Eğitim

Fiil ehliyeti nedir, şartları nelerdir ve kimler fiil ehliyetine sahiptir?

Fiil ehliyeti, bireylerin kendi işlemleriyle hak edinebilme ve borç altına girebilme yeteneğini ifade eden hukuki bir kavramdır. Türk Medeni Kanunu kapsamında düzenlenen bu yetki, kişilerin hukuki sonuç doğuran kararlar alabilmesi için belirli şartları taşımasını gerektirir. Tam ehliyetli, sınırlı ehliyetli ve ehliyetsiz ayrımı, bu kavramın temelini oluşturur. Peki, fiil ehliyeti nasıl kazanılır ve türleri nelerdir? Detaylar haberde...

Fiil ehliyeti, hukuk sisteminde kişilerin kendi fiilleriyle hak sahibi olabilmelerini ve borç altına girebilmelerini sağlayan en temel yetkinliklerden biridir. Hak ehliyetinden farklı olarak, fiil ehliyeti pasif bir durum değil, aktif bir irade beyanı gerektirir. Bu ehliyete sahip olan bireyler, yaptıkları sözleşmelerden, hukuki işlemlerden ve hatta haksız fiillerinden bizzat sorumlu tutulurlar. Kişinin toplum içinde hukuki güvenliği sağlaması ve kendi geleceği üzerinde tasarrufta bulunabilmesi bu ehliyetin varlığına bağlıdır.

FİİL EHLİYETİ ŞARTLARI NELERDİR?

Türk Medeni Kanunu'na göre bir kişinin tam fiil ehliyetine sahip olabilmesi için üç temel şartı bir arada taşıması gerekir. İlk olarak ayırt etme gücü (mümeyyiz olmak) şarttır; bu, kişinin yaptığı eylemlerin sebep ve sonuçlarını makul bir şekilde anlayabilme yeteneğidir. İkinci olarak kişinin ergin olması (reşit olmak) gerekir. Türkiye'de genel erginlik yaşı 18 yaşın doldurulmasıyla başlar ancak evlilik veya mahkeme kararıyla daha erken yaşta da kazanılabilir. Son olarak kişinin kısıtlı olmamak durumunda olması gerekir. Akıl hastalığı, savurganlık, alkol veya uyuşturucu bağımlılığı gibi sebeplerle mahkeme tarafından vesayet altına alınan kişiler fiil ehliyetinden tam olarak yararlanamazlar.

FİİL EHLİYETİ TÜRLERİ NELERDİR?

Hukuk sistemimizde fiil ehliyeti, kişilerin durumlarına göre dört ana kategoriye ayrılır:

- Tam Ehliyetliler: Ayırt etme gücüne sahip, ergin ve kısıtlı olmayan kişilerdir. Her türlü hukuki işlemi tek başlarına yapabilirler. - Sınırlı Ehliyetliler: Aslında tam ehliyetli olan ancak bazı riskli işlemler (kefil olma, vakıf kurma, bağış yapma gibi) için kendilerine yasal danışman atanan kişilerdir. - Sınırlı Ehliyetsizler: Ayırt etme gücü olan ancak ergin olmayan (çocuklar) veya kısıtlı olan bireylerdir. Bu kişiler genellikle yasal temsilcilerinin rızasıyla hukuki işlem yapabilirler. - Tam Ehliyetsizler: Ayırt etme gücü hiç bulunmayan bireylerdir. Bu kişilerin yaptıkları tüm hukuki işlemler geçersiz sayılır ve onlar adına yasal temsilcileri karar verir.

FİİL EHLİYETİ VE HAK EHLİYETİ ARASINDAKİ FARKLAR NELERDİR?

Hak ehliyeti, her insanın sağ ve tam doğmak şartıyla anne karnına düştüğü andan itibaren kazandığı, haklara ve borçlara sahip olabilme yeteneğidir. Bu ehliyet türü pasiftir ve tüm insanlar arasında eşittir. Öte yandan fiil ehliyeti, bu hakları bizzat kullanabilme ve kendi işlemleriyle borç yaratabilme gücünü temsil eder. Hak ehliyeti doğumla başlarken, fiil ehliyeti bireyin biyolojik ve zihinsel olgunluğa erişmesiyle kazanılır. Dolayısıyla, her fiil ehliyeti olan kişi aynı zamanda hak ehliyetine sahiptir ancak her hak ehliyeti olan kişinin fiil ehliyeti bulunmayabilir.