Küratörlüğünü Leyla Kara’nın üstlendiği “Bana Beni Anlat” sergisi, 21. yüzyılda minyatür sanatını çağdaş bir anlatım diliyle yeniden ele alarak Türkiye’de gerçekleştirdiği beş şehirlik yolculuğun ardından Roma’da sanat izleyicisiyle buluşmaya hazırlanıyor. Bursa, Ankara, Çanakkale, Nevşehir ve Mardin’de yoğun ilgi gören sergi, 8–15 Ocak tarihleri arasında İtalya’nın kültür ve sanat merkezlerinden Roma’da ziyaret edilebilecek.

Whatsapp Image 2026 01 01 At 20.11.11

TÜRKİYE’DEN ROMA’YA UZANAN SANAT YOLCULUĞU

Türkiye yolculuğuna Bursa’da başlayan sergi, ardından Ankara, Çanakkale, Nevşehir ve Mardin’de sanatseverlerle buluştu. Her durakta kültürel hafıza, kimlik ve bireyin kendini arayışı temaları üzerinden şekillenen anlatısıyla dikkat çeken sergi, Roma ayağıyla birlikte bu çok katmanlı içeriğini uluslararası sanat izleyicisine taşıyor.

SERGİDE YER ALAN SANATÇILAR ÇAĞDAŞ MİNYATÜRÜN ÇOK SESLİ YAPISINI ORTAYA KOYUYOR

“Bana Beni Anlat” sergisi, farklı coğrafyalardan ve kuşaklardan sanatçıların üretimlerini bir araya getirerek minyatür sanatının güncel yorumunu ortaya koyuyor. Serginin küratörü Leyla Kara, felsefe temelli yaklaşımı ve klasik minyatür geleneğini çağdaş bir anlatımla birleştiren üretimleriyle serginin düşünsel çerçevesini oluşturuyor. Kara’nın yanında yer alan Nazmi Kişioğlu, insan merkezli anlatımı ve minyatür sanatını görünür kılmaya yönelik çalışmalarıyla serginin önemli isimlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Jülide Kişioğlu, şehirleşme ve yapılaşma temalarını geçmişle bugünü bir araya getiren özgün kompozisyonlarla ele alırken; Işıl Beken, çini ve seramik kökenli sanatsal geçmişini minyatür estetiğiyle buluşturuyor. İran minyatür geleneğinin güçlü temsilcilerinden Yakup Cem, uluslararası sergi deneyimiyle sergiye derinlik kazandırırken; Orta Asya üslubunu çağdaş bir dille yorumlayan Jahongir Ashurov, tarih, mitoloji ve folklor temalı sahneleriyle anlatının önemli yapı taşlarından birini oluşturuyor.

Klasik Türk sanatları altyapısını renk merkezli bir anlatımla birleştiren Senem Aşer, Avrupa’da sürdürdüğü üretim pratiğini minyatüre taşıyan Sümeyra Evsen, İran resmi geleneğini çağdaş kompozisyonlarla yorumlayan Reza Mahdevi ve çok yönlü sanatsal geçmişini minyatür anlatısına yansıtan Hemad Javadzade serginin anlatı zenginliğini artıran diğer isimler arasında yer alıyor.

Yeni kuşak sanatçılar arasında öne çıkan Fatmanur Akıncı, dijital sanat üretimleriyle minyatürü teknolojiyle buluşturan yaklaşımıyla dikkat çekerken; Rukayye Şimşek minyatürü bireysel keşfin bir aracı olarak konumlandırıyor. Reyhan Gönültaş, geçmiş İstanbul’u günümüze taşıyan çalışmalarıyla serginin hafıza boyutunu güçlendiriyor. Çin İslam minyatür ekolünün kurucularından Ali Lei Gong ve Çin ile Osmanlı minyatür gelenekleri üzerine akademik ve sanatsal çalışmaları bulunan Said Chuanyi Lei, serginin uluslararası karakterini belirginleştiriyor. Ebru ve katı sanatındaki ustalığını minyatürle buluşturan Fisun Onomay ise zanaat temelli güçlü bir anlatı sunuyor.

MİNYATÜR SANATI TARİHSEL BİR FORM OLMANIN ÖTESİNDE

Sergi, minyatür sanatını yalnızca geçmişin estetik bir anlatım biçimi olarak değil; günümüz dünyasıyla ilişki kurabilen, yaşayan ve dönüşen bir sanat alanı olarak ele alıyor. Klasik üretim teknikleri çağdaş anlatım biçimleriyle bir araya getirilerek izleyiciye disiplinlerarası bir okuma alanı sunuluyor.

DİJİTAL ÜRETİM SERGİYE YENİ BİR KATMAN EKLİYOR

Serginin dikkat çeken çalışmalarından biri, Fatmanur Akıncı’nın dijital araçlarla ürettiği “Sadık Bey” adlı eseri. Çalışma, minyatür sanatının geleneksel anlatım gücünü çağın teknolojisiyle bir araya getirerek geçmiş ile bugün arasında yeni bir ifade alanı oluşturuyor.

Ankara’da kritik temas: MİT Başkanı Kalın, Ukraynalı üst düzey yetkiliyle görüştü
Ankara’da kritik temas: MİT Başkanı Kalın, Ukraynalı üst düzey yetkiliyle görüştü
İçeriği Görüntüle

Whatsapp Image 2026 01 01 At 20.14.15

Dijital üretim, sergi içinde yalnızca teknik bir yöntem olarak değil, minyatür sanatının çağdaş dünyayla kurduğu ilişkinin güçlü bir örneği olarak konumlanıyor.

Whatsapp Image 2026 01 01 At 20.12.14

DOĞU VE BATI ARASINDA KÜLTÜREL BİR KÖPRÜ

Roma ayağıyla birlikte “Bana Beni Anlat”, Doğu’nun anlatı geleneği ile Batı’nın çağdaş sanat izleyicisi arasında kültürel bir bağ kurmayı amaçlıyor. Sergi, minyatür sanatının evrensel anlatım gücünü uluslararası ölçekte görünür kılarak farklı coğrafyalardan izleyicileri ortak bir anlatı etrafında buluşturuyor.

ROMA’DA 8–15 OCAK TARİHLERİ ARASINDA ZİYARETE AÇIK

“Bana Beni Anlat” sergisi, 8–15 Ocak tarihleri arasında Roma’da sanat izleyicisinin ziyaretine açık olacak. Sergi, minyatür sanatının çağdaş yorumunu uluslararası izleyiciyle buluşturan önemli kültür ve sanat etkinliklerinden biri olarak Roma sanat takvimindeki yerini alıyor.

Muhabir: Ulca Berk Tokmak