Çin'in eğitim sisteminde yapay zekâ kullanımını sınıfın merkezine taşıyan uygulamalar dikkat çekiyor. iFlytek'in geliştirdiği akıllı sınıf teknolojilerinde yapay zekâ, ayrı bir tablet ya da bilgisayar üzerinden kullanılmak yerine doğrudan öğretmenin ders anlattığı dijital tahta ile bütünleşiyor. Böylece öğretmenin klasik bir tahtada ders anlatır gibi yazmaya ve çizmeye devam etmesi, sistemin ise bu içeriği algılayarak öğrenciler için görselleştirmesi hedefleniyor.

ÖĞRETMEN DENKLEMİ YAZIYOR, YAPAY ZEKÂ GÖRSELLEŞTİRİYOR

Sistemin en dikkat çekici özelliklerinden biri el yazısını ve matematiksel ifadeleri tanıyabilmesi. Öğretmen tahtaya örneğin “y = x² - 3” şeklinde bir denklem yazdığında, yapay zekâ ifadeyi algılayarak denklemin grafiksel karşılığını ekrana taşıyabiliyor. Böylece öğrencilerin yalnızca formülü görmesi yerine, matematiksel ifadenin geometrik ve görsel karşılığını da incelemesi mümkün hale geliyor.

Google'da tarihi atama! Türk bilim insanı Koray Kavukçuoğlu en üst yönetime yükseldi
Google'da tarihi atama! Türk bilim insanı Koray Kavukçuoğlu en üst yönetime yükseldi
İçeriği Görüntüle

Benzer bir sistem geometri derslerinde de kullanılabiliyor. Öğretmenin elle çizdiği geometrik şekiller dijital ortamda düzenlenebiliyor ve uygun içeriklerde etkileşimli modellere dönüştürülebiliyor. Öğrenciler oluşturulan modelleri farklı açılardan inceleyerek soyut matematik ve geometri kavramlarını daha somut biçimde görebiliyor.

TABLET VE DİZÜSTÜ BİLGİSAYAR YERİNE DOĞRUDAN TAHTAYA YAPAY ZEKÂ

Çin'deki yaklaşımı dikkat çekici hale getiren noktalardan biri de yapay zekânın öğretmen ile ders arasına ayrı bir cihaz koymadan kullanılmaya çalışılması. Pek çok eğitim teknolojisinde öğretmenin uygulama açması, bilgisayar veya tablet kullanması ve içeriği önceden hazırlaması gerekirken, iFlytek'in sisteminde temel etkileşim doğrudan akıllı tahta üzerinden gerçekleştiriliyor.

Öğretmen kalemle yazıyor veya çizim yapıyor; sistem ise yazılan içeriği tanıyarak dijital araçları devreye sokuyor. Bu yaklaşım, öğretmenin alışık olduğu tahta kullanım biçimini tamamen değiştirmek yerine mevcut yöntemin üzerine yapay zekâ özellikleri eklemeyi amaçlıyor.

Yapay Zeka 6

60 BİN OKUL VE 160 MİLYON ÖĞRENCİ

Teknolojinin yaygınlığına ilişkin paylaşılan rakamlar ise oldukça çarpıcı. iFlytek'in eğitim teknolojilerinin Çin genelinde 60 binden fazla okulda kullanıldığı ve şirketin eğitim çözümlerinin yaklaşık 160 milyon öğrenciye ulaştığı yönünde veriler bulunuyor. Ancak sosyal medyada dolaşıma giren “60 bin okulun tamamında aynı yapay zekâ tahtasının kurulu olduğu” şeklindeki ifadeyle şirketin tüm eğitim ürünlerinin erişim rakamlarının birbirinden ayrılması gerekiyor.

Yine de iFlytek'in eğitim sektöründeki ölçeği, Çin'in yapay zekâyı yalnızca teknoloji şirketleri ve laboratuvarlarda değil, temel eğitim altyapısında da yaygınlaştırma hedefinin önemli örneklerinden biri olarak değerlendiriliyor.

ÇİN YAPAY ZEKÂYI SINIFIN İÇİNE TAŞIYOR

Çin son yıllarda yapay zekâyı stratejik sektörlerden biri olarak konumlandırırken eğitim de bu dönüşümün önemli alanlarından biri haline geldi. Akıllı sınıflar, otomatik değerlendirme sistemleri, kişiselleştirilmiş öğrenme araçları ve yapay zekâ destekli eğitim platformları ülkedeki dijital eğitim yatırımlarının önemli parçaları arasında bulunuyor.

Buradaki temel değişim ise öğrencilerin yapay zekâyı yalnızca dışarıdan kullanılan bir uygulama olarak görmemesi. Yapay zekânın doğrudan sınıfın ve ders anlatımının bir parçası haline gelmesi, çocukların matematikten fen bilimlerine kadar pek çok konuyu daha görsel ve etkileşimli biçimde öğrenebilmesine olanak sağlayabilir.

Tokat Ta Bugun Okullar Tatil Mi Deprem Sonrasi Egitime Ara Verildi Mi

EĞİTİMDE YENİ REKABET ALANI: YAPAY ZEKÂ

Yapay zekâ yarışının yalnızca çipler, robotlar, savunma teknolojileri veya büyük dil modelleri üzerinden yürümeyeceği giderek daha açık hale geliyor. Ülkelerin yeni teknolojileri eğitim sistemlerine ne kadar hızlı adapte ettiği de uzun vadede rekabet gücünü belirleyebilecek faktörlerden biri olarak öne çıkıyor.

Bugün ilkokul ve ortaokul sıralarında yapay zekâ destekli araçlarla matematik ve fen öğrenmeye başlayan öğrencilerin 10 veya 15 yıl sonra üniversitelere ve iş gücüne katılacağı düşünüldüğünde, eğitim teknolojilerine yapılan yatırımların sonuçları çok daha uzun vadede ortaya çıkacak.

Çin'in sınıfları yapay zekâ ile dönüştürme hamlesi bu nedenle yalnızca “akıllı tahta” meselesi olarak görülmüyor. Asıl soru, yapay zekâyı eğitimin doğal bir parçası olarak kullanarak yetişen yeni neslin bilim, mühendislik ve teknoloji alanlarında nasıl bir avantaj elde edeceği. Önümüzdeki yıllarda ülkeler arasındaki teknoloji yarışının en önemli cephelerinden biri, laboratuvarlardan önce sınıflarda şekillenebilir.

Kaynak: Haber Merkezi