Kadın, toplumun kadınlara evlilik ve çocuk sahibi olmayı bir yaşam hedefi olarak sunduğunu belirterek, bu beklentilerden uzaklaşmanın kadınlar açısından her zaman yeterli olmadığını savundu.
“EN BÜYÜK RİSK EVLENMEK”
Kadın, açıklamasında evlilik kararının kadınlar açısından önemli riskler taşıdığını öne sürerek, “Toplumun önümüze koyduğu engellerden çocuk yapmamayı tercih ederek uzaklaştığımızı düşünsek de en büyük risk evlenmek kızlar” dedi. Evlilik içerisinde kadınların partnerlerine duyduğu güvenin de çeşitli riskler barındırabileceğini savunan kadın, doğum kontrolü konusunda yaşanabilecek olası ihlallere dikkat çekti.
“Nereden bilebilirsin ki seni sevdiğini iddia eden ama sana takıntılı olduğu için sana korunduğunu söylerken aslında o kondomu önceden delmiş bir adamla birlikte olmadığını?” ifadelerini kullandı.
KÜRTAJ VE EVLİLİK ÜZERİNDEN DEĞERLENDİRME
Kadın, açıklamasının devamında evli ve bekar kadınların kürtaj konusunda farklı durumlarla karşılaşabildiğini öne sürdü. “Bekar olunca birine sormadan kürtaj olabiliyorsun ama evlenince eşine sormadan kürtaj da olamıyorsun” diyen kadın, evliliğin kadınların kendi bedenleriyle ilgili karar alma süreçlerini etkilediğini savundu.
Bu noktada evliliğe ilişkin eleştirisini daha da ileri taşıyan kadın, “Çünkü evlenmek demek yasal olarak bir erkeğe karısının bedenini sömürme hakkı vermek demek” ifadelerini kullandı.

“SÖZDE ERKEK İÇİN DE AYNI DURUM GEÇERLİ”
Kadın, bazı tıbbi işlemlerde eş onayı tartışmasının kadın ve erkek açısından aynı şekilde değerlendirilmemesi gerektiğini savundu. “Sözde erkek için de aynı durum geçerli ama asla bunun sonuçları bir değil” diyen kadın, erkeklere vazektomi uygulanması konusunda eş onayı ile kadınların kürtaj konusunda eş onayına tabi tutulmasının aynı sonuçları doğurmadığını ifade etti.
Kadın, “Erkeklere vazektomi yapılması için karısının onayına başvurulmasıyla, kadınlara kürtaj yapılması için kocasının onayına başvurulması asla aynı şeyler değil” dedi.
“KADIN İSTEMEDİĞİ GEBELİĞİ SÜRDÜRMEK ZORUNDA KALABİLİYOR”
Açıklamasında istenmeyen gebelik konusuna da değinen kadın, eş onayının bulunmaması durumunda kadının istemediği bir gebeliği sürdürmek zorunda bırakılabileceğini öne sürdü. “Çünkü kadın, kocasının onayı olmadığı için bir sürece mahkum edilmiş oluyor” diyen kadın, evlilik nedeniyle kadınların gebelik konusunda karar alma süreçlerinin etkilenebildiğini savundu.
Kadın ayrıca, gebeliğin sürdürülmesi halinde yalnızca fiziksel sürecin değil, toplumun kadınlara yüklediği annelik rollerinin de önemli bir baskı oluşturduğunu ileri sürdü.

“SOSYAL HAYAT VE KARİYER ANNELİK KİMLİĞİ ÜZERİNDEN ŞEKİLLENİYOR”
Kadın, evlilik ve çocuk sahibi olmanın ardından kadınların sosyal ve mesleki hayatlarında da değişiklikler yaşandığını savundu. "Sırf evli olduğu için istemediği bir gebeliği sürdürmenin yanı sıra toplumun o kadına biçtiği annelik rollerinin altında o kadın debelenmek zorunda kalıyor” ifadelerini kullanan kadın, annelik kimliğinin kadınların yaşamındaki diğer rollerin önüne geçebildiğini söyledi.
Kadın, “Çünkü artık sosyal hayat, kariyer hayatı tamamen onun annelik kimliği üzerinden şekilleniyor” diyerek, anneliğin kadınların toplumsal ve profesyonel yaşamları üzerindeki etkisine dikkat çekti.
Açıklamasının sonunda kadın, evlilik ve annelikle birlikte kadınların iş, sosyal yaşam ve kariyer alanlarında çeşitli engellerle karşılaşabildiğini savunarak, “Ve tahmin edersiniz ki bütün kapılar suratına kapanıyor” ifadelerini kullandı.




