Teknolojinin hayatın her alanında etkisini artırmasıyla birlikte sanat ve tarih alanında da dijitalleşme giderek yaygınlaşıyor. Sanal müzelerin gelecekte fiziksel müzelerin yerini alıp alamayacağı tartışılırken, Sanat Tarihi Araştırmacısı Güler Yakışan, dijitalleşmenin bir tehditten çok doğru kullanıldığında önemli bir tamamlayıcı imkan olduğunu belirtti.

SANAL MÜZELER BÜYÜK İMKAN SAĞLIYOR

Yakışan, sanal müzelerin özellikle erişilebilirlik açısından önemli fırsatlar sunduğunu ifade ederek, engelli bireyler, maddi imkanları nedeniyle seyahat edemeyenler ve dünyanın farklı noktalarındaki eserlere ulaşmak isteyen öğrenciler için dijital müzelerin önemli bir kapı açtığını söyledi. Eserlerin dijital ortamda arşivlenmesi ve belgelenmesinin de sanat tarihi açısından hayati önem taşıdığını vurguladı.

SANAL TURLAR GERÇEĞİNİN YERİNİ ALAMAZ

Ancak sanal müzelerin fiziksel müzelerin ve saha deneyiminin yerini almasının mümkün olmadığını belirten Yakışan, sanat ve tarihin yalnızca zihinsel bir veri aktarımından ibaret olmadığını dile getirdi.

Bir eserin karşısında bulunmanın oluşturduğu atmosferin dijital ekranlara aktarılamayacağını ifade eden Yakışan, mekanın kokusu, taşın dokusu, ışığın mermer üzerindeki etkisi ve binlerce yıllık bir alanın oluşturduğu zamansallık hissinin fiziksel deneyimin ayrılmaz parçaları olduğunu söyledi.

EKRAN AYNI DUYGUYU VEREMİYOR

Rehberlik yaptığı turlardan da örnek veren Yakışan, insanların bir yapının fotoğrafını defalarca görebileceğini ancak o yapının gölgesinde durup hikayesini dinlemenin oluşturduğu duygunun ekran aracılığıyla verilemeyeceğini belirtti.

Yakışan, sanal araçların fiziksel ziyaretlerin önüne geçmek yerine insanların merakını artırabileceğine dikkat çekerek, dijitalleşmenin gelecekte fiziksel mekanlara yönelik ilgiyi ve ziyaret arzusunu da güçlendirebileceğini kaydetti.

Erdoğan imzaladı: DEAŞ ve El Kaide listesindeki 3 kişinin bilgileri güncellendi
Erdoğan imzaladı: DEAŞ ve El Kaide listesindeki 3 kişinin bilgileri güncellendi
İçeriği Görüntüle

Muhabir: Yalçın Taşbaşı