Dünya'mızın dış kabuğu, devasa tektonik plakalar halinde bölünmüş durumda. Bu plakalar, mantonun sıcak akıntılarıyla yavaşça hareket ediyor. Ancak bu hareket, yerkabuğunda biriken gerilimi tetikliyor. Tektonik plakaların çarpışması, uzaklaşması veya yan yana kayması depremlerin ana kaynağı.
Çarpışma (Konverjan sınırlar): Bir plaka diğerini yutuyor, Himalaya Dağları gibi yükseltiler oluşuyor.
Uzaklaşma (Diverjan sınırlar): Plakalar ayrılıyor, okyanus tabanlarında yeni kabuk yaratılıyor.
Yan kayma (Transform sınırlar): Plakalar birbirine sürtünüyor, en yıkıcı depremler burada çıkıyor.
Türkiye gibi aktif tektonik kuşakta yer alan ülkemizde, Anadolu Plakası Arap ve Avrasya plakaları arasında sıkışıyor. Bu baskı, fay hatlarını geriyor ve kırılma anı geliyor.
FAY HATTI VE KIRILMA ANI, DEPREMİ NASIL TETİKLER?
Faylar, yerkabuğundaki zayıf kırık zonları. Kayaçlar burada birbirine sürtünüyor ama sürtünme direnci nedeniyle hemen kaymıyor. Yıllarca biriken elastik enerji, kayaçları esnetiyor. Sonunda dayanma sınırı aşılıyor ve ani kırılma meydana geliyor. Bu kırılma, saniyeler içinde yüzlerce kilometre yayılıyor.
Depremin büyüklüğünü Richter ölçeği belirliyor, her 1 birim artış, enerjide 31 kat sıçrama demek. Örneğin, 7.0 büyüklüğündeki bir deprem, 6.0'unkinden 31 kat güçlü. Kuzey Anadolu Fayı'nda 1939 Erzincan depremi (7.9 Mw), bu gücün korkunç örneğiydi.
Kırılma süreci şöyle işliyor:
Enerji birikimi: Plaka hareketi gerilim yaratır.
Kilitlenme: Kayaçlar birbirini tutar.
Serbest kalma: Kırılma dalgaları yayılır.
SİSMİK DALGALAR, YERİN ALTINDAN GELEN TİTREŞİMLER
Deprem odağı (hiposantır) yerkabuğunun 700 km derinliğinde bile olabilir, yüzeydeki epicenter ise doğrudan etkilenen nokta. Kırılma, üç tip dalga üretir:
P dalgaları (Primer): En hızlı, boyuna titreşimle yayılır, ilk hissedilir.
S dalgaları (Sekonder): Yan titreşimle binaları sarsar, daha yıkıcı.
Yüzey dalgaları (Love ve Rayleigh): Yüzeyde yayılır, en uzun süreli hasar verir.
Seizmograflar bu dalgaları kaydederek depremi ölçer. Modern erken uyarı sistemleri, P dalgalarını algılayıp saniyeler kazandırıyor.
DEPREMİN DİĞER TETİKLEYİCİLERİ, VOLKAN, BARAJ VE İNSAN ETKİSİ
Tüm depremler tektonik değil. Vulkanik depremler magma hareketiyle, çökme depremleri maden boşluklarından oluşur. İnsan kaynaklı olanlar ise tartışma yaratıyor:
Baraj gölleri: Ağırlık yer gerilimini değiştirir (örneğin 1979 Koyna Depremi).
Hidrolik kırdırma (fracking): Petrol sondajı depremleri tetikleyebilir.
Nükleer testler: Yapay sarsıntılar üretir.
Türkiye'de Atatürk Barajı gibi dev yapılar, sismik riskleri artırıyor mu? Uzmanlar, 'indüklenmiş depremlerin' büyüklüğünün genellikle 5'in altında kaldığını söylüyor, ancak dikkat şart.
DEPREM TAHMİNİ VE KORUNMA
Deprem öngörüsü hala zor, hayvan davranışları veya radon gazı gibi öncüler umut verse de güvenilir değil. GPS ve uydu verileriyle gerilim izleniyor. Türkiye'de AFAD ve Kandilli Rasathanesi, gerçek zamanlı izleme yapıyor.
Korunma için: Deprem çantası hazırlayın, bina yönetmeliklerine uyun, tahliye planı yapın. 1999 depreminden dersler çıkarıldı,yeni binalar daha dayanıklı.