Çocuklara dini ve ahlaki değerlerin kazandırılmasında aile ve okulun rolü önem taşırken, eğitim sürecinin çocuğun yaşına ve gelişim seviyesine uygun şekilde yürütülmesi gerekiyor. Din Kültürü Öğretmeni Esma Kapsal, çocuklarda dini değerler eğitiminin nasıl olması gerektiğini ve ailelerin bu süreçte dikkat etmesi gereken noktaları değerlendirdi.
DİNİ DEĞERLER EĞİTİMİ DOĞUMDAN İTİBAREN BAŞLIYOR
Çocuklarda dini eğitimin doğumdan itibaren başladığını belirten Kapsal, ilk dönemde yoğun dini bilgiler vermek yerine temel insani değerlerin kazandırılmasının daha doğru olduğunu ifade etti.
Kapsal, “Burada bahsettiğimiz dini eğitim yoğun bilgi barındıran bir eğitim değildir. Sevgi, saygı, merhamet, dürüstlük, paylaşmak gibi temel değerleri verebildiğimiz bir eğitim olmalıdır” dedi.
Bu değerlerin yalnızca sözlü anlatımla değil, yaşantı yoluyla kazandırılabileceğini vurgulayan Kapsal, aile bireylerinin tutum ve davranışlarının çocuklar üzerinde belirleyici olduğunu söyledi. Kapsal, “Çocuklar bizlerin taklitçileridir” ifadelerini kullandı.
0-3 yaş döneminde ahlaki değerlerin temellerinin atılabileceğini belirten Kapsal, 4-7 yaş aralığındaki çocukların soyut kavramları anlamlandırmakta zorlanabildiğine dikkat çekti. Bu nedenle bu yaş grubunda değerlerin hikayeler, oyunlar ve günlük yaşam örnekleri üzerinden aktarılmasının daha uygun olduğunu söyledi.
Kapsal, çocuğa doğrudan “yalan söyleme” demek yerine dürüstlükle ilgili bir kitap okumak veya ebeveynlerin günlük hayatlarında dürüst davranarak örnek olmasının daha kalıcı bir etki oluşturabileceğini belirtti. Yaş ilerledikçe verilen bilgilerin ve kullanılan yöntemlerin de çocuğun gelişim seviyesine göre aşamalı olarak artırılması gerektiğini ifade etti.
AİLELERİN YAPTIĞI 3 TEMEL HATA
Çocuklara dini değerler aktarılırken ailelerin yaptığı hatalara da değinen Kapsal, öğrencileri üzerinden yaptığı gözlemlere dayanarak üç temel noktaya dikkat çekti.
Bunlardan ilkinin dini eğitimin korku ve ceza üzerinden verilmeye çalışılması olduğunu belirten Kapsal, çocuğun zihninde hata yaptığında cezalandıran ve kendisini sevmeyen bir Allah anlayışının oluşmasının olumsuz sonuçlara yol açabileceğini söyledi.
Kapsal, ikinci hatanın çocuğun yaşına ve gelişimine uygun olmayan bilgilerin aktarılması olduğunu ifade etti. Çocuğun henüz anlamlandırmakta zorlanacağı bilgilerin verilmesinin zihinsel karmaşaya neden olabileceğini belirtti.
Üçüncü noktada ise ebeveynlerin anlattıkları ile davranışlarının birbirini desteklemesi gerektiğini vurgulayan Kapsal, “Çocuğa yalan söyleme derken bizler ilk başımız sıkıştığında yalan söylüyorsak, hatta bunu çocuğun önünde yapıyorsak işte bu yanlış bir eğitim oluyor” dedi.
Kapsal, bu yaklaşımın sonucunda her şeyin doğrusunu bilen ancak bildiklerini davranışlarına yansıtmayan bir neslin ortaya çıkabileceğini ifade etti.
ÇOCUĞUN SORULARI CEVAPSIZ BIRAKILMAMALI
Çocukların doğası gereği meraklı olduğunu belirten Kapsal, dini ve ahlaki konularda sordukları soruların da eğitim sürecinin önemli bir parçası olduğunu söyledi.

Çocukların merak ettikleri her şeyi sorduğunu ifade eden Kapsal, bu soruların cevapsız bırakılmaması gerektiğini belirtti. Ancak verilecek cevapların mutlaka çocuğun yaşına ve gelişim seviyesine uygun olması gerektiğini vurguladı.
Çok soru sorması nedeniyle çocuğa kızılmaması gerektiğini de dile getiren Kapsal, çocuğun soru sorarak öğrendiğini ve zihinsel şemasını bu yolla oluşturduğunu ifade etti.
Bir değerin davranışa dönüşmesi için yalnızca “bunu yapma” şeklinde uyarıda bulunmak yerine davranışın nedeninin açıklanmasının daha kalıcı sonuç sağlayacağını belirten Kapsal, doğruyu söylemenin insanlar arasındaki güveni artırdığının anlatılabileceğini söyledi.
EMPATİ VE HOŞGÖRÜ BİRLİKTE YAŞAMIN TEMELİ
Empati ve hoşgörünün çocuklara kazandırılması gereken önemli değerler arasında bulunduğunu belirten Kapsal, farklı hayatlara, aile yapılarına ve görüşlere sahip insanların aynı toplum içerisinde yaşadığına dikkat çekti.
Kapsal, çocukların empati ve hoşgörü değerlerini kavramalarının yalnızca bireysel bir ahlaki kazanım olmadığını, aynı zamanda toplum içerisinde bir arada yaşayabilmek açısından da önemli olduğunu ifade etti.
AİLE VE ÖĞRETMEN İŞBİRLİĞİ İÇİNDE OLMALI
Dini ve ahlaki değerler eğitiminde okul ile ailenin birlikte hareket etmesi gerektiğini vurgulayan Kapsal, aileler ile öğretmenlerin iyi davranışları pekiştirmesi ve yanlış davranışların düzeltilmesi konusunda işbirliği yapmasının önemine değindi.

Kapsal, bazı ailelerin çocuklarının hiçbir koşulda yanlış yapmayacağı düşüncesiyle hareket ettiğini belirterek, öğretmenlerin çocukların karşısında değil, onların iyiliği için ailelerle aynı tarafta olduğunu söyledi.
Aile ve öğretmenlerin eğitimin her alanında işbirliği içerisinde olması gerektiğini ifade eden Kapsal, okulda kazandırılmaya çalışılan bir davranışın ev ortamında desteklenmemesi halinde çocuğun farklı mesajlarla karşılaşabileceğine dikkat çekti.
Örneğin okulda kötü söz kullanmanın yanlış olduğu anlatılan bir çocuğun evde bunun tersine bir davranışla karşılaşmasının, kazandırılmak istenen davranışın zıddını pekiştirebileceğini belirtti.
Kapsal, ahlaki değerlerin yalnızca bir dersin, öğretmenin veya ailenin sorumluluğu olmadığını belirterek, bu değerlerin toplum içerisinde yaşama kuralları olduğunu ve sürekli pekiştirilmesi gerektiğini söyledi.
SOSYAL MEDYADA DOĞRU BİLGİYE DİKKAT
Teknolojinin bilgiye ulaşmayı kolaylaştırdığını ancak doğru ve yanlış bilgilerin aynı ortamda bulunmasının yeni bir sorun oluşturduğunu belirten Kapsal, çocukların internetten edindikleri dini bilgilerin kaynağının takip edilmesi gerektiğini söyledi.
Kapsal, “Çocuklarımız bir bilgiye sahipler ama bunu nereden edindiler, bunu tespit etmeliyiz” dedi.
Bilginin kaynağının güvenilir olmaması halinde bunun neden yanlış olduğunun çocuğa açıklanması gerektiğini belirten Kapsal, ailelerin ve öğretmenlerin çocuklara rehberlik ederek onları doğru bilginin kaynağına yönlendirmesi gerektiğini ifade etti.
Kapsal'a göre çocuklara dini ve ahlaki değerlerin kazandırılmasında yaşa uygunluk, doğru iletişim, ebeveynlerin örnek davranışları, sorgulamaya alan açılması ve okul-aile işbirliği birlikte ele alınmalı.




