Konuyu Türkinform’a değerlendiren nöroloji uzmanı Ayten Yılmaz, bu belirtilerin bazen yorgunluk ve stresin sonucu olarak ortaya çıkarken, bazı durumlarda altta yatan ciddi sağlık sorunlarının habercisi olabildiği uyarısında bulunuyor.
BAŞ AĞRISINA DİKKAT
Yılmaz, baş ağrısının toplumda en sık görülen sağlık şikayetlerinden biri olduğunu belirtiyor. Özellikle uzun süre ekran karşısında çalışmak, susuz kalmak, düzensiz uyumak ve yoğun stres baş ağrılarını tetikleyebiliyor.
Ancak ani başlayan, şiddeti giderek artan, daha önce yaşanmamış tarzda görülen veya görme kaybı, konuşma bozukluğu gibi nörolojik belirtilerle birlikte ortaya çıkan baş ağrılarının mutlaka değerlendirilmesi gerektiğine işaret ediliyor.
Baş ağrısı bazen yüksek tansiyon, migren, sinüzit, boyun fıtığı ya da nadiren beyin damar hastalıklarının ilk işareti olabiliyor.
GÖZ SEĞİRMESİ STRES GÖSTERGESİ
Göz kapağında istemsiz kasılmalar şeklinde görülen göz seğirmesi genellikle zararsız kabul ediliyor. Uzmanlara göre yoğun stres, yorgunluk, aşırı kafein tüketimi ve uykusuzluk göz seğirmesinin en sık nedenleri arasında yer alıyor.
Özellikle son yıllarda artan ekran kullanımı nedeniyle göz yorgunluğunun da önemli bir tetikleyici olduğu belirtiliyor.
Uzmanlar, seğirmenin haftalarca sürmesi, yüzün başka bölgelerine yayılması veya görme sorunlarıyla birlikte görülmesi halinde nörolojik değerlendirme gerekebileceğini ifade ediyor.
KALBİNİZİ DİNLEYİN
Kalp atışlarının normalden hızlı, düzensiz veya kuvvetli hissedilmesi olarak tanımlanan çarpıntı, birçok kişinin hayatının bir döneminde karşılaştığı bir durum şeklinde yer alırken, uzmanlar, yoğun stres, kaygı bozuklukları, aşırı kahve tüketimi, sigara kullanımı ve enerji içeceklerinin çarpıntıyı tetikleyebildiğini söylüyor.
Bununla birlikte çarpıntı; ritim bozuklukları, tiroit hastalıkları, kansızlık ve bazı kalp hastalıklarının da belirtisi olabiliyor. Özellikle göğüs ağrısı, nefes darlığı, baş dönmesi veya bayılma hissiyle birlikte görülen çarpıntıların acil değerlendirilmesi gerektiği vurgulanıyor.
KULAK ÇINLAMASI
Yılmaz, kulak çınlamasının, kişinin dışarıdan bir ses olmaksızın uğultu, vızıltı veya çınlama duyması olarak tanımlandığına işaret ederek, yüksek sese maruz kalmak, kulak enfeksiyonları ve yaşlanmaya bağlı işitme kaybının en yaygın nedenler arasında yer aldığını belirtiyor.
Bütün belirtilerin ortak noktasını stresin oluşturduğunun altını çizen Yılmaz, aynı zamanda uyku düzensizliği ve sağlıksız yaşam alışkanlıklarının da vücudu etkilediğini ifade ediyor. Yetersiz uyku, hareketsizlik, aşırı ekran kullanımı, yoğun iş temposu ve kronik stres hem sinir sistemi hem de kalp-damar sistemi üzerinde olumsuz etkiler yaratabiliyor.
NE YAPMALI?
Nöroloji uzmanı Ayten Yılmaz, sağlıklı bir hayat için şu önerilerde bulunuyor:
-Düzenli uyku alışkanlığı kazanılması.
-Gün içinde yeterli su tüketilmesi.
-Kafein tüketiminin sınırlandırılması.
-Düzenli fiziksel aktivite yapılması.
-Stres yönetimine önem verilmesi.





