Gayrimenkul yatırımında düzenli kira geliri elde etmek ile konutun uzun vadede değer kazanmasını beklemek, yatırımcıların en sık karşılaştığı iki farklı strateji olarak öne çıkıyor. Gayrimenkul Danışmanı Burhan Kandemir, Türkinform Muhabiri Almila Kerküklü’ye verdiği özel röportajda, yatırım amacıyla konut alanların kira getirisi ve değer artışı arasında nasıl bir tercih yapabileceğini değerlendirdi. Kandemir, piyasada sıkça kullanılan “kendini kısa sürede amorti eden ev” söyleminin ise her yatırım için gerçekçi olmadığını belirtti.
Kandemir’e göre yatırım kararında öncelikle kişinin beklentisinin belirlenmesi gerekiyor. Aylık düzenli gelir isteyen yatırımcıyla sermayesini uzun vadede büyütmeyi hedefleyen yatırımcının aynı konuta ve aynı bölgeye yönelmesi gerekmeyebiliyor.
KİRA GETİRİSİ DÜZENLİ NAKİT AKIŞI SAĞLIYOR
Kira gelirine odaklanan yatırımcıların temel hedefinin aylık ve düzenli bir nakit akışı oluşturmak olduğunu belirten Kandemir, bu yatırım modelinde konutun kiralanabilirliği ve sağlayacağı düzenli gelir beklentisinin ön plana çıktığını söyledi.
Bu gruptaki yatırımcıların, satın aldıkları konuttan belirli aralıklarla gelir elde ederek yatırımlarını daha öngörülebilir hale getirmeyi amaçladığını ifade eden Kandemir, yatırım tercihinin uzun vadeli değer artışından çok mevcut kira potansiyeline göre şekillenebildiğini dile getirdi.

DEĞER ARTIŞI HEDEFİNDE UZUN VADE ÖNE ÇIKIYOR
Değer artışına odaklanan yatırımcıların ise daha farklı bir strateji izlediğini belirten Kandemir, bu kişilerin kısa vadeli kira gelirinden ziyade yatırım sermayesini ilerleyen yıllarda büyütmeyi hedeflediğini söyledi.
Özellikle gelişime açık bölgelerde proje aşamasındaki veya topraktan yapılan yatırımlarda yatırımcının beklentisinin farklılaşabileceğini ifade eden Kandemir, bu tür yatırımlarda bugünkü kira gelirinden çok bölgenin gelecekte göstereceği gelişim ve taşınmazın uzun vadeli değer artışının dikkate alınabildiğini belirtti.
HER YATIRIMCI İÇİN AYNI STRATEJİ DOĞRU OLMAYABİLİR
Kandemir, kira getirisi ile değer artışı arasında tek bir doğru yatırım modeli bulunmadığına dikkat çekti. Düzenli gelir ihtiyacı bulunan bir yatırımcının kira getirisine ağırlık verebileceğini, daha uzun süre bekleyebilecek ve sermaye büyümesini hedefleyen bir yatırımcının ise değer artışı potansiyeline odaklanabileceğini ifade etti.
Bu nedenle yatırımın başarısının yalnızca konutun satın alma fiyatıyla değil, yatırımcının hedefi ve bekleme süresiyle de bağlantılı olduğunu belirten Kandemir, gayrimenkul tercihinin yatırım stratejisine göre yapılması gerektiğini söyledi.
“KISA SÜREDE KENDİNİ AMORTİ EDEN EV” NE KADAR GERÇEKÇİ?
Gayrimenkul ilanlarında ve yatırım değerlendirmelerinde sıkça kullanılan “kısa sürede kendini amorti eden konut” söylemine de değinen Kandemir, Türkiye koşullarında bu ifadenin her zaman gerçekçi olmadığını düşündüğünü söyledi.
Kandemir, piyasada iyi bir yatırım için yaklaşık 10-12 yıllık, daha standart bir yatırım için ise 18-20 yıllık amortisman sürelerinden söz edilebildiğini belirtti. Ancak bu sürelerin kesin ve her gayrimenkul için geçerli rakamlar olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.
GİZLİ MALİYETLER AMORTİSMAN SÜRESİNİ DEĞİŞTİREBİLİR
Bir konutun kendisini ne kadar sürede amorti edeceğinin yalnızca satın alma bedeli ile aylık kira gelirinin karşılaştırılmasıyla değerlendirilmemesi gerektiğini ifade eden Kandemir, yatırımın koşulları ve ortaya çıkabilecek ek maliyetlerin de hesaplamayı değiştirebileceğini söyledi.
Kandemir’e göre yatırım sürecinde dikkate alınmayan çeşitli maliyetler, ilk bakışta cazip görünen amortisman süresinin uzamasına yol açabilir. Bu nedenle yatırımcıların “kaç yılda kendini öder?” sorusuna tek başına odaklanmak yerine, yatırımın toplam maliyetini ve uzun vadeli getiri beklentisini birlikte değerlendirmesi önem taşıyor.
Kandemir, sonuç olarak kira geliri ile değer artışı arasında yapılacak tercihin yatırımcının hedeflerine göre şekillenmesi gerektiğini belirterek, gayrimenkul yatırımlarında kısa vadeli kazanç beklentisi yerine yatırımın bütün koşullarının birlikte ele alınmasının daha sağlıklı olacağını ifade etti.



