Sermaye Piyasası Kurulu (SPK), 17 Eylül 2026 tarihli kararları kapsamında 7 portföy yönetim şirketine ait toplam 131 yatırım fonunun tasfiyesine karar verdi. SPK'nın 23 Eylül tarihli son açıklamasına göre söz konusu fonlarda 455 bin 758 tekil yatırımcı bulunuyor.
Tasfiye sürecinde Tera Portföy fonları için İş Bankası, A1 Capital, Atlas, Bulls, Hedef, Pardus ve Pusula Portföy fonları için ise Ziraat Bankası görevlendirildi. SPK ayrıca 21 Eylül'de yaptığı düzenlemeyle tasfiyedeki belirli 3 aylık süreyi 6 aya çıkardı ve bunun sürecin mutlaka 6 ay süreceği anlamına gelmediğini açıkladı.
Yaşananların ardından fon yatırımcısı olduğunu belirten bir vatandaş, yatırımcıların nakit ihtiyacının bekletilmeden karşılanması gerektiğini savunarak iki farklı model önerdi.

“VATANDAŞIN MAĞDURİYETİNİ HIZLA GİDEREN BİR MODEL GEREKİYOR”
Fonların tasfiyesi nedeniyle yatırımcıların zor durumda kaldığını söyleyen vatandaş, mevcut süreç için farklı çözüm yöntemlerinin tartışıldığını belirtti.
“131 fonun tasfiyesiyle mağdur edilen vatandaşın cebinde büyük bir yara açıldı. Şu anda bu mağduriyetin giderilmesiyle ilgili birçok yöntem konuşuluyor ama bu yöntemlerin hepsi ithal yöntemler. Piyasalarımızın ihtiyacı olan, vatandaşın sorununu anlayan, mağduriyetini hızla gideren ve piyasalara güven veren yerli ve milli modeldir.”
Vatandaş daha sonra iki önerisini Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a sunduğunu ifade etti.
İLK ÖNERİ: TÜRKİYE VARLIK FONU DEVREYE GİRSİN
Vatandaşın ilk önerisi, Türkiye Varlık Fonu'nun tasfiye sürecine dahil olması oldu. Fonların 17 Eylül 2026 tarihindeki fiyatları üzerinden devralınmasını öneren vatandaş, yatırımcıların bu yöntemle beklemeden paralarına ulaşabileceğini savundu.
“Birincisi Türkiye Varlık Fonu'nun devreye girerek 17 Eylül 2026 fiyatlarıyla 131 fonu devralması, tasfiye ile suçlulardan tahsil sürecinin de Varlık Fonu nezdinde devam etmesidir. Bu çözümde vatandaş beklemeden parasını alır, acil likidite ihtiyacını giderir, sosyal sorunlarını çözer.”
Vatandaş, bu modelde tasfiye ve tahsil sürecinin yatırımcı yerine ilgili kurumlar tarafından yürütülebileceğini öne sürdü.
İKİNCİ ÖNERİ: YATIRIMCI TAZMİN MERKEZİ
Yatırımcının ikinci önerisi ise Yatırımcı Tazmin Merkezi'nin sürece dahil edilmesi oldu.
“İkincisi de Yatırımcı Tazmin Merkezi metodu. Zaten mağduriyetlerin giderilmesi maksadıyla kurulmuş bu kurum hukuki şartlar oluşturulur ve devreye sokulursa 2 milyon 65 bin TL üst limitine kadar bütün mağduriyetler acilen giderilir. Kalan mağduriyetler, tasfiyeler ve tahsiller yapıldıkça oradan tamamlanır.”
Bu ifadeler vatandaşın kendi çözüm önerisini yansıtıyor; mevcut resmi tasfiye planında bu iki yöntemin uygulanacağına ilişkin SPK tarafından açıklanmış bir karar bulunmuyor.

“LİKİDİTE İHTİYAÇLARI ACİLEN GİDERİLMELİ”
Vatandaş, tasfiye ve tahsilat süreçlerinin yatırımcıların üzerinde ek bir yük oluşturmaması gerektiğini savunarak, yaşanan mali sıkıntıların daha büyük sosyal sorunlara dönüşmeden çözülmesi gerektiğini söyledi.
“Mağdur olan vatandaşların likidite ihtiyaçları acilen giderilmeli, daha büyük krizlerin önü kesilmelidir. Bu bağlamda bu iki metodun değerlendirilmesi son derece hayatidir.”
Sözlerini Cumhurbaşkanı Erdoğan'a çağrıda bulunarak tamamlayan vatandaş, önerilerinin değerlendirilmesini istedi.



