Maskat'taki görüşmelerde taraflar, iyi komşuluk ilkeleri ve uluslararası hukuk çerçevesinde barış çabalarının önemine dikkat çekti. ABD ile İran arasındaki müzakerelerin, Hürmüz Boğazı ve uluslararası deniz geçişlerinde seyrüsefer emniyetini koruma noktasındaki hayati rolü vurgulandı.

"DİPLOMATİK ANI" KULLANMA ÇAĞRISI

İran ve Ummanlı yetkililer, 18 Haziran'da resmen yürürlüğe giren İslamabad Mutabakatı'nın bölge genelinde bir sükunet ortamı oluşturduğuna işaret etti. Görüşmede öne çıkan en kritik mesaj, "mevcut diplomatik anın" barışı kalıcı kılmak için etkin bir şekilde kullanılması gerekliliği oldu. Özellikle Lübnan'daki savaşın sona erdirilmesi ve bölge güvenliğinin tesis edilmesi konusunda taraflar mutabık kaldı.

Netanyahu'da "Lübnan" paniği
Netanyahu'da "Lübnan" paniği
İçeriği Görüntüle

Badr Bin Hamad

HÜRMÜZ BOĞAZI'NDA SEYRÜSEFER GÜVENLİĞİ

ABD ve İran arasında devam eden Buergenstock görüşmelerine de dolaylı olarak yansıyan bu diplomatik süreç, Hürmüz Boğazı'ndaki deniz trafiğinin güvenliğini merkeze alıyor. Umman'ın bölgedeki arabulucu rolüne vurgu yapılan görüşmede, deniz seyrüsefer emniyetinin korunmasının küresel ticaret için taşıdığı stratejik önem bir kez daha teyit edildi.

İSLAMABAD MUTABAKATI İLE YENİ DÖNEM

14 maddelik İslamabad Mutabakatı, bölgedeki jeopolitik dengeleri yeniden şekillendiriyor:

  • Savaşın Sona Ermesi: Lübnan ve diğer çatışma alanlarında ateşkesin kalıcılaştırılması.

  • Deniz Ablukasının Kaldırılması: İran'a uygulanan kısıtlamaların sona erdirilmesi.

  • Nihai Anlaşma Hedefi: Buergenstock görüşmelerinde, mutabakatın teknik detaylarının netleştirilerek "başarılı nihai anlaşma"ya ulaşılması.

BÖLGESEL İSTİKRARDA UMMAN FAKTÖRÜ

Umman, geleneksel olarak İran ve Batılı aktörler arasındaki diplomatik süreçlerde "güvenilir bir kanal" rolü üstleniyor. Kalibaf ve Erakçi'nin ziyareti, İran'ın yeni dönem dış politika vizyonunda komşularla istişareye verdiği önemi gösterirken, sürecin başarıya ulaşması için bölgesel destek arayışının devam edeceğini ortaya koyuyor.

Kaynak: AA