İzmir'in Çeşme ilçesinde 2012 yılında yaşanan plaj tartışması, Yargıtay'ın kararıyla sonuçlandı. İki çocuğuyla halk plajına gelen doktorun sahilden uzaklaştırılmasını "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma" suçu kapsamında değerlendiren Yargıtay, özel işletme görevlisi ile işletmeciye verilen 1 yıl 8'er ay hapis cezasını hukuka uygun buldu.

OLAY 2012'DE BAŞLADI
Olay, 1 Eylül 2012'de Çeşme Altınkum Plajı'nda meydana geldi. İddiaya göre iki çocuğuyla halk plajına gelen bir doktor, havlusunu sererek denize girmek istedi. Bu sırada özel işletmenin görevlisi, ailenin bulunduğu alandan ayrılmasını istedi.
Görevlinin doktora, "Burada duramazsınız, burası özel işletme. İnsanlar buraya para veriyor. Bedava yüzmek için şu kayalıklara gidin" dediği öne sürüldü. Doktorun itiraz etmesi üzerine ise "Eşyalarınızı denize atarım" sözleriyle tehdit edildiği iddia edildi. Yaşananların ardından doktor jandarmaya giderek şikayetçi oldu. Tutanak tutulmasının ardından olayla ilgili soruşturma başlatıldı.
Yapılan yargılama sonucunda işletme çalışanı "kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma", talimat verdiği belirlenen işletme yetkilisi ise "azmettirme" suçundan 1 yıl 8'er ay hapis cezasına çarptırıldı. Karar Yargıtay tarafından onandı. Daha sonra yapılan itirazı değerlendiren Yargıtay Ceza Genel Kurulu da verilen cezaları hukuka uygun bularak kararı kesinleştirdi.
![]()
KIYILAR HERKESİN ORTAK KULLANIM ALANI
Yargıtay kararında Anayasa'nın 43. maddesi ile Kıyı Kanunu'na dikkat çekildi. Kıyıların herkesin eşit ve serbest şekilde yararlanabileceği kamu alanları olduğuna vurgu yapıldı.
Kararda, hiçbir kişi veya işletmenin vatandaşların denize ulaşmasını engelleyemeyeceği belirtildi. Kamuya açık sahillerde vatandaşların herhangi bir ücret ödemeden havlularını sererek denize girebileceği, özel işletmelerin ise şezlong ve benzeri hizmetleri ücret karşılığında sunabileceği ancak ücretsiz denize giriş hakkını engelleyemeyeceği ifade edildi.
ŞİKAYET OLMASA DA SORUŞTURMA AÇILABİLECEK
Yargıtay kararında ayrıca, vatandaşın kamuya açık sahile girişinin engellenmesi halinde Cumhuriyet Başsavcılığının şikayet olmasa dahi resen soruşturma başlatabileceğine dikkat çekildi. Karar, kamuya açık kıyılarda vatandaşların denize erişim hakkına ilişkin emsal nitelikte değerlendirme olarak kayıtlara geçti.



