Mersin'de 19 yıl önce işlenen ve faili meçhul olarak kayıtlara geçen Bahaddin Sefer cinayetinde kan donduran ayrıntılar ortaya çıktı. Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden açılan dosya kapsamında yürütülen soruşturmada, 49 yaşındaki Sefer'in öldürülmesine ilişkin şüphelilerin ifadeleri cinayetin nasıl işlendiğini gözler önüne serdi. Olay, 1 Ağustos 2007 tarihinde Mersin'in Akdeniz ilçesi Bahçe Mahallesi 4537 Sokak'ta bulunan müstakil bir evin avlusunda ortaya çıktı. Evin avlusunda çevresi tuğlalarla örülmüş ve üzeri betonla kapatılmış bir yapının içerisinde yan yatırılmış halde bir dondurucu bulundu. Dondurucunun açılmasıyla kilime sarılı erkek cesediyle karşılaşıldı. Yapılan incelemelerde cesedin 49 yaşındaki Bahaddin Sefer'e ait olduğu belirlendi. Sefer'in başında kırık, boynunda ise kesici alet yaralanması tespit edildi. Olayın ardından başlatılan soruşturma uzun yıllar sonuçsuz kaldı. Dosya, faili meçhul cinayetlerin aydınlatılmasına yönelik çalışmalar kapsamında Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından yeniden ele alındı.

6 ADRESE EŞ ZAMANLI OPERASYON DÜZENLENDİ
Yeniden başlatılan soruşturma kapsamında Mersin İl Emniyet Müdürlüğü Asayiş Şube Müdürlüğü Cinayet Büro Amirliği ekipleri harekete geçti. "Tasarlayarak ve canavarca hisle kasten öldürme" suçu kapsamında yürütülen teknik ve fiziki takip sonucunda şüphelilerin kimlikleri belirlendi. 30 Ekim sabahı Mersin merkezli olmak üzere Batman, İzmir, Aydın, Yozgat ve Sivas'ta tespit edilen 6 adrese eş zamanlı operasyon düzenlendi. Operasyonda Hikmet Ş., Hadi Y., Ahmet İ., Bektaş Ş., Özlem Ş. ve Ayşe E. gözaltına alındı. Şüphelilerin emniyetteki ifadeleriyle 19 yıl önce işlenen cinayetin ayrıntıları da gün yüzüne çıktı.
BUZDOLABINA SIĞMAYINCA CESEDİN BACAKLARINI KESTİLER
Soruşturma dosyasına giren şüpheli ifadeleri, cinayetin işlendiği gece yaşananları ortaya koydu. İfadelere göre olay gecesi saat 23.00 sıralarında Bahaddin Sefer, Hikmet Ş., Süleyman K. ve Hadi Y. maktulün evinde birlikte alkol aldı. Bir süre sonra Süleyman K.'nin Sefer'e arkasından yaklaşarak başına demir çubukla vurduğu belirtildi. Darbenin etkisiyle yere düşen Sefer'in üzerine Süleyman K. ve Hadi Y.'nin çullandığı, sıvacılık yapan Hikmet Ş.'nin ise elindeki bıçakla Sefer'in boğazını kestiği öne sürüldü. Sefer'in hayatını kaybetmesinin ardından şüphelilerin cesedi kilime sardığı ve evde bulunan buzdolabının kapağını söktüğü ifade edildi. Dondurucuyu yan yatırarak cesedi içine yerleştirmeye çalışan şüphelilerin, Sefer'in iri yapılı olması nedeniyle cesedi sığdıramadığı belirtildi. Şüphelilerin bunun üzerine cesedin bacaklarını kestiği ve parçalanmış haldeki cesedi dondurucuya yerleştirdiği soruşturma dosyasındaki ifadelere yansıdı.

AVLUYA GÖMDÜKLERİ DONDURUCUYU SEDİR GİBİ GÖSTERDİLER
Cinayetin ardından izleri ortadan kaldırmak isteyen şüphelilerin, dondurucuyu evin avlusuna taşıdığı belirlendi. Dondurucunun çevresine tuğlalar örüldüğü, içerisine beton döküldüğü ve üzerinin sıvanarak oturulabilecek bir sedir görünümüne getirildiği ifade edildi. İnşaat malzemelerinin Hikmet Ş. ve Süleyman K. tarafından Alsancak Mahallesi'ndeki açık bir depodan temin edildiği öğrenildi. Sökülen buzdolabı kapağının ise Süleyman K. tarafından ticari taksiyle Yumuktepe Deresi'ne atıldığı iddia edildi. Şüphelilerin cinayetin ardından Bahaddin Sefer'e ait altın, para ve ruhsatsız silahı aralarında paylaştıkları da soruşturma dosyasına girdi. Mahalle sakinlerinin Sefer'i sorması üzerine Süleyman K.'nin cinayeti gizlemek amacıyla, "Bahaddin İzmir'e gitti, kimseyle görüşmek istemiyor. Eşyaları da borç para alarak ben satın aldım" dediği öğrenildi. Avluda yeni dökülen betonun sorulması üzerine ise Süleyman K.'nin, "Üzerine çiçek koymak için Bahaddin ile birlikte yaptık" şeklinde açıklama yaptığı belirtildi.
CİNAYETİN GEREKÇESİ OLARAK 'NAMUS MESELESİ' İDDİASINI ÖNE SÜRDÜLER
Şüphelilerin ifadelerinde cinayetin gerekçesi olarak yıllar öncesine dayanan cinsel saldırı ve taciz iddialarını öne sürdükleri öğrenildi. Ayşe E., yaklaşık 40 yıl resmi nikahsız yaşadığı Hikmet Ş.'nin cezaevinde bulunduğu dönemde çocuklarının ihtiyaçlarını karşılamak amacıyla Bahaddin Sefer'dden para istemeye gittiğini iddia etti. Ayşe E., Sefer'in kapıyı kapatarak kendisine tecavüz ettiğini öne sürdü. Hikmet Ş.'nin söz konusu iddiayı öğrendikten sonra Sefer'e karşı büyük kin ve nefret beslemeye başladığını anlatan Ayşe E., eski eşinin maktul hakkında, "Bu Bahaddin namussuz, şerefsiz, ölümü hak ediyor" dediğini aktardı. Hikmet Ş.'nin oğlu Bektaş Ş. de çocuk yaşta olduğu dönemde Bahaddin Sefer'in kendisine cinsel tacizde bulunduğunu ileri sürdü. Söz konusu olayı uzun yıllar kimseye anlatmadığını belirten Bektaş Ş., 2026 yılı içerisinde babasına anlattığını ve bu iddiaların cinayet kararında etkili olduğunu savundu.

"GEBERTTİK GİTTİ, KURTULDUK ŞEREFSİZDEN"
Soruşturma dosyasındaki en dikkat çekici anlatımlardan biri Bektaş Ş.'nin ifadelerinde yer aldı. Bektaş Ş., operasyondan yaklaşık 7-8 ay önce babası Hikmet Ş. ve Ahmet İ. ile Mersin Adliyesi yakınlarında, MESKİ karşısındaki parkta alkol aldıkları sırada Bahaddin Sefer'in nasıl öldürüldüğünü sorduğunu anlattı. Bektaş Ş.'nin ifadesine göre, sorusu üzerine Ahmet İ. cinayete ilişkin, "Milletin karısına, kızına sarkıntılık yaptı, o şerefsiz ölümü hak etmişti, geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden" dedi. Bektaş Ş., babası Hikmet Ş.'nin de bu sözleri onaylayarak, "Geberttik gitti, kurtulduk şerefsizden" diye bağırdığını öne sürdü. Hikmet Ş.'nin konuşmanın devamında, "Milletin karısına kızına yan gözle baktığı için, tamam artık kapatın bu konuyu" diyerek kendisini azarladığını da iddia etti. Ahmet İ. ise parkta gerçekleşen alkol buluşmasını doğruladı ancak "geberttik" sözünü kendisinin söylemediğini, bu ifadelerin Hikmet Ş. tarafından dile getirildiğini savundu.
"ONU ÖLDÜRDÜM, SENİ DE KESER DOĞRARIM"
Dosyaya giren bir diğer dikkat çekici iddia ise Ayşe E.'nin ifadelerinde yer aldı. Ayşe E., eski eşi Hikmet Ş.'nin cinayetin ardından eve gelerek kendisine Bahaddin Sefer'i öldürdüğünü söylediğini öne sürdü. Ayşe E.'nin anlatımına göre Hikmet Ş., eve geldikten sonra, "Bu şerefsiz Bahaddin'in işini bitirdim, onu öldürdüm, burada artık duramam. Sen de bunu birilerine anlatırsan seni de keser doğrar öldürürüm" diyerek kendisini tehdit etti. 19 yıl boyunca faili meçhul olarak kalan cinayete ilişkin şüphelilerin ifadeleri soruşturmanın seyrini değiştirdi. Emniyetteki işlemleri tamamlanan 6 şüphelinin adliyeye sevk edilmesi beklenirken, soruşturmanın Mersin Cumhuriyet Başsavcılığı koordinesinde sürdüğü bildirildi.




