Deprem ve diğer afetlerin ardından enkaz altında kalan insanlara ulaşmak için zamana karşı yarış başlıyor. Arama kurtarma ekipleri, yaşam belirtisi bulunan noktalara ulaşabilmek için eğitimli köpeklerden yararlanıyor. Ancak insanların hayatını kurtarmak amacıyla yıkılmış binaların arasına giren bu köpekler de ciddi tehlikelerle karşı karşıya kalabiliyor. Kırık camlar, keskin metal parçaları, dengesiz moloz yığınları ve yoğun toz, görev köpeklerinin sağlığını tehdit eden başlıca unsurlar arasında bulunuyor.
TÜRKİNFORM'a konuşan Emekli Astsubay ve Yozgat Bozok Üniversitesi Görev Köpekleri Eğitim Koordinatörlüğü (GÖKAK) Baş Eğitmeni Erkan Kocabey, arama kurtarma köpeklerinin seçilme ve yetiştirilme süreçlerinde fiziksel yeterlilik, çeviklik ve farklı koşullara uyum sağlayabilme özelliklerinin önemini anlattı. Uzmanların bu alandaki çalışmaları ise eğitimli köpeklerin görev sırasında karşılaştığı risklere de dikkat çekiyor.
ENKAZDA GÖREV YAPAN KÖPEKLERİ HANGİ TEHLİKELER BEKLİYOR?
Arama kurtarma köpekleri, insanların ulaşmakta zorlandığı bölgelerde koku alma yeteneklerinden yararlanılarak görevlendiriliyor.
Ancak yıkılmış binaların bulunduğu alanlar, hareket etmeyi zorlaştıran ve sürekli değişebilen koşullara sahip.
Enkaz içerisindeki keskin metal parçaları, kırılmış camlar, beton kalıntıları ve sabit olmayan yüzeyler, köpeklerin yaralanmasına neden olabiliyor.
Özellikle moloz yığınları üzerinde ilerleyen köpeklerin patilerinde kesik ve aşınma meydana gelebiliyor.
Bunun yanında yüksekten düşme, dengesiz yüzeylerde kayma ve ağır malzemelerle temas etme gibi riskler de bulunuyor.
Görev köpeklerinin farklı zeminlerde güvenli biçimde hareket edebilmesi, bu nedenle arama kurtarma çalışmalarının önemli parçalarından biri.
PATİ YARALANMALARI EN ÖNEMLİ RİSKLER ARASINDA
Arama kurtarma operasyonlarında köpeklerin en fazla kullandığı organlarından biri patileri.
Özellikle kırık cam ve sivri metal parçaları, pati yastıklarında yaralanmalara yol açabiliyor.
Geçmiş afet operasyonlarını inceleyen veterinerlik araştırmalarında, görev köpeklerinde kesik, sıyrık ve pati yaralanmalarının görülebildiği ortaya konuluyor.
Bu nedenle arama kurtarma köpeklerinin görev öncesinde ve sonrasında fiziksel durumlarının kontrol edilmesi büyük önem taşıyor.
Patilerde oluşan küçük yaralanmaların fark edilmemesi, köpeğin hareket kabiliyetini etkileyebiliyor.
Köpeklerin görev alanında güvenli biçimde ilerlemesi için uygun güzergâhın belirlenmesi ve tehlikeli bölgelerin değerlendirilmesi gerekiyor.

KORUYUCU EKİPMANLAR HER DURUMDA KULLANILABİLİR Mİ?
Arama kurtarma köpeklerinin güvenliğini sağlamak amacıyla farklı koruyucu ekipmanlardan yararlanılabiliyor.
Bunların arasında patileri keskin yüzeylerden korumak için tasarlanan özel ayakkabılar da bulunuyor.
Ancak bu ekipmanların kullanımı her operasyon için aynı şekilde planlanmıyor.
Köpeğin hareket kabiliyeti, zemin koşulları, ekipmanın uygunluğu ve görevin özellikleri birlikte değerlendiriliyor.
Özellikle köpeğin hareketlerini kısıtlayan veya kaymasına neden olabilen ekipmanların yeni riskler oluşturabileceği göz önünde bulunduruluyor.
Bu nedenle koruyucu ekipmanların seçimi, görevli ekibin değerlendirmesine ve köpeğin eğitimine göre yapılıyor.
YOĞUN TOZ VE SICAKLIK DA SAĞLIĞI ETKİLEYEBİLİYOR
Enkaz alanlarında yalnızca fiziksel yaralanmalar değil, çevresel koşullardan kaynaklanan sağlık sorunları da görülebiliyor.
Yıkılmış yapıların oluşturduğu yoğun toz, duman ve bazı zararlı maddeler, köpeklerin solunum sistemini olumsuz etkileyebiliyor.
Özellikle sıcak havalarda uzun süre devam eden çalışmalar, susuzluk ve aşırı ısınma riskini de artırıyor.
Bu nedenle görev sırasında köpeklerin solunumunun, hareketlerinin ve genel fiziksel durumunun takip edilmesi önem taşıyor.
Yeterli suya erişim, uygun dinlenme aralıkları ve ihtiyaç halinde veteriner hekim kontrolü, görev güvenliğinin önemli unsurlarını oluşturuyor.
Ayrıca bir köpeğin çalışmaya istekli görünmesi, fiziksel olarak yorulmadığı veya sağlık sorunu yaşamadığı anlamına gelmiyor.
HER KÖPEK ARAMA KURTARMA GÖREVİ YAPABİLİR Mİ?
Arama kurtarma çalışmalarında görev alacak köpeklerin belirlenmesi, yalnızca güçlü koku alma yeteneklerine göre gerçekleştirilmiyor.
TÜRKİNFORM'a açıklamalarda bulunan Baş Eğitmen Erkan Kocabey, görev köpeklerinin seçiminde sağlık durumu, sosyallik, oyun güdüsü ve çeviklik gibi özelliklerin değerlendirildiğini anlattı.
Bu özellikler, köpeğin farklı zeminlerde hareket edebilmesi ve zorlu ortamlarda verilen görevleri yerine getirebilmesi açısından önem taşıyor.
Eğitim sürecinde köpeklerin karşılaşabilecekleri farklı çevresel koşullara hazırlanması amaçlanıyor.
Ancak bütün eğitimleri tamamlamış bir köpeğin dahi gerçek afet alanındaki tehlikelerden tamamen korunması mümkün değil.
Bu nedenle görev köpeklerinin güvenliği, eğitim sürecinin yanı sıra operasyon sırasındaki kararlarla da yakından ilişkili.
KÖPEKLERİN DİNLENMESİ NEDEN ÖNEMLİ?
Afet bölgelerinde arama kurtarma çalışmaları zaman baskısı altında yürütülüyor.
Ancak uzun süre devam eden operasyonlarda görev köpeklerinin fiziksel ve zihinsel olarak yorulması mümkün.
Özellikle yoğun dikkat gerektiren koku arama çalışmalarında köpeğin performansının takip edilmesi gerekiyor.
Yorgunluk, susuzluk ve yüksek sıcaklık gibi etkenler, köpeğin görevini güvenli biçimde sürdürmesini zorlaştırabiliyor.
Bu nedenle dinlenme aralıklarının planlanması ve köpeğin görev sonrasında sağlık açısından değerlendirilmesi önem taşıyor.
Köpeğin ihtiyaçlarının göz ardı edilmesi, hem hayvanın sağlığını hem de arama kurtarma çalışmalarının sürdürülebilirliğini olumsuz etkileyebiliyor.
GÖREV KÖPEKLERİNİN GÜVENLİĞİ DE ÖNCELİK OLMALI
Arama kurtarma köpekleri, afet çalışmalarında insan ekipleriyle birlikte önemli görevler üstleniyor.
Enkaz altında bulunan kişilerin yerinin belirlenmesinde kullanılan bu köpeklerin güvenliğini korumak ise başlı başına bir sorumluluk oluşturuyor.
Görev alanındaki tehlikelerin değerlendirilmesi, köpeklerin sağlık durumlarının takip edilmesi ve uygun çalışma koşullarının oluşturulması, operasyon güvenliğinin önemli parçaları arasında bulunuyor.
Baş Eğitmen Erkan Kocabey'in arama kurtarma köpeklerinin eğitiminde üzerinde durduğu fiziksel yeterlilik ve çevresel uyum özellikleri de bu sürecin temel unsurlarından birini oluşturuyor.
Çünkü afetlerde insanların hayatını kurtarmaya çalışan köpeklerin de görevlerini güvenli koşullarda yerine getirebilmesi gerekiyor.




