Azerbaycan’ın başkenti Bakü’nün, Nuri Paşa komutasındaki Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycan birlikleri tarafından 15 Eylül 1918’de kurtarılmasının 108. yıl dönümü. Birinci Dünya Savaşı’nın son aylarında kazanılan zafer, bağımsızlığını yeni ilan eden Azerbaycan’ın geleceği açısından belirleyici gelişmelerden biri oldu.
Anadolu’dan Kafkasya’ya uzanan askerî harekât, Bakü’nün Azerbaycan hükûmetinin yönetimine geçmesini sağladı. Nuri Paşa ve beraberindeki askerlerin mücadelesi, aradan geçen bir asrı aşkın zamana rağmen iki ülkenin ortak hafızasında yerini koruyor.

BAĞIMSIZLIĞINI İLAN ETTİĞİNDE BAKÜ’YE HÂKİM DEĞİLDİ
Azerbaycan Demokratik Cumhuriyeti, 28 Mayıs 1918’de bağımsızlığını ilan ettiğinde Bakü, yeni devletin kontrolü dışında bulunuyordu. Hükûmet çalışmalarını Gence’de yürütürken petrol kaynakları ve Hazar Denizi’ndeki konumuyla stratejik önem taşıyan Bakü, farklı güçlerin mücadelesine sahne oluyordu.
Kentte önce Bolşevik yönetimi etkili oldu. Yaz aylarında ise yönetim değişti ve İngiliz askerlerinin desteklediği, Ermeni silahlı birliklerinin de yer aldığı kuvvetler Bakü’nün savunmasını üstlendi. Şehrin Azerbaycan yönetimine geçmesi, yeni cumhuriyetin siyasi ve ekonomik merkezine kavuşması anlamına geliyordu.

OSMANLI’DAN YARDIM TALEBİ VE NURİ PAŞA’NIN GÖREVİ
Osmanlı Devleti ile Azerbaycan arasında 4 Haziran 1918’de imzalanan Batum Antlaşması, iki taraf arasındaki ilişkilerin temel belgelerinden biri oldu. Antlaşmanın dördüncü maddesi, ihtiyaç duyulması hâlinde Osmanlı Devleti’nin Azerbaycan’a askerî yardım sağlamasını öngörüyordu.
Azerbaycan’ın yardım talebi doğrultusunda yürütülen harekâtın başında, Harbiye Nazırı Enver Paşa’nın görevlendirdiği kardeşi Nuri Paşa bulunuyordu. Henüz 28 yaşındaki komutanın yönettiği Kafkas İslam Ordusu, Azerbaycanlı askerlerin de katılımıyla Bakü’ye doğru ilerledi.

BAKÜ’YE UZANAN ZORLU HAREKÂT
Göyçay ve Kürdemir çevresindeki muharebeler, Bakü yolundaki ilerleyişte önemli rol oynadı. Osmanlı ve Azerbaycan birlikleri, karşılarındaki kuvvetleri geri çekilmeye zorlayarak şehrin çevresine ulaştı.
Eylül ortasında gerçekleştirilen son taarruzla Bakü’nün savunması aşıldı. 15 Eylül 1918’de şehre giren Kafkas İslam Ordusu ve Azerbaycan birlikleri, aylar süren harekâtın en önemli hedefine ulaştı. İngiliz kuvvetlerinin çekildiği kentte kontrolün sağlanması, Azerbaycan hükûmetinin Bakü’ye taşınmasının önünü açtı.
ZAFERİN BEDELİ BİN 130 ŞEHİT
Bakü’nün kurtuluşu için verilen mücadelede Kafkas İslam Ordusu bin 130 şehit verdi. Azerbaycan’ın farklı bölgelerinde bulunan şehit kabirleri, harekâtın Bakü’ye ulaşıncaya kadar uzandığı coğrafyayı da hatırlatıyor.
Bakü’nün yanı sıra Şamahı, Şeki, Göyçay ve Kürdemir gibi bölgelerdeki kabirler, Anadolu’dan gelen askerlerin hatırasını yaşatıyor. Nuri Paşa ise Azerbaycan tarihinde “Bakü Fatihi” olarak anılan isimler arasında bulunuyor.

ASKERÎ ZAFERDEN ORTAK HAFIZAYA
Osmanlı birliklerinin Bakü’deki varlığı, Birinci Dünya Savaşı’nın sonucuyla birlikte sona erdi. 30 Ekim 1918’de imzalanan Mondros Mütarekesi sonrasında Osmanlı kuvvetleri bölgeden çekilmek zorunda kaldı. Ancak eylül ayında kazanılan zafer, Bakü’nün Azerbaycan’ın başkenti olarak yerleşmesinde önemli rol oynadı.
Bugün 15 Eylül, Azerbaycan’ın bağımsızlık mücadelesinin önemli tarihlerinden biri olarak hatırlanıyor. Bakü Türk Şehitliği’nde yaşatılan askerlerin hatırası ve Nuri Paşa’nın adı, Türkiye ile Azerbaycan arasındaki tarihî dayanışmanın simgeleri arasında yer alıyor.




