İngiliz istihbaratının yıllardır süren “Ajan X” dosyası, kurumun hesap verebilirliği konusunda ciddi bir tartışmaya dönüştü. Yabancı uyruklu olduğu ve aşırı sağ çevrelerde faaliyet gösterdiği belirtilen X'in MI5 tarafından gizli insan istihbarat kaynağı olarak kullanıldığı, eski partneri “Beth”in ise X'in kendisine şiddet uyguladığını ve MI5 ile bağlantısını kullanarak kendisini susturmaya çalıştığını öne sürdüğü ortaya çıktı.
NEO-NAZİ ÇEVRELERE SIZDIRILAN “AJAN X”
Dosyanın merkezindeki X, İngiliz güvenlik servisinin aşırı sağ çevrelerden istihbarat toplamak amacıyla kullandığı bir muhbirdi. Beth'in iddialarına göre X, ilişkileri sırasında kendisine ağır şiddet uyguladı ve pala ile saldırdı; ayrıca MI5 için çalışmasını kendisinin dokunulmaz olduğu izlenimini yaratmak için kullandı.
BBC gazetecisi Daniel De Simone 2020'de X hakkında araştırma yapmaya başladığında dosya daha da karmaşık hale geldi. Daha sonra ortaya çıkan kayıtlara göre MI5 içindeki bir yetkili, BBC'yi haberi yayımlamaktan vazgeçirmeye çalışırken X'in istihbarat kaynağı olduğunu gazeteciye açıklamıştı.
BBC'YE SÖYLEDİLER, MAHKEMEDE “DOĞRULAMAYIZ” DEDİLER
Skandalın temelini oluşturan çelişki de burada başladı. MI5, BBC ile yapılan görüşmede X'in statüsünü açıklamasına rağmen daha sonraki hukuk süreçlerinde istihbarat kaynakları için uygulanan “ne doğrula ne de reddet” anlamındaki NCND politikasına bağlı kaldığını savundu.
MI5 tarafından mahkemelere sunulan beyanlarda bu politikanın bozulmadığı yönündeki bilgiye dayanıldı. Ancak BBC'nin elindeki görüşme kayıtlarının 2024'ün sonunda ortaya çıkması, kurumun daha önce verdiği bilgilerin gerçeği yansıtmadığını gösterdi. Yüksek Mahkeme kararında da MI5'in X'in statüsünü BBC'ye açıklamasının olağanüstü bir karar olduğu ve kurumun daha sonra bunun gerçekleşmediğini ısrarla savunduğu kayda geçirildi.
ÜÇ AYRI MAHKEME YANLIŞ BİLGİYLE KARŞI KARŞIYA KALDI
Sorun tek bir dava dosyasıyla sınırlı kalmadı. MI5'in verdiği yanlış beyanın BBC ile hükümet arasındaki dava ile Beth'in açtığı sonraki hukuk süreçleri dahil üç ayrı yargılamada kullanıldığı ortaya çıktı. İngiliz Yüksek Mahkemesi 2025'te söz konusu beyanı açıkça “false evidence”, yani yanlış delil olarak nitelendirdi.
MI5'in NCND politikasına ilişkin beyanları mahkemelerin dosyalardaki bilgileri değerlendirme biçimini de etkiledi. Böylece BBC'ye yapılan açıklama bilinmesine rağmen yargı süreçlerinde X'in statüsü konusunda farklı bir tablo ortaya konulmuş oldu.
İLK İNCELEMELER YÜKSEK MAHKEMEYİ İKNA ETMEDİ
MI5'in ilk açıklaması, mahkemeye verilen yanlış bilginin kasıtlı bir aldatmadan değil kişisel ve sistemik hatalardan kaynaklandığı yönündeydi. Kurum tarafından yaptırılan dış incelemede de personelin mahkemeyi bilinçli olarak yanıltmaya çalıştığı sonucuna varılmamıştı.
Ancak mahkeme bu açıklamalarla yetinmedi. Temmuz 2025 tarihli Yüksek Mahkeme kararında MI5'in meseleyi ele alış biçimi ve NCND politikasının son ana kadar sürdürülmesi ciddi biçimde sorgulanırken, olayın bağımsız denetim mekanizmaları tarafından daha kapsamlı biçimde incelenmesinin önü açıldı.
DENETİM RAPORU: MAHKEMELER YANILTILDI
Soruşturma Yetkileri Komiserliği'nin daha sonra yayımladığı kapsamlı inceleme ise MI5 açısından çok daha ağır bir tablo ortaya koydu. Denetim makamı, kurumun Ajan X dosyasındaki yönetiminin kamuoyunun, mahkemelerin ve denetleyici kurumların beklemeye hakkı olan standartların çok altında kaldığını belirtti.
Raporda yalnızca bireysel hatalara değil, MI5 içindeki kurumsal süreçlere de dikkat çekildi. Denetim makamı özellikle mahkemelerin ve denetleyicilerin yanıltılmış olmasının son derece ciddi olduğunu vurgularken, istihbarat servislerinin denetlenebilmesinin temelinde mahkemelere doğru ve eksiksiz bilgi verilmesinin bulunduğuna işaret etti.
MI5 BAŞKANI ÖZÜR DİLEDİ
Skandalın ardından MI5 Genel Müdürü Sir Ken McCallum, kurumun mahkemelere sunduğu yanlış bilgiler nedeniyle özür diledi. McCallum, mahkemelere verilen yanlış delillerin yanı sıra kurumun gerçekte ne yaşandığını anlamakta ve kabul etmekte gecikmesi nedeniyle de özür açıklamasında bulundu.
MI5 ayrıca Beth ile yürütülen hukuk sürecinde tazminat ödedi ve kamuoyuna açık bir özür yayımladı. Kurum, X'in kendisine yönelik şiddeti ve istihbarat bağlantısını kullanması nedeniyle yıllardır hukuk mücadelesi veren Beth'in süreç boyunca ilave sıkıntı yaşadığını da kabul etti.
MI5'TE REFORM SÜRECİ BAŞLADI
Dosyanın ortaya çıkardığı sorunlar yalnızca özürle sınırlı kalmadı. MI5, personelin mahkemelere ve denetim kurumlarına bilgi sunma biçimi, kayıt tutma süreçleri ve gizli insan kaynaklarının yönetimine ilişkin uygulamalarını gözden geçirmeye başladı. Denetim makamı da Ajan X'in yönetiminde hem bireysel hem kurumsal düzeyde ciddi başarısızlıklar bulunduğu sonucuna vardı.
İngiliz istihbaratındaki tartışmanın merkezinde artık yalnızca neo-Nazi bağlantılı bir muhbirin nasıl yönetildiği bulunmuyor. Üç ayrı yargı sürecinde yanlış delile dayanılması ve gerçeğin ancak BBC'nin elindeki kayıtların ortaya çıkmasının ardından kabul edilmesi, MI5'in mahkemelere karşı doğruluk yükümlülüğü ve İngiliz istihbarat sisteminin denetlenebilirliği konusunda çok daha geniş bir tartışmayı beraberinde getirdi.


