Ayasofya-i Kebir Cami-i Şerifi, 86 yıllık büyük bir hasretin ardından yeniden aslına rücu etti. Üstat Necip Fazıl Kısakürek'in yarım asır önce müjdelediği o büyük gün, Başkan Recep Tayyip Erdoğan'ın kararlı imzasıyla tarihe altın harflerle kazındı. Danıştay'ın 1934 tarihli müze kararını iptal etmesiyle birlikte Ayasofya, Fatih Sultan Mehmet Han'ın vakfiyesine uygun olarak yeniden ibadete açıldı.

SUNUŞ YAZISINI ERDOĞAN KALEME ALDI

Demirören Yayınları, Ayasofya’nın yeniden ibadete açılmasının 6’ncı yıldönümü dolayısıyla ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’ adlı bir eser yayımladı. Kitabın sunumunu yazan Cumhurbaşkanı Erdoğan “Eser; Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlanmıştır” dedi.

Cumhurbaşkanı Erdoğan, ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’ adlı eserin sunuş yazısında Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlandığını belirtti. Erdoğan, yazıda şöyle dedi: “İstanbul’un fethiyle birlikte Ayasofya-i Kebir Camii, insanlık tarihinin en büyük dönüm noktalarından birine şahitlik etmiş mübarek bir mabet olarak yeni bir hüviyet kazanmıştır. 29 Mayıs 1453 tarihinde Fatih Sultan Mehmed Han’ın İstanbul’a muzafferâne girişinin ardından harap ve bakımsız durumda bulunan bu eser, kısa zamanda ihya edilerek İslam’ın manevi sancağı altında yeniden hayat bulmuştur. Fetih ile birlikte camiye tahvil edilen Ayasofya, çağ açıp çağ kapatan büyük zaferin remzi, fethin mührü ve medeniyetimizin en ihtişamlı nişanelerinden biri hâline gelmiştir.

0X0 Ayasofya Kutlu Fethin Zafer Nisanesidir 1784838171401

Rusya'dan Türkiye'ye dikkat çeken mesaj! Enerji ortaklığı için 'stratejik' vurgusu
Rusya'dan Türkiye'ye dikkat çeken mesaj! Enerji ortaklığı için 'stratejik' vurgusu
İçeriği Görüntüle

TARİHİ MESULİYET

Ayasofya-i Kebir Camii yalnızca bir ibadet mekânı değil; milletimizin tarih şuurunun, medeniyet iddiasının, inanç kudretinin ve fetih ruhunun abideleşmiş timsalidir. Osmanlı sultanlarının vakfiyelerinde yer alan muhafaza ve bakım hükümleri, bu mukaddes emanete gösterilen ihtimamın en kuvvetli delillerindendir. Bugün de ecdadımızdan tevarüs ettiğimiz bu aziz emaneti aynı şuur ve hassasiyetle korumayı, yaşatmayı ve gelecek nesillere en güzel şekilde aktarmayı tarihi bir mesuliyet olarak telakki ediyoruz.

Çağ açıp çağ kapatan kutlu fethin zafer nişânesi olan Ayasofya-i Kebir Camii, İstanbul’un siluetinde bütün ihtişamıyla yükselmeye ve dünya kültür mirası içerisindeki müstesna mevkini muhafaza etmeye devam edecektir. Elinizdeki eser; Ayasofya’nın asırlara yayılan hikâyesini, mimari zarafetini, manevi derinliğini ve medeniyet mirasını gelecek kuşaklara aktarma gayesiyle hazırlanmıştır.

0X0 Ayasofya Kutlu Fethin Zafer Nisanesidir 1784838186400

ASLİ HÜVİYETİNE KAVUŞTU

Asırlar boyunca semayı ezan sesleriyle doldurarak gönüllerde ebedi bir sadâ bırakan Ayasofya-i Kebîr Câmii, fetih ruhuna uygun olarak 24 Temmuz 2020’de millet iradesiyle yeniden asli hüviyetine kavuşmuş mukaddes bir mabed olarak, yalnızca bir ibadet mekânı olmanın ötesinde insanlığın ortak vicdanına ve kültürel hafızasına ışık tutmaya devam edeceğine gönülden inanıyorum.”

ZENGİN BİR GÖRSELLİĞE SAHİP

- Demirören Yayınları’ndan çıkan ‘Fethin Mührü: Ayasofya-i Kebîr Câmi-i Şerîfi’ adlı eser, caminin ibadete açılışının 6’ncı yıdönümünde sanatseverlerle buluştu. Gravür ve minyatürlerle zenginleştirilen eser, zengin bir görselliğe sahip.

Kaynak: Haber Merkezi