Etik ikilem, felsefe ve sosyal bilimlerin en temel konularından biri olmasının yanı sıra, bireysel vicdanın da sınandığı anları temsil eder. Bir karar verirken her iki seçeneğin de hem olumlu hem de olumsuz sonuçlar doğurabileceği bu karmaşık yapıda, en doğru yolu bulmak stratejik bir yaklaşım ve güçlü bir ahlaki pusula gerektirir.
ETİK İKİLEM NEDİR VE NEDEN ÖNEMLİDİR?
Etik ikilem, bir kişinin iki veya daha fazla ahlaki ilke arasında seçim yapmak zorunda kaldığı, ancak her seçeneğin bir başka değerle çeliştiği durumlardır. Bu durum, genellikle "en az kötü olanı seçmek" veya "iki iyi arasında öncelik belirlemek" olarak tanımlanır. Karar verici için oldukça zorlayıcı olan bu süreç, bireyin karakterini ve kurumların etik standartlarını belirlemede kritik bir rol oynar.
Bu kavramın önemli olmasının temel sebebi, toplumsal güvenin ve bireysel dürüstlüğün bu zor anlarda verilen kararlarla inşa edilmesidir. Ahlaki kararsızlık hali, kişiyi değerlerini sorgulamaya ve daha derin bir düşünme sürecine iterek karakter gelişimine katkı sağlar.
GÜNLÜK HAYATTA ETİK İKİLEM ÖRNEKLERİ NELERDİR?
Etik ikilemler hayatın her alanında, farklı maskeler altında karşımıza çıkabilir. İşte en yaygın karşılaşılan etik ikilem örnekleri:
Tıbbi Etik: Kısıtlı kaynakların (örneğin organ nakli veya yoğun bakım yatağı) hangi hastaya öncelikli olarak verileceği kararı. İş Dünyası: Bir çalışanın, şirketinin çevreye zarar verdiğini fark etmesi ancak bunu bildirdiğinde işini kaybetme riskiyle karşı karşıya kalması. Bilişim ve Teknoloji: Yapay zeka algoritmalarının veri gizliliği ile güvenlik arasında bir tercih yapmak zorunda kalması. Adalet Sistemi: Bir avukatın, müvekkilinin suçlu olduğunu bilmesine rağmen onu en iyi şekilde savunma zorunluluğu.
Bu örnekler, değerler çatışması yaşandığında kararın ne kadar zorlaştığını ve her seçeneğin bir bedeli olduğunu açıkça göstermektedir.
ETİK İKİLEMLER NASIL ÇÖZÜLÜR VE HANGİ YÖNTEMLER İZLENİR?
Etik ikilemleri çözmek için felsefe dünyasında geliştirilen çeşitli karar verme modelleri bulunur. Çözüm sürecinde genellikle şu adımlar izlenir:
İlk olarak, mevcut durumdaki tüm paydaşlar ve bu paydaşların karardan nasıl etkileneceği net bir şekilde analiz edilmelidir. Ardından, yararcılık (en fazla kişi için en büyük faydayı sağlamak) veya ödev etiği (evrensel ahlak kurallarına ve görevlere sadık kalmak) gibi yaklaşımlardan hangisinin duruma daha uygun olduğu belirlenir.
Karar verme aşamasında şeffaflık, adalet ve tutarlılık ilkeleri rehber edinilmelidir. Uzmanlar, verilen kararın toplum önünde savunulabilir olup olmadığını sorgulamanın, en doğru etik tercihi yapmada yardımcı olacağını vurgulamaktadır. Nihayetinde etik ikilemlerin çözümü, sadece mantıklı bir çıkarım değil, aynı zamanda vicdani bir sorumluluktur.




