Yalova Üniversitesi Öğretim Görevlisi ve Ekonomist Yahya Özdemir, küresel ekonomide yaşanan dönüşümün Türkiye açısından önemli fırsatlar barındırdığını belirterek, ülkenin sahip olduğu avantajları doğru politikalar ve yatırımlarla değerlendirmesi gerektiğini söyledi. Özdemir, “Türkiye’nin önünde tarihi bir fırsat var” ifadelerini kullandı.
Türkiye’nin genç nüfusu, stratejik coğrafi konumu, güçlü sanayi altyapısı ve girişimcilik potansiyeliyle yeni küresel düzende önemli bir oyuncu olabilecek kapasiteye sahip olduğunu ifade eden Özdemir, bu potansiyelin ekonomik büyümeye kalıcı şekilde yansıtılması için üretim yapısının güçlendirilmesi gerektiğini vurguladı.
YÜKSEK TEKNOLOJİ YATIRIMLARINA DİKKAT ÇEKTİ
Türkiye’nin küresel rekabet gücünü artırabilmesi için katma değeri yüksek sektörlere yönelmesinin önemine dikkat çeken Özdemir, özellikle savunma sanayii, yazılım, yapay zekâ, yeşil enerji, yüksek teknoloji ve dijital dönüşüm alanlarında yapılacak yatırımların stratejik önem taşıdığını belirtti.
Özdemir, teknoloji odaklı yatırımların yalnızca belirli sektörlerin gelişimine katkı sağlamayacağını, aynı zamanda Türkiye’nin ihracat kapasitesini ve küresel pazarlardaki rekabet gücünü de artırabileceğini ifade etti. Yeni dönemde ülkelerin ekonomik gücünün yalnızca sahip oldukları doğal kaynaklar veya üretim kapasiteleriyle değil, teknoloji geliştirme ve yüksek katma değerli ürünler üretme kabiliyetiyle de ölçüldüğüne işaret etti.
“BÜYÜMENİN KALICI OLMASI İÇİN BÜTÜNCÜL YAKLAŞIM GEREKLİ”
Ekonomik büyümenin kalıcı hale gelmesinin yalnızca üretim artışıyla mümkün olmayacağını belirten Özdemir, verimlilik artışının da temel hedeflerden biri olması gerektiğini söyledi.
Özdemir, ekonomik politikaların üretim, verimlilik, hukuk güvenliği, eğitim kalitesi ve teknoloji yatırımlarıyla birlikte değerlendirilmesi gerektiğini vurgulayarak, bu alanlardan herhangi birinin diğerlerinden bağımsız ele alınmasının sürdürülebilir büyüme açısından yeterli olmayacağını ifade etti.
EĞİTİM VE TEKNOLOJİ BELİRLEYİCİ OLACAK
Türkiye’nin genç nüfusunun önemli bir avantaj olduğunu belirten Özdemir, bu avantajın nitelikli eğitim ve teknoloji yatırımlarıyla desteklenmesi gerektiğine dikkat çekti. Özdemir’e göre genç nüfusun bilgi, beceri ve üretkenlik açısından güçlendirilmesi, Türkiye’nin önümüzdeki dönemde küresel ekonomide daha etkin bir rol üstlenmesinde belirleyici olacak.
Teknolojik dönüşümün hızlandığı bir dönemde Türkiye’nin eğitim sistemini ve insan kaynağını yeni ihtiyaçlara göre şekillendirmesi gerektiğini belirten Özdemir, yapay zekâ ve dijital teknolojiler başta olmak üzere geleceğin sektörlerine yönelik yetkinliklerin geliştirilmesinin ekonomik rekabet açısından kritik olduğunu söyledi.
TÜRKİYE İÇİN FIRSAT PENCERESİ
Özdemir, küresel ekonomik dengelerin yeniden şekillendiği mevcut dönemin Türkiye açısından önemli bir fırsat sunduğunu belirterek, stratejik konum, genç nüfus, sanayi altyapısı ve girişimcilik kapasitesinin doğru politikalarla bir araya getirilmesi halinde Türkiye’nin küresel değer zincirlerinde daha güçlü bir konuma ulaşabileceğini ifade etti.
Türkiye’nin önündeki fırsatın değerlendirilebilmesi için kısa vadeli kazanımların yanı sıra uzun vadeli ve sürdürülebilir bir ekonomik perspektif oluşturulması gerektiğini belirten Özdemir, üretim kapasitesinin teknolojiyle desteklenmesi, verimliliğin artırılması ve kurumsal güven ortamının güçlendirilmesinin büyümenin kalıcılığı açısından önem taşıdığını kaydetti.




