerinin ortak güvenlik anlayışını güçlendirdiğini ifade etti.

MEKKE VE BEDİR GİRİŞİMLERİ SAVUNMA İŞ BİRLİĞİNİ HEDEFLİYOR

Bakan Yaşar Güler, Türkiye, Suudi Arabistan ve Pakistan arasında imzalanan Mekke Ortak Savunma Anlaşması’nın ortak savunma, müşterek caydırıcılık ve askerî koordinasyon temelinde şekillendiğini söyledi. Anlaşmayla taraflar arasındaki güvenlik iş birliğinin geliştirilmesi ve daha kurumsal bir yapıya kavuşturulmasının amaçlandığını belirtti.

Bakan Güler’den Güvenlik Açıklama Türkiye Dost Ülkelerle Ortak Çözümler Geliştirecek.

Türkiye, Katar, Pakistan ve Endonezya arasında imzalanan Bedir Mutabakat Zaptı’nın ise farklı alanlarda iş birliğini geliştirmeye odaklandığını kaydeden Güler, savunma sanayisi, teknik askerî eğitim ve bilgi paylaşımının önemine dikkat çekti.

Mutabakatın ortak üretim, teknoloji geliştirme, araştırma ve geliştirme faaliyetleri, altyapı ve tedarik zincirlerinin güçlendirilmesini hedeflediğini ifade eden Güler, iki girişimin Türkiye’nin uluslararası güvenlik mimarisindeki rolünü ve dost ülkelerle ortak savunma ihtiyaçlarına yönelik çözüm geliştirme iradesini ortaya koyduğunu söyledi.

“GÜÇLÜ VE HER AN GÖREVE HAZIR BİR ORDUYA SAHİP OLMALIYIZ”

Uluslararası güç dengelerinin yeniden şekillendiği, bölgesel çatışmaların ve rekabetin derinleştiği bir dönemden geçildiğini belirten Güler, teknolojik gelişmelerin savaşın niteliğini ve harekât ortamını önemli ölçüde değiştirdiğini dile getirdi.

Kuşadası Kent Lokantası'nda satışların yüzde 92'si kartla yapıldı
Kuşadası Kent Lokantası'nda satışların yüzde 92'si kartla yapıldı
İçeriği Görüntüle

Karadeniz’den Ege’ye, Doğu Akdeniz’den Orta Doğu’ya uzanan yakın coğrafyadaki gelişmelerin güvenlik risklerini artırdığını kaydeden Güler, Türkiye’nin güvenliğini sağlamak, hak ve menfaatlerini korumak ve uluslararası barışa katkıda bulunmak için güçlü, modern, caydırıcı ve her an göreve hazır bir orduya ihtiyaç duyduğunu söyledi.

Günümüz harekât ortamında tehditlere karşı hazırlıklı olmanın, kuvvetleri eş güdüm içinde kullanmanın ve değişen koşullara hızlı uyum sağlamanın stratejik bir zorunluluk olduğunu vurguladı.

TÜRK SİLAHLI KUVVETLERİNİN GÖREVLERİNE DİKKAT ÇEKTİ

Türkiye’nin uluslararası alandaki etkinliğinin ve sorumluluklarının arttığını belirten Güler, Türk Silahlı Kuvvetlerinin terörle mücadele, hudut güvenliği, Mavi Vatan ve Gök Vatan’ın korunması, uluslararası görevler, eğitim ve tatbikat faaliyetleri dâhil geniş bir alanda görev yaptığını ifade etti.

Türk Silahlı Kuvvetlerinin Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti başta olmak üzere dost ve kardeş ülkelerle askerî iş birliğini sürdürdüğünü belirten Güler, Azerbaycan, Libya, Katar, Somali ve Balkanlar dâhil farklı coğrafyalardaki faaliyetlerin bölgesel ve küresel güvenlik ile istikrara katkı sunduğunu kaydetti.

EGE VE DOĞU AKDENİZ İÇİN DİYALOG MESAJI

Türkiye’nin hak ve menfaatlerinin korunmasında güçlü savunma kapasitesi ve etkili caydırıcılığın önemini vurgulayan Güler, teknolojik imkânların nitelikli insan gücüyle birleştirilerek ordunun harekât etkinliğinin ve hazırlık seviyesinin sürekli geliştirildiğini söyledi.

Türkiye’nin sorunların barışçıl yollarla çözülmesini, uluslararası hukukun esas alınmasını ve kalıcı istikrarın sağlanmasını önemsediğini belirten Güler, Yunanistan ile ilişkilerin de bu anlayış doğrultusunda ele alındığını ifade etti.

Ege Denizi ve Doğu Akdeniz’de iş birliğinin geliştirilmesini, anlaşmazlıkların karşılıklı anlayış ve diplomasi yoluyla çözülmesini istediklerini kaydeden Güler, diyalog kanallarının açık tutulmasının ve mevcut sorunların uluslararası hukuk ile iyi komşuluk ilişkileri temelinde ele alınmasının önemine dikkat çekti.

Güler, Türkiye’nin hak ve menfaatlerini hedef alan, gerilimi artıran veya sorunların çözümünü zorlaştıran yaklaşımları kabul etmelerinin mümkün olmadığını belirterek barışçıl çözüm arayışının hak ve menfaatlerden taviz verileceği anlamına gelmediğini söyledi.

KIBRIS TÜRK HALKININ HAKLARI VURGULANDI

Kıbrıs meselesine ilişkin değerlendirmelerde de bulunan Güler, Kıbrıs Türk halkının güvenliği, refahı, egemen eşitliği ve eşit uluslararası statüsünün Türkiye açısından vazgeçilmez öneme sahip olduğunu ifade etti.

Yarım asrı aşan müzakere sürecinde kalıcı bir çözüme ulaşılamamasının Ada’daki mevcut gerçeklerin dikkate alınmasını gerekli kıldığını belirten Güler, muhataplarına Kıbrıs Türk halkının meşru hak ve çıkarlarını gözeten bir anlayışla hareket etme çağrısında bulundu.

Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nde düzenlenmesi planlanan spor ve kültür-sanat etkinliklerinin engellenmesine yönelik girişimleri de eleştiren Güler, bu tür faaliyetlere yönelik engellemelerin kalıcı ve adil bir uzlaşmaya ulaşılması açısından soru işaretleri doğurduğunu söyledi.

Türkiye’nin Garanti ve İttifak Antlaşmaları doğrultusunda ülkenin ve Kıbrıs Türklerinin güvenliğini sağlamak için gerekli askerî ve siyasi tedbirleri almaya devam edeceğini belirten Güler, Ada’nın huzuru, güvenliği ve refahı için çalışmayı sürdüreceklerini kaydetti.

AMFİBİ BİRLİKLERİNİN HAREKÂT KABİLİYETİNE VURGU

Deniz Kuvvetlerinin köklü tarihi, nitelikli personeli, gelişen teknolojik altyapısı ve harekât tecrübesiyle Türkiye’nin denizlerdeki önemli caydırıcılık unsurlarından biri olduğunu ifade eden Güler, amfibi birliklerin bu gücün önemli bileşenleri arasında yer aldığını söyledi.

Amfibi birliklerin denizden karaya güç aktarabilme, farklı harekât ortamlarında görev yapabilme ve müşterek kuvvetlerle koordineli hareket edebilme kabiliyetlerine dikkat çeken Güler, 2’nci Amfibi Deniz Piyade Tugay Komutanlığının yeni teşkilatlanmasıyla gücünü artırdığını belirtti.

Tugayın Mavi Vatan’daki görevlerinin yanı sıra farklı coğrafyalarda görev yapan birliklere personel desteği sağladığını kaydeden Güler, Suriye’deki Barış Pınarı Harekâtı bölgesinden Azerbaycan’a, Somali’den Libya’ya kadar farklı bölgelerde yürütülen uluslararası görevlere katkı sunulduğunu ifade etti.

Bu görevlerin personelin mesleki tecrübesini ve harekât kabiliyetlerini geliştirdiğini belirten Güler, amfibi birliklerin müşterek ve çok uluslu görevlerdeki etkinliğine dikkat çekerek görevlerini başarıyla yerine getiren personeli tebrik etti.

Kaynak: İHA