TÜİK, Ocak 2026 enflasyonunu aylık yüzde 4,84, yıllık yüzde 30,65 olarak açıkladı. Ekonomist Dr. Selçuk Gülten, ocak aylarının geleneksel olarak en yüksek artışların görüldiği dönem olduğuna dikkat çekerek, asıl tablonun çarşı-pazara yansımasıyla netleşeceğini söyledi.
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK), 2026 yılının ilk enflasyon verilerini yayımladı. Buna göre Tüketici Fiyat Endeksi (TÜFE), ocak ayında yüzde 4,84 artarken, yıllık enflasyon yüzde 30,65 olarak kaydedildi.
Açıklanan veri, milyonlarca memur, memur emeklisi ile SSK ve Bağ-Kur emeklisinin maaşlarına yansıtılan enflasyon farkının belirlenmesinin ardından geldi.
OCAK AYI ZAMLARININ ETKİSİ HİSSEDİLDİ
Ekonomist Dr. Selçuk Gülten, TÜRKİNFORM’a yaptığı değerlendirmede, ocak aylarının enflasyon açısından her zaman kritik bir dönem olduğunu vurguladı:
“Son 20 yıla baktığımızda, genellikle yılın en yüksek enflasyon verisinin ocak ayında geldiğini görüyoruz. Bunun temel nedeni, birçok zammın bu ayda devreye girmesidir. Asgari ücret, memur ve emekli maaşları, pasaport harçları gibi kamu tarafından belirlenen fiyatlar ocak ayında güncelleniyor.”
GIDA VE ULAŞTIRMA FİYATLARI BELİRLEYİCİ
Gülten, enflasyon üzerinde özellikle gıda ve ulaştırma kalemlerinin etkili olduğunu belirterek şu ifadeleri kullandı:
“Gıda fiyatları, ulaştırma giderleri ve elektrik, doğalgaz, telefon gibi zorunlu harcamalardaki artışlar doğrudan enflasyona yansıyor. Bu nedenle ocak ayı verisi her zaman daha yüksek çıkma eğilimindedir.”
“GEÇMİŞ YILLARA GÖRE DAHA DÜŞÜK”
Ocak 2026 verisinin önceki yıllarla karşılaştırıldığında daha sınırlı kaldığını ifade eden Gülten, şu değerlendirmede bulundu:
“Geçen yıl ocak enflasyonu yüzde 5,03’tü. 2024 yılının ocak ayında ise bu oran yüzde 6,70 olarak açıklanmıştı. Şimdi açıklanan yüzde 4,84, hem 2024 hem de 2025 ocak ayı enflasyonunun altında. Bu açıdan bakıldığında çok karamsar olmamak gerekiyor.”
ÇARŞI-PAZAR İÇİN ERKEN YORUM
Enflasyon verilerinin günlük hayata etkisinin hemen görülmeyeceğini belirten Gülten, asıl göstergenin temel harcamalar olduğunu söyledi:
“Bu rakamların çarşı-pazara yansımasını konuşmak için henüz erken. Ancak kira, gıda, yakıt, eğitim ve sağlık gibi standart bir Türk ailesinin harcama kalemleri hâlâ çok yüksek seviyelerde. Bu alanlarda kalıcı bir düşüş sağlanmadan enflasyonun vatandaş üzerindeki etkisi hafiflemez.”
KİRA VE HİZMET FİYATLARI İÇİN UYARI
Kira artış oranlarına da dikkat çeken Gülten, mevcut tabloyu şu sözlerle değerlendirdi:
“Kira artış oranı yüzde 33,98 olarak açıklandı ve bu hâlâ enflasyonun üzerinde. Kira artışları ile hizmet enflasyonunun sınırlandırılması gerekiyor. Ayrıca gıda fiyatları için de ilave tedbirler alınmalı.”
HEDEF YÜZDE 20, AMA YETERLİ DEĞİL
Hükümetin bu yıl için yüzde 20 enflasyon hedefi bulunduğunu hatırlatan Gülten, hedefe ulaşmak için yalnızca para politikasının yeterli olmayacağını vurguladı:
“Sonraki yıllarda 10’lu rakamlar ve tek haneli enflasyon hedefleniyor. Ancak bu hedeflerin tutması için sadece faiz politikası yetmez. Maliye ve ekonomi yönetiminin yanı sıra Tarım Bakanlığı gıda fiyatları, Milli Eğitim Bakanlığı okul ücretleri, diğer bakanlıklar da kendi alanlarında fiyat artışlarını dengeleyecek adımlar atmalı.”










