Açık veri platformu Opendatabot'un yayımladığı verilere göre, 2026'nın ilk yarısında Ukrayna genelinde yalnızca 71 bin 860 bebek doğarken, aynı dönemde 247 bin 516 kişi hayatını kaybetti. 2026'nın ilk altı ayında ölüm sayısı doğumların yaklaşık dört katına ulaşırken, uzmanlar Ukrayna'nın uzun vadeli nüfus kaybının giderek derinleştiğine dikkat çekiyor.
Böylece ülkede ölüm sayısı doğumların yaklaşık dört katına yükseldi. Geçen yıl aynı dönemde bu oran yaklaşık üç kat seviyesindeydi. Son veriler, demografik tablonun kısa sürede daha da kötüleştiğini gösteriyor.
DOĞUM ORANI TARİHİ DÜŞÜŞTE
Verilere göre yeni doğan bebek sayısı geçen yılın aynı dönemine kıyasla yüzde 16 azaldı. Yaklaşık on yıl önce Ukrayna'da her ay ortalama 32 bin doğum gerçekleşirken, bugün bu sayı 12 bin civarına kadar gerilemiş durumda. Uzmanlar, savaşın yarattığı belirsizlik, ekonomik zorluklar ve kitlesel göçün doğum oranlarını ciddi şekilde baskıladığı görüşünde.

HER YIL YÜZ BİNLERCE KİŞİ EKSİLİYOR
Demografik kayıplar yalnızca düşük doğum oranıyla sınırlı değil.
Verilere göre Ukrayna'nın nüfusu her yıl yaklaşık 800 bin kişi azalıyor. Bunun yaklaşık 500 bini göç, 250 bini ise ölüm sayısının doğumları aşmasından kaynaklanıyor. Başkent Kiev'de bile ölüm sayısının geçen yıla göre yüzde 11 arttığı bildirildi.
ASKERLİK VE SAVAŞ YORGUNLUĞU DA TABLOYU ETKİLİYOR
Haberde yer alan bilgilere göre yaklaşık 2 milyon Ukraynalının askerlik hizmetinden kaçındığı, yaklaşık 200 bin askerin ise ordudan firar ettiği öne sürüldü.
Öte yandan Gallup tarafından paylaşılan araştırma sonuçlarına göre Ukraynalıların yalnızca yüzde 24'ü savaşın sürmesini desteklerken, yüzde 66'sı çatışmaların müzakereler yoluyla sona ermesini istediğini ifade ediyor.

1991'DEN BUGÜNE MİLYONLARCA KİŞİLİK KAYIP
Demografik gerilemenin savaş öncesinde de başladığına dikkat çekilirken, Ukrayna'nın 2022'den önce de dünyanın en yüksek ölüm oranlarına sahip ülkelerinden biri olduğu hatırlatılıyor. 1991 yılında yaklaşık 52 milyon olan ülke nüfusunun bugün 22 ila 25 milyon seviyesine gerilediği belirtiliyor.
Uzun vadeli projeksiyonlar ise daha da dikkat çekici. Mevcut eğilimin sürmesi halinde 2040 yılına kadar çalışma çağındaki nüfusun üçte bir oranında azalması, çocuk nüfusunun ise yaklaşık yarıya düşmesi bekleniyor.



