Banka hesabını veya IBAN numarasını üçüncü kişilere kullandıran ve sonrasında dolandırıcılık soruşturmalarıyla karşı karşıya kalan vatandaşların hukuki durumu yeniden gündemde. Yapılan düzenlemeyle, dolandırıcılık ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına yalnızca banka hesabı, ödeme aracı veya benzeri araçları sağlamak suretiyle iştirak eden kişiler bakımından cezada yarı oranında indirim öngörülüyor. Ancak düzenleme, kamuoyunda yorumlandığı gibi kapsamlı bir af anlamına gelmiyor.

Avukat M. Tarık Tekbaş, düzenlemenin sınırlarını ve "IBAN mağduru" olarak nitelendirilen kişilerin hukuki durumunu değerlendirdi. Tekbaş, hesabını başkasının dolandırıcılık amacıyla kullanacağını bilmeden kullandıran kişilerin ise ceza indirimi kapsamında değil, suçun manevi unsuru oluşmadığı için beraat yönünden değerlendirilmesi gerektiğini belirtti.

Tbmm Meclis 1766648669

"BU DÜZENLEME AF DEĞİL"

Kamuoyunda "IBAN mağdurlarına af" şeklinde değerlendirilen düzenlemenin hukuki açıdan af niteliği taşımadığını vurgulayan Avukat M. Tarık Tekbaş, düzenlemenin yalnızca belirli bir grubu kapsadığını ifade etti. Tekbaş, "Öncelikle belirtmek gerekir ki bu düzenleme bir af niteliği taşımamaktadır. Düzenleme, dolandırıcılık suçuna yalnızca banka hesabı, IBAN, kripto cüzdanı veya benzeri ödeme araçlarını kullandırmak suretiyle iştirak eden kişiler bakımından cezada yarı oranında indirim öngören sınırlı bir düzenlemedir" dedi.

Düzenlemeden yararlanılıp yararlanılamayacağında kişinin dolandırıcılık eylemine yaptığı katkının belirleyici olduğunu aktaran Tekbaş, yalnızca hesabını veya ödeme aracını sağlayan kişilerle dolandırıcılık organizasyonunda aktif rol alanların aynı hukuki kapsamda değerlendirilemeyeceğini söyledi.

Tekbaş, "Sanık yalnızca banka hesabını, kripto cüzdanını veya ödeme aracına ilişkin bilgileri sağlamakla yetinmişse indirimden yararlanabilir. Buna karşılık mağdurla iletişim kurma, yönlendirme yapma, para transferini organize etme veya dolandırıcılık planına daha geniş şekilde dahil olma gibi ek katkılar söz konusuysa bu düzenlemenin uygulanması mümkün olmayacaktır" ifadelerini kullandı.

1285881 1042562281

Beyrut Limanı faciasının 6. yılı! “Kurbanların hatırası siyasi uzlaşıların altına gömülemez!”
Beyrut Limanı faciasının 6. yılı! “Kurbanların hatırası siyasi uzlaşıların altına gömülemez!”
İçeriği Görüntüle

"DOLANDIRICILIK AMACINI BİLMİYORSA BERAAT DEĞERLENDİRİLMELİ"

IBAN veya banka hesabını kullandıran kişinin, hesabının dolandırıcılık amacıyla kullanılacağını bilip bilmediğinin de kritik önem taşıdığını belirten Tekbaş, suç kastının bulunmadığı durumlarda ceza indirimi yerine beraat değerlendirmesi yapılması gerektiğini söyledi.

Tekbaş, "Ayrıca kişi hesabını dolandırıcılık amacıyla kullanılacağını bilmeden kullandırmışsa, bu durumda suça iştirak iradesinden söz edilemez. Böyle bir halde ceza indirimi değil, suçun manevi unsuru oluşmadığından beraat değerlendirmesi yapılmalıdır" dedi.

"KÖTÜNÜN İYİSİ" OLARAK DEĞERLENDİRİYORUZ

Uygulamada "IBAN mağduru" olarak tanımlanan çok sayıda kişinin bulunduğuna dikkat çeken Tekbaş, bazı vatandaşların ekonomik sıkıntı, bilgisizlik veya ek gelir vaadi nedeniyle hesaplarını başkalarının kullanımına açabildiğini belirtti. Tekbaş, düzenlemeyi "kötünün iyisi" olarak değerlendirdiklerini belirterek, "Bunlar kimi zaman eşine, dostuna veya tanımadığı kişilere hesabını kullandıran; kimi zaman ek gelir vaadiyle, kimi zaman da ekonomik sıkışmışlık ve bilgisizlik nedeniyle banka hesabını, telefon hattını veya kripto cüzdanını başkasının kullanımına açan kişilerden oluşuyor" ifadelerini kullandı.

Bu kişilerin önemli bir bölümünün dolandırıcılık organizasyonunun arka planından haberdar olmadığını savunan Tekbaş, bazı durumlarda yalnızca hesabı veya telefon numarası tespit edilen kişilerin soruşturmaların merkezine alınabildiğini belirtti.

Ekran Goruntusu 2026 05 28 120456 2Ada

SUÇSUZLUĞUNU KİŞİ DEĞİL, İDDİA MAKAMI İSPATLAMALI

Hesabı başkaları tarafından kullanılan vatandaşların çok sayıda dosyayla karşı karşıya kalabildiğini belirten Tekbaş, özellikle öğrenci, emekli veya ekonomik açıdan zor durumda olan kişilerin bu süreçte mağduriyet yaşayabildiğine dikkat çekti. Tekbaş, "Bir öğrenciye, emekliye ya da geçim sıkıntısı içindeki bir kişiye ait hesabın çok sayıda olayda kullanılması sonucunda aynı kişi hakkında onlarca, hatta yüzlerce dosya açılabildiği görülüyor" dedi.

Ceza yargılamasında suçun tüm unsurlarının ortaya konulması gerektiğini vurgulayan Tekbaş, kişinin yalnızca hesabını kullandırmış olmasının tek başına suç kastını gösteremeyeceğini ifade etti. Tekbaş, "Ceza yargılamasında kişinin suçsuzluğunu ispatlaması değil, suçun tüm unsurlarının iddia makamı tarafından ortaya konulması gerekir" değerlendirmesinde bulundu.

Tekbaş ayrıca, suça iştirak kastının bulunmadığı kişilerin yalnızca IBAN, telefon hattı veya kripto cüzdanı kullandırdıkları gerekçesiyle cezalandırılmasına karşı olduklarını belirtti.

I Stock 13074142781 546896

MAĞDUR ZARARI GİDERİLİRSE NE OLACAK?

Yeni düzenlemenin, suça katkısı ödeme aracı sağlamakla sınırlı kalan kişiler açısından daha düşük ceza verilmesine imkan sağlayabileceğini belirten Tekbaş, mağdur zararının giderilmesinin de hukuki süreç bakımından önem taşıdığına dikkat çekti. Tekbaş, "Yeni düzenleme, en azından suça katkısı bu araçları sağlamakla sınırlı kalan kişiler bakımından daha düşük ceza verilmesine; mağdur zararının da giderilmesi halinde, şartları varsa hükmün açıklanmasının geri bırakılması gibi kurumların uygulanabilmesine zemin hazırlayabilir" dedi.

Dolandırıcılıkla mücadelenin yalnızca hesabını kullandıran kişilerin cezalandırılması üzerinden yürütülmemesi gerektiğini belirten Tekbaş, asıl hedefin dolandırıcılık organizasyonlarını ve gerçek failleri ortaya çıkarmak olması gerektiğini söyledi. Tekbaş, "Dolandırıcılıkla mücadele, bilgisizliği veya yoksulluğu nedeniyle hesabını kullandıran kişileri cezalandırmakla sınırlı kalmamalıdır. Asıl mücadele, bu kişileri araç olarak kullanan organize yapıları ortaya çıkarmaya, gerçek failleri yakalamaya ve vatandaşların kişisel verilerini daha etkili biçimde korumaya yönelmelidir" ifadelerini kullandı.

Tekbaş'a göre suçlu ile suçsuz arasındaki sınırın belirlenmesinde kişinin kastı, bilgi düzeyi ve dolandırıcılık eylemine yaptığı somut katkı birlikte değerlendirilmelidir. Hesabını kullandıran kişinin dolandırıcılık amacı konusunda bilgi sahibi olup olmadığı ve suçun işlenmesine ne ölçüde katkı sunduğu, hukuki sorumluluğun belirlenmesinde kritik rol oynayacak.

Muhabir: SEMA ERSOY