İlahiyatçı yazar Nihat Hatipoğlu, kaleme aldığı son köşe yazısında bazı mizah anlayışlarını hedef alan ifadeler kullandı. Hatipoğlu’nun isim vermeden yaptığı değerlendirmelerin, son dönemde tartışmalara konu olan komedyen Deniz Göktaş ile ilişkilendirildiği yönünde yorumlar kamuoyunda gündem oldu.

Yazıda özellikle dini değerler, milli semboller ve toplumsal hassasiyetler üzerinden yapılan mizahın sınırlarına dikkat çekilirken, söz konusu ifadelerin sosyal medyada geniş yankı uyandırdığı görüldü.

“BU TÜR MİZAH HERKESİ RAHATSIZ EDER”

Hatipoğlu, yazısında bazı mizah türlerinin toplumun geniş kesimlerinde rahatsızlık oluşturduğunu savundu. Bu tür içeriklerin yalnızca kişisel bir tercih ya da ifade özgürlüğü kapsamında değerlendirilemeyeceğini ileri süren Hatipoğlu, şu ifadeleri kullandı:

Evde bakım maaşı 2026 Temmuz ne kadar oldu? Engelli aylığı, 65 yaş aylığı, kıdem tazminatı tavanı, evde bakım yardımı
Evde bakım maaşı 2026 Temmuz ne kadar oldu? Engelli aylığı, 65 yaş aylığı, kıdem tazminatı tavanı, evde bakım yardımı
İçeriği Görüntüle

“Bu herkesi rahatsız eder. Bu tür mizah; yüce Yaratıcı’ya, Peygamber’e, dini kutsallara, bayrağa, milli değerlere, iffet ve haysiyete dokunan türdür.”

Hatipoğlu, söz konusu yaklaşımın mizah olarak nitelendirilemeyeceğini belirterek, “alay, hakaret, hafife alma ve aşağılamanın” bu kapsamda değerlendirilemeyeceğini ifade etti.

“DOĞRUSU BU TÜRLERİ KABULLENEMEYİZ”

Yazısında mizahın sınırlarına ilişkin görüşlerini sürdüren Hatipoğlu, eleştirdiği içeriklerin “çirkin mizah” olarak tanımlanabileceğini belirtti.

Hatipoğlu, “Eleştirdiğimiz düzeyli mizah değil elbette. Çirkin mizah kadrajımıza giren. Bu tür mizah yapanları izleyen bazı insanların yapılan kara ve çirkin mizaha kahkahayla karşılık vermeleri hakikaten üzüyor” ifadelerini kullandı.

Hatipoğlu ayrıca, mizahın toplumsal etkisine dikkat çekerek, bunun yalnızca eğlence unsuru olarak görülmemesi gerektiğini savundu.

“ESAS ÜZEN ŞEY, KAHKAHALAR”

Yazının dikkat çeken bölümlerinden birinde Hatipoğlu, söz konusu içeriklere verilen tepkilere de değindi. Bazı kişilerin bu tür içeriklere eğlenerek karşılık vermesini eleştiren Hatipoğlu, bunun toplumsal açıdan düşündürücü olduğunu ifade etti.

“Bu tür çirkin mizah üretenler yaygın, zaman zaman görülüyor. Bunu meslek edinmişler. Bunu izleyen bazı insanların yapılan kara ve çirkin mizaha kahkahayla karşılık vermeleri hakikaten üzüyor.”

Hatipoğlu, mizahın sınırlarının iyi çizilmesi gerektiğini belirterek, “temiz ve saygılı mizahın” toplumda zaten kabul gördüğünü dile getirdi.

“İSLAM’LA ALAY EBU CEHİL METODUDUR”

Yazının en çok tartışılan bölümünde Hatipoğlu, dini değerlere yönelik alay ve eleştiri dilini sert ifadelerle ele aldı.

Kur’an’da yer alan “suhriyye” (alay) kavramına atıfta bulunan Hatipoğlu, İslam inancı açısından bu tür yaklaşımların kabul edilemez olduğunu savundu:

“İslam’la alay Ebu Cehil metodudur. İnen ayetlere saldıran, Peygamber’i ve Kur’an’ı aşağılamaya çalışan, ‘Kur’an dinlemeyin, dinletmeyin’ diyen Ebu Cehil bu çirkin yolun mimarıdır.”

SOSYAL MEDYADA TARTIŞMA BÜYÜYOR

Hatipoğlu’nun açıklamaları sosyal medyada geniş yankı uyandırırken, farklı görüşlerden kullanıcılar arasında tartışma yaşandı. Bir kesim ifadeleri “dini değerlere saygı vurgusu” olarak değerlendirirken, bir diğer kesim ise mizah ve ifade özgürlüğü sınırlarına ilişkin eleştirilerde bulundu.

Konuya ilişkin tartışmalar sürerken, yazının özellikle isim vermeden yapılması ve hangi içeriklere atıf yapıldığına dair yorumlar da gündemdeki yerini koruyor.

Muhabir: Sümeyye Aksu