Çocuğunuz yaşıtlarından daha geç konuşmaya başlayabilir. Ancak konuşma gecikmesinin altında yalnızca gelişimsel farklılıklar değil, işitme kaybından ekran kullanımına kadar birçok farklı etken bulunabiliyor. Uzmanlar, çocukların dil gelişiminde aile içi iletişimin önemine dikkat çekiyor.
Peki, çocuklarda konuşma gecikmesinin en sık karşılaşılan nedenleri neler? Ekran kullanımı, çevresel faktörler veya aile içindeki iletişim bu süreci etkiler mi? Memorial Göztepe Hastanesi Konuşma ve Dil Terapisti Ceren Yılmaz, Türkinform’a konuştu.
“KONUŞMA GECİKMESİ TEK BİR NEDENE BAĞLI ORTAYA ÇIKAN BİR DURUM DEĞİLDİR”
Konuşma gecikmesinin tek bir nedene bağlı ortaya çıkan bir durum olmadığını kaydeden Yılmaz, işitme kaybı, gelişimsel dil bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu, nörolojik hastalıklar, bilişsel gelişim farklılıkları ve ağız-yüz kaslarını etkileyen bazı yapısal sorunların konuşma gelişimini etkileyebileceğini, bu nedenle her çocuğun mutlaka bireysel olarak değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.
“TELEFON, TABLET, TELEVİZYON ÇOCUĞUN İLETİŞİMİNİ AZALTIR”

Çevresel etkenlerin de dil gelişiminde önemli rol oynayacağının altını çizen Ceren Yılmaz, özellikle uzun süre telefon, tablet veya televizyon karşısında vakit geçirmek, çocuğun karşılıklı iletişim kurma fırsatını azaltabileceğini söyledi.
DİL BECERİSİNİ GELİŞTİREN VE OLUMLU ETKİLEYEN YÖNLER
Konuşma ve Dil Terapisti Ceren Yılmaz, dil becerilerinin, en etkili şekilde yetişkinle kurulan göz teması, oyun, kitap okuma ve günlük yaşam içindeki doğal sohbetler sırasında gelişeceğini ifade ederek, aile içerisinde çocuğa konuşma fırsatı tanınması, sorular sorulması, verdiği cevapların desteklenmesi ve birlikte kaliteli zaman geçirilmesinin dil gelişimini olumlu yönde etkileyeceğini kaydederek, ekranın ise hiçbir zaman gerçek iletişimin yerini tutamayacağını ifade etti.
Yılmaz, şunları söyledi:
“Konuşma gecikmesi tek bir nedene bağlı ortaya çıkan bir durum değildir. İşitme kaybı, gelişimsel dil bozukluğu, otizm spektrum bozukluğu, nörolojik hastalıklar, bilişsel gelişim farklılıkları ve ağız-yüz kaslarını etkileyen bazı yapısal sorunlar konuşma gelişimini etkileyebilir. Bu nedenle her çocuk mutlaka bireysel olarak değerlendirilmelidir.
Bunun yanı sıra çevresel etkenler de dil gelişiminde önemli bir rol oynar. Özellikle uzun süre telefon, tablet veya televizyon karşısında vakit geçirmek, çocuğun karşılıklı iletişim kurma fırsatını azaltabilir. Dil becerileri, en etkili şekilde yetişkinle kurulan göz teması, oyun, kitap okuma ve günlük yaşam içindeki doğal sohbetler sırasında gelişir. Aile içinde çocuğa konuşma fırsatı tanınması, sorular sorulması, verdiği cevapların desteklenmesi ve birlikte kaliteli zaman geçirilmesi dil gelişimini olumlu yönde etkiler. Ekran ise hiçbir zaman gerçek iletişimin yerini tutamaz”





