Toprakla başlayan, desenlerle şekillenen ve fırınlama aşamasıyla tamamlanan çini sanatı, yüzyıllardır geleneksel Türk sanatları arasında varlığını sürdürüyor. Kültür ve Turizm Bakanlığı çini sanatçısı Hatice Şehnaz Baykal, bir eserin ortaya çıkması için gereken emek, dikkat ve sabrı Türkinform’a anlattı.

Türkinform Muhabiri Pelin Zengin’in sorularını yanıtlayan Baykal, çini çalışmalarında üretim süresinin eserin büyüklüğüne ve desenin yoğunluğuna göre değiştiğini söyledi. Daha sade çalışmalar kısa sürede tamamlanabilirken, ayrıntılı ve yoğun desenlere sahip eserlerde süreç haftalar hatta aylar sürebiliyor.

ÇİNİ SANATINDA DESEN AŞAMASI BELİRLEYİCİ

Çini yapımında desen, eserin ortaya çıkışındaki en önemli aşamalardan biri olarak öne çıkıyor. Sanatçının objenin yapısını, ölçüsünü ve uygulanacak motifleri önceden dikkate alması gerekiyor.

Baykal, fırınlama öncesinde yapılan çalışmalarda hatalı bölümlere müdahale edilebildiğini söyledi. Sanatçılar bu aşamada silgi veya jilet kullanarak bazı bölümleri düzeltebiliyor ya da kazıyabiliyor.

Ancak aynı bölge üzerinde fazla düzeltme yapılması eserin altyapısına zarar verebiliyor. Fırınlama tamamlandıktan sonra ise hatalı bölümlere müdahale etme imkanı bulunmuyor.

Bu nedenle desen aşamasında dikkatli çalışmanın önemine değinen Baykal, sanatçının uygulama sırasında konsantrasyonunu koruması gerektiğini ifade etti.

Çini Sanatı Zamana Direniyor Topraktan Gelen Renklerle Hayat Buluyor22

ÇİNİDE TOPRAK, BOYA VE ATEŞ BULUŞUYOR

Çini sanatının kendine özgü yapısında kullanılan malzemeler de eserin karakterini belirliyor. Toprak, boya ve ateşin bir araya geldiği üretim sürecinde çininin yapısında bulunan kuvars da önemli bir unsur olarak öne çıkıyor.

Baykal, çiniyle uğraşırken toprağa dokunmanın kendisinde rahatlatıcı bir his oluşturduğunu anlattı. Yaklaşık 20 yıldır bu sanatla ilgilenen Baykal, zaman içinde çininin hayatında vazgeçilmez bir yere dönüştüğünü dile getirdi.

Ankara’da soğuk havaya rağmen konser alanı doldu taştı: Hadise şarkılarıyla geceyi ısıttı
Ankara’da soğuk havaya rağmen konser alanı doldu taştı: Hadise şarkılarıyla geceyi ısıttı
İçeriği Görüntüle

GELENEKSEL MOTİFLER YENİ TASARIMLARLA BULUŞUYOR

Çini sanatının geçmişten bugüne taşınmasında geleneksel motiflerin önemli bir yeri bulunuyor. Baykal, bu mirasın korunması kadar günümüz tasarımlarıyla yeniden yorumlanmasının da sanatın gelecek nesillere aktarılması açısından önemli olduğunu söyledi.

Geleneksel desenlerin korunarak yeni tasarımlarla buluşturulması, çini sanatının farklı kuşaklara ulaşmasına katkı sağlıyor. Baykal, geçmişten gelen motiflerin güncel bakış açısıyla yeniden ele alınması gerektiğini düşünüyor.

Çini Sanatı Zamana Direniyor Topraktan Gelen Renklerle Hayat Buluyor

ÇİNİ SANATINDA HAYAL GÜCÜ ÖNE ÇIKIYOR

Çini sanatında teknik bilgi kadar sanatçının bakış açısı ve hayal gücü de özgün eserlerin ortaya çıkmasında belirleyici oluyor. Baykal, sanatçının sahip olduğu teknik altyapıyı kendi hayal gücüyle birleştirmesinin farklı tasarımların oluşmasına imkan verdiğini söyledi.

Sanatçının geleneksel motiflerden beslenirken kendi yorumunu da esere katması, çininin geçmiş ile bugün arasında bağ kurmasını sağlıyor. Baykal’a göre geleneksel anlayışın korunması ve yeni tasarımlarla desteklenmesi, çini sanatının gelecek nesillere aktarılmasında önemli bir rol oynuyor.

Topraktan çıkan bir malzemenin, sanatçının hayal gücü ve sabrıyla nasıl bambaşka bir esere dönüştüğü ise çini sanatının en dikkat çekici yönlerinden biri olarak öne çıkıyor.

Muhabir: Pelin Zengin